HAYAT MI? BİRAZ KARIŞIK AMA ÇÖZMEK ÜZEREYİM!.
İ.Ü. İkt. Fakültesi (Lisans 1992)
İ.Ü. Siy. Bil. Fakültesi (Yüksek Lisans 2025)
Bağımsız Denetçi - Mali Müşavir
Saygıdeğer ve Şehid Başkanım,
Neredeyse girdiğimiz her mücadeleden yenilgi ile çıktık ama o muhteşem yenilgilerin doyumu olmayan gururunu yaşadık.
Çünkü yenilirken bile zaferi tadan hür vicdanlı esirlerdik.
Senden sonraki en büyük hasretimiz o esaretimiz oldu.
#MuhsinYazıcıoğlu
@avoguzdemir Sevgili babanızla yüzyüze tanışmak kısmet olmadı. Bu platform üzerinden tanıyıp, takip ediyordum. Şahitlik ediyorum. Er kişiydi.
Allah rahmetiyle karşılasın ve kuşatsın, makamı Âli, mekanı Cennet, Peygamber Efendimize komşu olsun.
Başınız sağ alsın. Allah sabırlar versin.
MUHSİN BAŞKAN SUİKASTI…
İçerisinde Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Sivas Belediye Meclis Üyesi adayı Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ve pilot Kaya İstektepe' nin bulunduğu helikopter, 25 Mart 2009 günü Çağlayanceritten, Yerköy’e gitmek için havalandı. Helikopter 15:03’te düştü.
Muhsin Yazıcıoğlu dâhil altı kişinin naaşları, aralarında asker, polis, AFAD ekipleri ve gönüllülerin de bulunduğu binlerce kişilik arama kurtarma ekipleri tarafından değil, helikopter düştükten 48 saat sonra 27 Mart 2009 tarihinde Cuma günü saat 14.30 civarında köylüler tarafından bulundu. Enkazın ve naaşların bulunduğu Keş Dağı,Kurudere, Kanlıçukur mevkii arama çalışmalarının yapıldığı bölgenin içerisinde değil 115 km uzağındaydı.
Aslında helikopterin düştüğü yer, düşmeden 1 saat sonra Ankara’dan nokta olarak tespit edilmişti.
Ancak İHA muhabiri İsmail Güneş’in yardım istemek için 112’yi araması, yardımı değil suikastçılari, yarım kaldığını anladıkları görevlerini tamamlamaları için harekete geçirmişti.
İsmail Güneş, kazadan sonra, tüm kamuoyununda dinlediği şekilde gayet düzgün ifadelerle 112 ile konuşmuş ve bacağının kırık olduğunu söylemişti. Ancak günler sonra donmuş naaşı bulunduğunda, çene kemiğinin kırık olduğu tespit edilmiştir. Çenesi kırılan biri nasıl defalarca 112 ile gayet düzgün konuşmuş olabilir. Yürüyemeyen birinin çenesinin nasıl kırıldığı sorusu halen cevaplanmamıştır.
İsmail Güneş 112 ile yaptığı konuşmada 112 görevlisine "Erhan ağabey ıhlıyor sadece" diyerek sesini duyduğunu belirtmiş, ardından Erhan Üstündağ’a "Erhan ağabey, sen kalkabiliyor musun yerinden? diye seslenmiştir.
Görüşmede doğrudan "Muhsin Bey'i göremiyorum" ifadesini kullanmıştır.
Görüşmelerin 7. aramadasında yanındaki bir yaralıya "Alo, sıfır beş yüz kaç abi?" diye numara sormuştur. Bu numaranın Yüksel Yancı’ya ait olduğu daha sonra tespit edilmiş, böylece o an Yancı'nın da yanında ve sağ olduğu anlaşılmıştır.
"Ölen de var herhalde, Ben ölmek üzereyim, bir arkadaş da ölmek üzere" ifadeleriyle diğer kişilerin ağır durumunu aktarmıştır.
Resmi 112 kayıt dökümlerinde İsmail Güneş'in bir ara kendi kendine "Bu arkadaş kim ya?" dediği yer almaktadır.
Helikopterin kırıma uğramasından hemen sonra yanlarına inen Skorsk’i yine Allahın işi kırıma uğramıştır. Kimler bu helikopteri verilen görevi tamamlamak için göndermişti.
Kimler, gönderdikleri cellat timinin helikopteri de kırıma uğrayınca arama çalışmalarını 115 km yanlış noktada yaptırmıştı.
Yapılan ilk otopside Muhsin Yazıcıoğlu’nun çarpma anında iç kanama ve omurilik kırılması sonucu anında hayatını kaybettiği yazıldı.
