Düşmekte olan bir yıldırımı durdurmak !!!
Kasırgaya tutulmuş bir denizi durgun hale getirmek !!!
Esmeye başlamış bir tufanı bir meltem haline getirmek ne kadar zor ise ;
Öfkelenmiş bir Türk’ü de durdurmak da o derece zordur...
Ich sage es euch:
Die deutsche Nation ist verflucht. Sie haben Mesut Özil wegen eines Fotos so hart angegriffen, obwohl er die Nationalmannschaft jahrelang getragen hat.
Um den Fluch zu brechen, müssen sich der DFB und das deutsche Volk aufrichtig bei Mesut Özil entschuldigen.
📍Maalesef bu kibirli bakış açısı özellikle son yıllarda Almanlarda sadece futbolda değil, birçok alanda kronik hale gelen bir durum olmaya başladı.
▪️Kesinlikle herkesi veya en azından dünyanın büyük bir kısmını bir nevi alt sınıf olarak görme, kimseye göz hizasında bakmama, kendi küçük dünyalarının dışındaki herkese sanki birer egzotik uzaylı görmüş gibi davranma, “Tabii ki her yerde bir numarayız, tabii ki en doğrusunu, en iyisini hep biz biliriz, bizim dediğimiz kanundur, başka bir şey söz konusu olabilir mi” yaklaşımları ve dahası...
▪️Futbolda da uzun zamandır böyle bir kibir var ve bu gece bunu bir kez daha gördük; Lineker’in sözleri çok büyük yankı uyandırmış ama ciddiye alınmamıştı, fakat haklı çıktı.
▪️“Üçüncü sınıf” dedikleri bir Paraguay’ın da gelip Almanya’yı Dünya Kupası’ndan atabileceğini, böyle bir ihtimal olduğunu kabul etmek istemediler; böyle olunca gerçekler çok daha sert çarpıyor tabi.
📍Almanya, Dünya Kupası’nın son 32 turunda Paraguay’a penaltılarda mağlup olarak elendi.
▪️Maçtan önce Alman spor yorumcusu Jonas Friedrich, Paraguay’ın ciddiye alınacak bir rakip olmadığını ve maçın bir Dünya Kupası maçı değil, sıradan kupa maçı olacağını söylemişti.
▪️Ayrıca özgüvenin de önemli olmadığını iddia etmişti, çünkü ona göre Paraguay “üçüncü sınıf” bir takımdı ve her halükarda kaybedecekti.
▪️Almanya, bu “üçüncü sınıf” takımı 120 dakika mağlup edemedi, ardından üç penaltı kaçırarak elendi.
▪️Friedrich gibi yorumcular bu yorumları yaparken İngilizlerin efsanesi Gary Lineker, Alman milli takımı için “Gördüğüm en kötü Alman takımlarından” demiş ve Almanya’nın hâlâ geçmişin ekmeğini yediğini belirtmişti; bu sözler Almanya’da tabii ki ciddi tepki çekmişti.
▪️Bazı Alman gazeteleri 2-1’lik Ekvador mağlubiyetinin ardından Alman milli takımının yine bir Dünya Kupası hezimeti yaşayabileceğine dair uyarıda bulunmuştu; öyle de oldu.
İstanbul'da bir kadın sürücü!
Kadın!
Kullandığı araçla 'ters yönde' seyrediyor. Hal böyle olunca trafiğin de altını üstüne getiriyor. Ters yön tabelası da gözünün önünde öylece duruyor. Görüyor yani! Bir başka sürücü kadını uyarıyor. 'Ters yöndesiniz, bakın tabelada orada' diyor.
Kadının cevabı:
'G. tüne sok o tabelayı'!
Pişkin, küstah, terbiyesiz, bencil...
Ağzı bozuk ve de ahlaksız!
Çileden çıkmamak mümkün değil.
İşin vahim olan yanı, her yerdeler! Sayıları her geçen gün artıyor. Küfürsüz konuşan neredeyse kalmadı. Genci yaşlısı, kadını erkeği fark etmiyor. Yüklemi küfür olmayan cümle yok neredeyse! Yanında yamacında kadın varmış, çocuk varmış umurunda değil.
Sahne soytarıları var bir de. Küfretmeden güldüremiyor. Sosyal medya da bu rezilliğin menbaa.
Ben sahne soytarısı diyeyim, onlar kendilerine 'stund-ap'çı desinler. Daha havalı çünkü. Küfredip, bel altı muhabbet çevirip para kazanıyorlar. Müthiş iş. Salonlar tıka basa doluyor.
Saygınlık para etmiyor. Nezaket, edep sırra kadem basmış. Anasıyla da babasıyla da öğretmeniyle de kız arkadaşıyla da öyle konuşuyor. Kızlar da erkek arkadaşlarıyla.
