@siyahsancakx Şu manzara Norveçte o kadar sıradan ki, hatta 10 kat daha iyi manzaralı binlerce ev var, ama işte insan çok olunca bir de böyle yerler az olunca paha ediyor
@tcdefence Ülkenin içine edip sçana laf yok kirli yatağı elinde yıkayıp, yüzünü geri takacak adama devlet malı zarar vs mal mal konuşuyor beyinsiz tayfa bi bk olmaz senden. Haber etse yıkatmazsınız değiştirin dese ona da 100 defa ertelersiniz.
Ne ben ne de sizler tanırsınız belki ama bu zulüm günlerini anlatırken ki duruşu beni derinden vurdu değerli Hanımefendinin .
Hele Yasımı hala tutamadım, evlatlarıma odaklanmak zorundaydım dediğinde kendimi küçükte olsa buldum hikayenin içinde..
Bir de ŞÜKÜR demesi yok mu;
Aman aman 😢
Binlerce (dolaylı milyonlar) insana bunları yapanı karşılıksız bırakır mı Allah;
Asla !
Hüzünle izledik, siz de izleyin..
"ÖNCE EŞİMİ ÖLDÜRDÜLER, SONRA BENİ KURŞUNLA TEHDİT ETTİLER"
KHK'lı emniyet müdürü Zeki Güven’in (48), Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi’ndeki şüpheli ölümünün üzerinden sekiz yıl geçti.
Eşiyle birlikte tutuklanan KHK'lı hakim Sevda Güven:
"Eşimin vefatından hemen sonra şöyle bir şey oldu. Bunu daha önce anlatmamıştım. Avukata bir mektup yazıp eşimi neden öldürdüklerine dair bazı bilgiler anlatmıştım. Bu mektuptan sonra bir gün sayım için avluya indiğimizde yerde mermi gördük. Avlunun ortasına bırakılmıştı. Önce ne olduğunu anlamaya çalıştık. Sonra nereden geldiğini çözmeye çalıştık. O arada sayım için gelen memurlara mermiyi gösterdik. Memurlar birden panik oldular. Ortalık alevlendi. Gittiler. Sonra geldiler. “Bu yorgun mermidir, biri ateş etmiştir, buraya düşmüştür” diye açıklama yaptılar. Bir takım mihrakların insanları susturmak için kapılara mermi bıraktığını biliyoruz. Bunun birkaç örneğini görmüştük. Memurların açıklamasına ben inanmadım tabi. Biri cezaevine ateş etmiş, o da ne hikmetse benim bulunduğum koğuşun avlusuna düşmüş. Avluda mermi bulunur da savcı soruşturma açmaz mı? Hiçbir şey yapmadılar. Bir gözdağı mıydı, onu artık bilemiyorum. Pek de bir işe yaramadı. Zaten bir yarımı toprağa vermişim. O an ölüm insana çok sevimli görünüyor."
Video-Röportaj: 👇
https://t.co/iJRKZAdeAe
Tenkil DevamEdiyor
Değerli arkadaşlar, Avrupa Konseyi Fransa Milletvekili Sandra Regol, bugün ne dedi biliyor musunuz?
"Davanızdan ve adalet talebinizden asla vazgeçmeyin."
Vazgeçmeyeceğiz değil mi?
Adaletİçin SesVer
https://t.co/er9cgGNShm
On yıldır hapiste olan Hava Pilot Üsteğmen Cengizhan Efe'nin babası, emekli albay Haşim Efe:
"15 Temmuz'u 28 Şubat’la kıyaslıyorum. 28 Şubat çok insaflıydı. Ben yaşadım. Askeri personelin tasfiyesini gördüm. Ama şu an kat ne kat cezalandırmalar çok insafsızca. Ben Hava Kuvvetleri Komutanı'na rastladım bir yerde. ‘Öğrencilerinize nsahip çıkmadınız’ dedim. ‘Darbeci olmasalar bile irtibat iltisakları vardı’ dedi. Bu öğrencilerin neresi darbeci? Yani irtibat iltisaklara ceza verin. Tamam ama niye müebbet verdiniz Hava Harp Okulu öğrencilerine? Ben bunu sordum kendisine. Cevap veremedi. Siz kendi öğrencilerinizi Yalova’daki kamptan alıp Boğaziçi Köprüsü’nde milletin ortasına bıraktınız. Bu çocuklar masum. Bu çocukların nesi darbeci?
“ERGENEKON, BALYOZ SORUŞTURMALARINDA HER AY YARDIM TOPLUYORDUK”
Ben aynı zamanda Ergenekon, Balyoz soruşturmalarında o arkadaşlara hukuksal yardım olarak, her ay düzenli olarak yardım topluyorduk. Aidat topluyorduk. Komutanlar o arkadaşların hakkını, hukukunu korumaya çalışıyordu. Basın vardı, muhalefet vardı. Şimdi bir komutan, düşünün, Genelkurmay Başkanı’nı, kuvvet komutanlarını düşünün, maiyetindeki alt kademeyi ölüme göndermiş, şehit olmuş, gazi olmuş, uzuvları parçalanmış ama hakkını, hukukunu koruma konusunda kılını kıpırdatmıyor. Davacıyım. Şikayetçiyim. Öbür tarafta da şikayetçiyim. 45 günlük asker darbeci mi olur! Müebbet verdiler. Bunu beklemiyordum. Ben devletime karşı çok müspet düşünüyordum. Komutanlara karşı da öyleydim. Ama yaşadığımız hadise böyle olmadı. Hulusi Akar kılını kıpırdatmadı.”
#KHKlaraSon
"DÖRT OĞLUM, İKİ GELİNİM İHRAÇ"
Amcayı mutlaka dinleyin. Konuşurken sesi titriyor, bazı cümleleri boğazında düğümleniyor.
Bir oğlu doktor, biri emniyet müdürü, biri savcı, diğeri tetkik hâkimi… Dört evladı, iki gelini ihraç. 10 yıldır kucağında torunlarıyla şehir şehir cezaevi dolaşmış.
Yaşadığı kırgınlığı anlatacak kelime bulamıyor artık.
AskeriÖğrenciye BayramOlsun
https://t.co/IGLGgtZqi6
Ah be ablam. Hem fakirsin, hem dindarsın hem de peçelisin… Rabbim yardımcın olsun, adaletin öteki tarafa kaldı burada sana kimse adalet vermez. Umarım vicdanlı bir mafya görür çığlığını.
1973 yılında boğaz böyle görünüyormuş. bir medeniyet tasavvurumuz, bir planlama kapasitemiz, bir farkındalığımız olsa, şurası dünyanın en güzel şehri olabilirmiş. bu ülke yönetilmemiş hiçbir zaman; parsellenmiş, sömürülmüş, talan edilmiş.
'Darbe' yapmakla suçlanan Albay Murat Korkmaz'ın balistik raporlarının temiz olduğu 2 Kasım 2016'da Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tescillenmişti. Ama bu rapor ısrarlara rağmen 2016'da değil de, 2026'da mahkemeye gönderildi.
Murat Korkmaz, 11 kez ağırlaştırılmış müebbet verildiği için on yıldır Sincan'da tutuklu. Yani masum bir insan korkunç bir hukuksuzluğa mahkum edildi. Bir insanın özgürlüğü gizlenen deliller ve görmezden gelinen raporlarla elinden alındı.
Ona bu cezayı veren Ankara 17. ACM Başkanı Oğuz Dik'ti. Dik, birçok askeri öğrenciye, kursiyer teğmene de gözü kapalı ceza verdi. Kendisi şu an Yargıtay üyesi.
https://t.co/xRqjqsDQdA