Trabzonspor'un en büyük suçu, İstanbul'un dışında da bir futbol aklının, bir futbol kültürünün ve sarsılmaz bir iradenin var olduğunu herkese göstermesiydi. Çünkü bu ülkede bazı hikayeler yazılabilir, ama bazı hikayelerin yazılması istenmez. Trabzonspor işte o istenmeyen hikayedir. Bizi yıllarca "sempatik Anadolu takımı" diye anlattılar. Çünkü düzeni bozmadığımız sürece alkışlamak kolaydı. Mücadele edelim ama hükmetmeyelim. Yarışalım ama kazanmayalım. Varlığımız kabul edilsin ama ağırlığımız hissedilmesin. Ne zaman ayağa kalktık, aynı cümleler dolaşıma girdi. "Bu transferi nasıl yaptılar?" "Bu parayı nereden buldular?" "Kesin başka bir iş vardır." Kimsenin ilk refleksi "Demek ki doğru plan yaptılar." olmadı. Çünkü mesele hiçbir zaman transfer değildi. Mesele, Trabzonspor'un yeniden güçlü olma ihtimaliydi.
Bunların rahatsız olduğu şey bir futbolcu değil. Bir şehrin yeniden kendine inanması. Bir kulübün yeniden omuzlarını dikleştirmesi. Yıllardır kendi emeğiyle oyuncu yetiştiren, oyuncu satan, bütçesini oluşturmaya çalışan bir kulübün, günü geldiğinde büyük bir hamle yapabilmesidir. Çünkü insanlar başarıyı sever ama başarı kendi ezberlerini bozuyorsa onu sorgular. Trabzonspor'un tarihi bunun sayısız örneğiyle doludur. Bu kulüp, kendisine ayrılan sınırların içinde yaşamayı hiçbir zaman kabul etmedi. "Buraya kadar" dediler. Bir adım daha attı. "Eski gücü kalmadı" dediler. Her seferinde başka bir nesil çıktı ve aynı formayı yeniden omuzladı.
Çünkü Trabzonspor bir kulüpten önce bir karakterdir. Bu karakterin adı ise inattır. Kimseye boyun eğmemektir. Kolay olanı değil, doğru bildiği yolu yürümektir. Bugün bir transfer konuşuluyor. Yarın başka bir konu konuşulacak. Ama değişmeyecek tek şey şudur. Trabzonspor'un büyüklüğü, aldığı futbolcularda değil, kendisine çizilen kaderi kabul etmemesinde yatıyor. Ve tarih, kendisine biçilen role razı olmayanların yazdığı bir kitaptır. Trabzonspor da o kitabın en inatçı sayfasıdır.
Son kez yazıyorum bu konuyu.
Arkadaş ne bu kompleks, çekememezlik. Trabzonspor bir tane mükemmel transfer yaptı, herkes bir şekilde boklamaya çalışıyor. ‘Yok zaten Beşiktaş Salah’ı almamış, bu parayı Trabzonspor nasıl verebiliyormuş, Orkun Kökçü’yü karşılamaya daha fazla taraftar gitmiş vs.’
Zaten mali durum sebebiyle Trabzonspor bu tip transferleri çok az sayıda yapabiliyor. İstanbul takımları her sene milyonlarca €’yu saçmasapan adamlara harcıyor da bizim Salah mı battı bu kadar.
Bu da Trabzonspor’un son dönemde sattığı oyuncuların listesi:
Uğurcan €30+6M
Zubkov €5M
Lovik €4M
Oulai €26+4M
Felipe €15+5M
kazandırmış. Bir tane Salah kalitesinde oyuncu için lüksü fazlası ile var. Kaldı ki son günde Salah’ın açıklandığı andan sonra kulübün kasasına yaklaşık €10M girdi.
Salah bu ligin marka değerini ve izlenirliğini kesinlikle artıracaktır. Belki de Salah yüzünden daha kolay yıldız oyuncu transferi yapabileceksiniz.
Neyse diyeceğim o ki: Kıskançlık rezalet bir şey.
Selamlar @zagortenay,
Trabzonspor'da kombine satışları her geçen gün artmaya devam ediyor. Anlık 16.50 Tribün Doluluk verilerimize göre tüm kombine satışlarından elde edilen toplam gelir 462.235.000 TL (8.411.748 €) seviyesine ulaştı.