Bu sahne soytarıları bir anda şöhret olmanın da yolunu bulmuşlar. Ülkenin cumhurbaşkanına yani Erdoğan'a saydırıyorlar birkaç saat içinde ünleri tüm ülkeye yayılıyor. Derken haklarında hakaretten dava açılıyor. Tam istedikleri gibi. Sadece hayran kitlesi edinmiyorlar bir de arkalarına kerli ferli adamların desteğini alıyorlar.
'Bu ülkede özgürlük yok'!
'Erdoğan'ı eleştirmek suç'!
Yeni türedi bir çocuk var, görmüşsünüzdür. Küfrediyor, kutsallara hakaret ediyor. Ve nihayetinde gelip Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alıyor. Öyle ya şöhretin kapısını aralamanın en kestirme yolu.
Soytarı Kur'an-ı Kerim'e hakaret ediyor.
Şimdi tüm bunlar olurken birileri de çıkıp 'mizah bu mizah' diye dümenden 'özgürlük' edebiyatı yapıyor. Ama aynı tayfa 'kendi kutsalarına' hakaret edildiğinde yıkıyor ortalığı. Ben de diyorum ki! Cezasız olmayacak bu iş! Küfredenin, hakaret edenin ağzının tadını bozmak gerekir. Hakkıyla ceza getireceksin bu işlere!
Bir paylaşım yapıyorsun, altına doluşup en ağır küfürleri sıralıyorlar. Mahkemeye gidiyorsun 'sen ünlüsün katlanacaksın' diyor hâkim. Şaka gibi!
Hasılı durum vahim.
Dil ölürse her şey ölür.
Lüksemburg'da sevilen bir öğretmen olan Fatima, Gazze'deki çocukların öldürülmesine karşı çıkması nedeniyle işten kovuldu.
Öğrencileri ve aileleri, adalet talep ederek ve onun sınıfına derhal dönmesini isteyerek barışçıl bir gösteri düzenledi
Yunanistan;
"İsrail'den 3 milyar dolar silah aldık.
Pontus'u da tanısın."
İki ülke açıkça Türkiye'ye savaş ilan etti.
İki ülke de maskaralıkta sınır tanımıyor.
Oysa ikisi de Türkiye için, yürürken
"ezilip geçilip geçilecek" teferruat.
https://t.co/3ULaVzBxIS
Bir Alman taraftar, Almanya’nın dünya kupasından elenmesinin ardından şu sözleri paylaştı:
“- İkisi de Paraguay'a elendi
- İkisinin de ego sorunları olan berbat bir antrenörü var
- İkisinin de ego sorunları olan berbat bir kaptanı var
- İkisi de forvetsiz futbol oynamak istiyor
- İkisinin de ülkesini ölçüsüzce fazla abartan taraftarları var
Sonsuza dek sürecek bir dostluk ❤️”
Siyasal Alevici bir şarlatan, günlerdir Kur’ân’la ve Hz Peygamberle dalga geçiyor! Salondakiler de alkışlıyor, iyi mi!
Kimliksizliğin ve kişiliksizliğin ne kadar zıvanadan çıktığını gösterir bu.
Kimse bu ülkenin varlık sebebi ve istiklalimizin kaynağı Kur’ân’a ve onu getiren kutlu elçisine saldıramaz.
Bir yerlerden operasyon olarak pazarlanan bu türedi en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
Kılıçdaroğlu’nun "Osmanlı coğrafyasında olmalıyız" çıkışı sonrası uyku uyuyamadığını söyleyen Özgür Özel'e, Altan Tan'dan yanıt:
— Niye senin uykun kaçıyor Özgür Özel.
— Bu kadar seni perişan eden ne?
— Benim ailemde bir bayram ziyaretinde 3-4 dil birlikte kullanılıyor.
— Benim hiç Türkçe bilmeyen teyzemin kızı vardı. Hiç bilmiyor, Kürtçe konuşuyordu.
— Hiç, Kürtçe ve Türkçe bilmeyen babamın halaları vardı, onlar Arapça konuşuyordu.
— Hiç Arapça ve Kürtçe bilmeyen dayılarım vardı. 3 tane dayım Türkçe konuşuyorlardı. Kürtçe de, Arapça da bilmiyorlardı.
— Aynı aile, amca, dayı, haladan bahsediyoruz.
— Babaannem ölene kadar doğru düzgün Türkçe bilmiyordu.
— Kayınvalidem yeni vefat etti, 58 sene Mardin Kızıltepe de kaldı. Bir cümle Türkçe ve Arapça konuştuğunu görmedim. Kim ona nece konuşursa o Kürtçe cevap verirdi, anlıyorsa anlıyor, anlamıyorsa anlamıyordu.
— Türkiye tekrar hayaller peşinde koşacak, ordular kuracak, Ortadoğu'yu isgal edecek, yok böyle bir sey.
— Bu bir kültürel, sosyal, siyasi, ekonomik havza.
— Özal iktidara geldiğinde bütün Türkiye'nin ihracatı 2 milyar dolar. Bugün Gaziantep 11 milyar dolar ihracat yapıyor. Nereye yapıyor? Suriye'ye, Irak'a yapıyor.