Ancak Muhsin başkan helikopterden 60
metre kadar ileride, sağ bacağı karnına doğru çekilmiş, yüzüstü sürünüyor şekilde bulunmuştu. Helikopterde emniyet kemeri ile bağlı birisi helikopterde ölmemişti ki, kemeri çözmüş, kapıyı açmış ve ilerlemeye başlamıştı.
Muhsin Başkanın helikopterinin düştüğü 25 Mart 2009 tarihinden sadece 4 gün sonra, 29 Mart 2009'da örgütün Bamteli isimli yayın organında FETÖ elebaşısı iblis, "Liyâkat ve Alperen" başlıklı bir konuşma yayınladı.
FETÖ iblisi konuşmasında “Onca mülahazaya rağmen liyakatini koruyamadıysa, bir ilahi tokatla dışarı atılır.” dedikten sonra kendince
davanın dışına itilen kişilerin akıbetini tarif ederken, "Bir perşembe günü vefat edip cuma günü cenazesine ulaşıldı" ifadesini kullanmıştır.
Yazılacak çok şey var. Ancak olayın bir yönünü yazdım. Çünkü X’in sınırına geldim.
2009’ de her şey apaçık meydanda iken gerçeği kayıp edenlerin bugün yapılan gözaltılarla bu suikasti aydınlatamayacaklarını biliyorum.
Bu olayla, Türkiye’de Türk milliyetçiliğinin ne kadar yalnız ve güçsüz olduğu ayan beyan olmuştur. Aynı zamanda lafa gelince Muhsin Başkanın dostu olduklarını söyleyen zevatın dost olmadıklarını, başkanın çok yalnız olduğunu ortaya koymuştur.
#MuhsinYazıcıoğlu
#KazaDeğilSuikast
Eğer bir hukuk fakültesi, yetiştirdiği ve mezun ettiği öğrencilerine;
Din ve vicdan hürriyetini
Fikir ve düşünce hürriyetini
Başkalarına saygılı olmayı öğretememişse, o kurum bir hukuk fakültesi değil ortaçağın skolastik karanlıklarından günümüzün aydınlığına sızmış bir zifirdir.
Türk Milliyetçileri an itibariyle, onarılamayacak kadar parçalanmış durumdadır.
Münevver kadronun azlığı, olanların da itibar görmemesi, yeni gelişmelere karşı fikri çoraklık ve inisiyatif fukaralığı, bu parçalanmışlığı derinleştirip, ihanet ve gaflet ehline fırsat sunmaktadır.
Keşke bütün putlar sadece heykelden olsaydı.
Bir deli(!) çıkar, eline bir balta alır, sıradan hepsini devirir giderdi.
Ama maalesef ve kesin olarak söyleyebilirim ki, putların en masumları heykelden olanlar.
Ebu Cehil'in taptığı bütün putlar yıkılmıştı, içindeki hariç.
Mutlak butlan kararı ile CHP delegelerinin iradelerini sattıkları tescil edilmiş oldu.
Davayı da kurultayın bu şekilde olduğunu iddia eden CHP'liler açtı.
Mahkemenin vermiş olduğu karar elbette tartışılabilir.
Fakat bu kurultay bu yönüyle de tarihteki yerini aldı.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Ege Denizinin ismini kitaplarda Adalar Denizi olarak değiştirmesini doğru buluyorum.
Fakat bu değişimle birlikte Ege Bolgesinin isminin "Ege" olarak kalması, bu anlamlı girişimi eksik bırakacaktır.
Önerim Batı Anadolu Bölgesi olarak değiştirilmesidir.
@ilketvcomtr Eğer bunu inanarak söylüyorsan, ya son kırk küsur yıldır bu ülkede yaşamıyorsun, yaşamamakla birlikte yaşanan hiç bir şeyden de haberin yok, ya da bu vatanla, bu milletle duygusal olarak hiç bir bağın yok.
İnanmadan rol gereği söylüyorsan, oynadıklarının arasındaki en kötüsü.
Dijital Girişimcilere müjde!..
Danıştay, 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca; yurt dışındaki platformlar üzerinden elde edilen uygulama ve reklam gelirlerinin Hizmet İhracatı kapsamında KDV’den müstesna olması gerektiğine hükmetmiştir.
https://t.co/vXb7T7gxwe
Bir cinayetin faili meçhul kalması, arkasındaki gücün derinliğine bağlıdır. Eğer çok derinse, katil(ler) hiç bulunamayabilir(!) Mesela Muhsin Yazıcıoğlu, John F. Kenedy, Uğur Mumcu'nun katilleri gibi. Derin Değilse katiller er yada geç yakalanır, Gülistan Doku'nun katilleri gibi.