▪︎ Trabzonspor Satılan Kombine Bilet Sayısı: 14.804
Kombine satışlarındaki yükseliş sürerken, bu rakamın önümüzdeki saatlerde-günlerde daha da artması bekliyoruz.
Bir çağın kapısını sonsuza dek aralayan, milyonlarca çocuğun umudu olan, Anadolu’nun kaderini değiştiren o günü; bu armayı bize emanet edenler, arma uğrunda can verenler ve kalbi Bordo-Mavi atan herkes için bir kez daha omuz omuza yaşayacağız. ❤️💙
Kulübümüzün 59. kuruluş yıl dönümünü ve Süper Lig’deki ilk şampiyonluğumuzun 50. yılını omuz omuza kutlamak için tüm taraftarlarımızı Bordo-Mavi formalarıyla 2 Ağustos Pazar günü düzenlenecek kutlamalarımıza davet ediyoruz.
📅 2 Ağustos Pazar
🕘 21.00
📍 Meydan – Eski Belediye Binası Önü
#Devrim
🏆 Sahne Dünya Kupası, imza: 𝑪𝑨𝑩𝑹𝑨𝑳! ✍️
Futbolcumuz Sidny Lopes Cabral’ın, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda Arjantin’e attığı gol, turnuvanın en iyi golü seçildi.
Yorumlara baksana, Fatih Tekke veya takım şansa üretmemiş olsa, 3-4 maç kazanmasaydık bu yorumları yapabilecek miydin? Fatih Tekke'nin kazandığı kredileri başkana yazmaya çalışmayın.
Trabzonspor devre arası bir sol kanat alabilirdi. Hatta sağ kanatta rahatlıkla alabilirdi. İstenilen net futbolculara 15 Milyon Euro bonservis bedeli istenildi.
Trabzonspor gerek yıllık ücret konusunda, gerekse ödenecek bosnervis konusunda hedefinden şaşarsa, sadece günü kurtarır geleceğine kurşun sıkmış olurdu.
Milli takımda Onuralp Çakıroğlu'nu kesmeyi başaramayan Adem Yeşilyurt için bile 1 Milyon Euro talep edildi.
Sol kanatı yok denilirken, "Onuralp Çakıroğlu" karakteriyle ve oyun stiliyle bu takıma önemli katkılar sağlayacaktır.
Ayrıca Süper Lig'den kendisine gelen teklifler de olmasına rağmen Trabzonspor bu teklifleri kabul etmedi.
Taraftarlar, "Ben ekonomiye bakmam." diye düşünebilir.
Her ne kadar fanatik derecede Trabzonspor sevdalısı olsam da, bir gazeteci olarak gerçekçi düşünmek, kulübün de geleceğini düşünmek gerekiyor.
Black Card kampanyasının onca avantajlarına rağmen satıldığı adet ortada.
Trabzonspor'un şampiyon olduğu sezonda başkan Ertuğrul Doğan'ın verdiği destek ile futbolcu ödemeleri düzenli yapıldı. Kulüpte çaycısından, masörüne kadar herkes ödemeleri gününde alabildi.
Bugün ezeli rakiplerde futbolcular mutlu değil, ödeme sıkıntıları yaşıyor. Primlerini 1 yıldır alamayan ezeli rakipleri var Trabzonspor'un.
Fenerbahçe'de Kante'nin maliyeti belli ve ortaya koyduğu performans ile 1 Milyon Euro'ya transfer edilen Folcarelli'nin 5 gömlek altında.
Başkanın da herkes gibi hataları elbette oluyor, ama vefasızlık yapmamak gerekiyor.
Eleştiriler elbette olacaktır kendisine ama verdiği mücadelenin de hakkını teslim etmek gerek.
Fatih Tekke her geçen büyük takım teknik direktörü nasıl olunur onun tecrübesini kazanırken, başkan Ertuğrul Doğan da Trabzonspor'da ustalık dönemini yaşıyor.
Gerçekleşen transferlerde bunu net görüyoruz.
Son dönem transferlerinde hata oranı %10'a düşmüş durumda.
Bu oran son 25 yılda yakalanamayan bir başarı oranıdır.
Kişisel hesaplaşmalar nedeniyle başkan Ertuğrul Doğan'a karşı bir operasyon varken, bu operasyona alet olmayan duyarlı Trabzonspor taraftarını ve camianın geleceğini düşünenleri de kutlamak gerekiyor.