@GulizarBicer Öncelikle hain olduğunuzu idrak edin. Umarım Atatürk rüyalarınıza musallat olur, rüyalarınızda suratınıza tükürür. Mesele memleket meselesi. 100 yıl önce işgal altındaki başkentte kurtuluş ne kadar mümkünse, kayyım eliyle akp işgali altındaki CHP’de kurtuluş o kadar mümkündür.
Hain. İşgal altındaki partide neyin mücadelesi verilecek? Utanmaz. 100 yıl önce doğsanız mücadeleyi işgal altındaki başkentten vermemiz gerekir mi diyecektiniz. Siz CHP’li falan değilsiniz. CHP’li olmak Müdafaa-i Hukuk ruhunu anlamaktan başlar.
Bürokrasiden sonra girdiğim siyasette CHP’de 24 yılım geçti. 103 yıllık CHP kimsenin değil halkın partisidir.
CHP’den ayrılmam söz konusu değildir. Şucu bucu değil CHP’liyim.
Kişilere değil CHP’ye bağlılığım devam edecektir.
Mücadelenin parti içinde verilmesinden yanayım.
@AysuBankoglu Saray rejimiyle derdi olan kişi işgal altındaki partide kalmaz. Öyle bol keseden Atatürk yazmakla olmaz bu işler meslektaşım. Madem Atatürk’ün adını anmışsınız, işgal altındaki başkentten 1919 yılında ayrılıp 8 sene geri dönmedi. Şu saatten sonra Atatürk’ün adını anmaya utanın!
Sadece son birkaç günde yaşanan hukuksuzluklar, hak ihlalleriyle dolu operasyonlar ve masumiyet karinesinin yerle bir edilmesi maalesef bizim için gayet tanıdıktır.
Bir buçuk yıldır sürdürülen yöntemlerle, kişiye göre ayarlanmış tutuklamalarla, insanların sebepsiz yere veya millete “gözdağı vermek için” hapse atılmalarına, işkenceye dönüşecek kararların alınmasına milletçe şahitlik etmeye devam ediyoruz.
Silivri İlçe Başkanımız Doruk Bulut’un tutuklanmasını, gazetecilerin gözdağı verilerek mesleklerini yapmalarının sınırlandırılmasını, Silivri’deki tutuklu arkadaşlarımızın, mahkemede söz verilmesine rağmen 25 günlüğüne tekrar daha önceki cezaevlerine gönderilmesini ve Gezi davası hükümlülerinin Bakırköy’den İzmir’e nakledilmesini kınıyorum.
Hukuk, bunları yapanların gözünde bitmiştir. Bütün hamleleri siyasidir.
Siyasetten anladıkları ise tarihimizde görülmemiş bu acziyettir.
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yol açmaların tarihidir. İlkini 19 Mayıs 1919’da açmıştır, şimdilik sonuncusunu da 21 Temmuz 2026’da açmış oldu. Allah yolumuzu açık etsin; kendi yazdığımız tarihte hepsini ve her şeyi hallettik, bunu da halledeceğiz.
Bu hükümet, Erdoğan ve partisi %20’ye düşecek.
Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesinde; halkımızın, bu kara düzene karşı olan partilere desteği en az %70’i bulacak.
Bu bir iddia değil, daha fazlası…
İşte tam da bu yüzden hesaplarım kapatılıyor. Ama ne fayda; su akar, yolunu bulur.
— Butlancı Kemal Kılıçdaroğlu: “Ben milletvekili olsam dokunulmazlığımı kaldırın, gidip mahkemede beraat edip tekrar Meclis'e geleceğim derim.
Kim olursa olsun, dokunulmazlığı kaldırılır ve gider mahkemede hesabını verir.” https://t.co/FvB1NWwyJX
Adana Çukuorva'da da Özgür Özel'in konuşması "hain Kemal" sloganı ile kesildi:
"Öfkenizi anlıyorum ancak gün öfkeyi kötü söze dönüştürme günü değil, gün öfkeyi enerjiye, iktidar yürüyüşüne dönüştürme günüdür."
Valla başkan başına iş alıyorsun. 20 Temmuz senin için kesin bir tarih olmasa da benim için kesin tarih. 21 Temmuz günü istifamı basarım. Normalleşme derken de milletin arkasındaydın, bugün de milletin arkasında kaldın. Parti uğruna memleketi yakma. Milletin sesini duy.
📌 Özgür Özel: 20 Temmuz kesin bir parti kurma, ayrılma tarihi değil
"20 Temmuz kesin bir parti kurma, ayrılma tarihi değil. Milletvekili sayısı vermek doğru olmaz ama eğer bir başka parti ya da grup kurarsak bunun ana muhalefet olacağına bir şüphe yok."
https://t.co/JFlux6lsX7
🇬🇧 Statement on the political trial of Ekrem İmamoğlu
🇪🇸 Declaración sobre el juicio político de Ekrem İmamoğlu
🇫🇷 Déclaration sur le procès politique d'Ekrem İmamoğlu
@imamoglu_int@ekrem_imamoglu
1- "Az kaldı." demek burada işimiz bitti yeni yol geliyor demektir. Cumhurbaşkanı adayımız bunu söylerken Genel Başkanımızın ve il örgütlerinin çıkmaz sokakta bitecek olan kurultay mücadelesi söylemini devam ettirmesi belirsizliği büyütür.
2- Cumhurbaşkanı adayımız "dahili bedhah kayyum" derken Genel Başkanımızın slogan susturması belirsizliği büyütür.
3- Kayyumun üzerinden 50 gün geçmişken hala yol haritasının anlatılmaması ve günden güne vatandaşın da heyecanının azalması yeni partinin geleceğiyle ilgili belirsizliği büyütür.