— Bu ticari, sosyal, siyasi, ekonomik bağları kesemezsin.
Askeri kimliğini siyasi ikballeri için meze yapan Orkun Özeller, Veryansın Tv’de yayınladığı yazısında adeta 86 milyon Türk milletine operasyon çekmeye kalkmış.
Tamamen Türkiye’nin âli menfaatleri için kurulma aşamasında olan NATO Kolordusu’nu yeniden gündeme getirerek güya şeytanın avukatlığını yapmış ve “ya şöyle olursa, ya böyle olursa” gibi sorularla ülkenin NATO’ya teslim edildiği algısını işlemeye çalışmış.
Yetmemiş NATO’nun kritik bir birimi olan International Military Staff’ta (IMS) önemli bir Direktör görevindeki Türk General Eray Üngüderi de hedef almış. “Oraya nasıl atanmış, daha önce Güneydoğu’da neden görev yapmamış, neden İbranice öğrenmiş” gibi gereksiz sorular sormuş.
Daha önce hep başka ülkelerden Komutanların atandığı bu göreve bu kez Eray Paşa’nın atanarak Türkiye Cumhuriyeti adına önemli bir kazanım sağlanmış olmasından mı rahatsız olmuş acaba?
Orkun Özeller bu yazısıyla, İsrail’in NATO’daki planlarına set çeken bu paşamızdan neden rahatsızdır ki?
Aynı şekilde Yunanistan’ın bile bu görevin bir Türk generale verilmesini hazmedemeyişi ortadayken, Orkun Özeller neden bu gerçekleri görmezden geliyor ki?
Sorulacak soru çok ama, Orkun Özeller neden NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken böyle bir yazıyla memlekete operasyon çekmeye kalktı ki?
Yoksa bu yazıyı birileri mi sipariş etti? Kendisi şeytanın avukatlığını yaparken, vatandaşın da aklına İsrail, Yunanistan ve FETÖ gelirse hiç darılıp gücenmesin!
Neyse ki Milli Savunma Bakanlığı ve adı geçen Generalin suç duyurusuna hazırlandığı konuşuluyor. Bu yazıyı neden yazma ihtiyacı hissetti Mahkemede anlatırsa biz de öğreniriz.
🔴 Kur'an'ı Kerim ile dalga geçen bir şarlatanı da savunamazsınız ya! Bh millet bunu unutmaz..
Kılıçdaroğlu'nun seccadeye ayakkabı ile basarak poz vermesinden de beter bir durum bu.
CHP'nin devrik genel başkanı Özgür Özel:
Kuran-ı Kerim'e, inanca bilmem ne...
Sanata saygısı olmayan, espriden anlamayan, ifade özgürlüğüne tahammül edemeyen bir anlayış var karşımızda
Reklam müziği yaptıracak başka adam bulamadınız mı @ziraatbankasi !!!
Mustafa Sandal, 2024'te Meclis'e sunulan 100 bin TL üzeri kredi kartlarından 750 TL Savunma Sanayii Katkı Payı alınması fikrine limitini 99 bin TL'ye düşürerek karşı çıkmıştı!
YAZIK !
NATO Parlamenter Zirvesi’nin verimli geçmesini temenni ediyor, zirveye katkı sunan katılımcılara teşekkür ediyorum.
Müttefik ülke parlamentoları arasındaki iş birliğinin nişanesi olan bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
NATO Ankara Zirvemizin ayırt edici özelliklerinden biri, savunma sanayisi iş birliğine yapacağı vurgudur.
Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayisi Forumu’nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken diğer yandan bu iş birliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız.
Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye’nin savunma sanayisi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak.
Ayrıca NATO’nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz.
Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar’ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz.
Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan’ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz.
Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır.
İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz.
Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür.
1967 sınırlarında, bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü haiz bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır.
Kriz bölgeleriyle 1.800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye; güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır.
Yabancı basında çıkan güzel haber:
➖"Türkiye, Mayıs ayında elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarından rekor düzeyde üretim gerçekleştirerek toplam üretimin %72,3'üne ulaştı. Bu oran, son 26 yılın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Kömürün elektrik üretimindeki payı ise %17'ye gerileyerek son 22 yılın en düşük seviyesine indi.
Yenilenebilir enerjinin anlık elektrik üretimindeki payı, 24 Mayıs'ta %84 ile zirveye ulaştı.
Özellikle yoğun yağışların etkisiyle hidroelektrik üretimi önemli bir rol oynadı ve üretim %58 oranında arttı. Rüzgâr ve güneş enerjisi ise birlikte toplam elektrik üretiminin %23'ünü karşıladı.
Yılın ilk beş ayında Türkiye, yenilenebilir enerji üretiminde birçok rekor kırarak fosil yakıtlara olan bağımlılığını daha da azaltmayı başardı."