peygamberimiz abdullah bin abbasa öğüt veriyor sana yazılmamış olan başına gelmez, sana takdir edilen de seni atlayıp başkalarına gitmez, yani hiçbir şeyi ucundan kıyısından kaçırmadık o şey zaten bizim değildi
Az önce podcastte çok güzel bir söze denk geldim. Diyordu ki: Aslında seni arasa ömrü yetmez bulmaya; ama tesadüfen bulduğu için sıradan sanıyor. Anlam yüklediğimiz onlarca şeyin özetidir.
Gençler iş beğenmiyor mu?
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara, 2 özgeçmiş hazırlayarak yüzlerce ilana başvurdu:
1. Aday: Marmara Makine Mühendisliği mezunu, 2 kere yaz stajı, B1 İngilizce, bilgisayar programları sertifikaları
2. Aday: Ankara İşletme mezunu, 2 kere yaz stajı, B1 İngilizce, bilgisayar programları sertifikaları
3 aylık araştırma süresinde 1. Aday için 162, 2. Aday için 147 ayrı iş ilanına başvuru yapıldı.
Toplam 309 başvurudan geri dönüş sayısı ise 0 (sıfır) olarak gerçekleşti.
Aşırı düşünme bir hastalıktır.
İslam bunu 1400 yıl önce fark etmiş ve size çaresini vermiştir. Aşırı düşünme ve üzüntü, zayıf imanın işaretleri değildir. İslam, duygusal acıyı asla görmezden gelmedi. Ona anlam, rehberlik ve şifa verdi.
Hz. Yakub (aleyhisselam), Yusuf’u (aleyhisselam) kaybettiğinde, acısı o kadar derinleşti ki “gözleri kederden bembeyaz oldu.” (Yusuf/84)
Yine de acıya rağmen, o asla Allah'a olan umudunu kaybetmedi. Bu bize güçlü bir şey öğretir; Kırılmış hissetmek seni zayıf yapmaz. Peygamberler bile hüzün, özlem ve duygusal tükenmişlik yaşadı.
Efendimiz ﷺ de kalbin ağırlaştığında ne yapmamız gerektiğini öğretti:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ
"Allah'ım! Tasadan ve hüzünden Sana sığınırım." (Sahih-i Buhârî)
İslam size düşüncelerinizde boğulmayı değil; dua, namaz, zikir ve tevekkül yoluyla Allah'a yönelmeyi öğretir çünkü aşırı düşünme genellikle yalnızca Allah’ın kontrol ettiği şeyleri kontrol etmeye çalışmaktan kaynaklanır. Ve tedavi, kalp O’na güvenmeyi öğrendiğinde başlar.
Allah şöyle buyurur:
“Şüphesiz ki Allah’ı anmakla kalpler huzur bulur.” (Rad/28)
Her cevaba sahip olmakta değil.
Geleceği kontrol etmekte değil.
Her korkuyu tekrar yaşamakta değil.
Gerçek huzur, Allah'ı anmaktan gelir.
Bu dünya asla mükemmel olmak için yaratılmadı. Zorluk her ruha uğrar.
Allah şöyle vaad etti:
“Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah/6)
Zor günleriniz kalıcı değil. Zihniniz ağırlaştığında;
Dua edin, hisleriniz uyuşmuş olsa bile.
Dua edin, kelimeleri bulamasa bile.
Kur’an okuyun, dikkatiniz zayıf hissetse bile. Allah’a dönmeye devam edin, yavaşça bile olsa çünkü şifa her zaman anında gelmez.
Bazen sessizce başlar
sabırla,
salah ile,
tevekkülle,
gece yarısı içten bir dua ile.
Bu hayat geçicidir.
Acın da geçicidir.
Ve Allah, O'na sürekli dönen kalpleri asla terk etmez.