ZEHİRLENİYORUZ!!!
Kanser Diye Bir Hastalık Yoktur :
Kapitalizmin hasta ettiği insanlar vardır.!!!
Vücutta eksik olan mineraller vardır.!!!!!!
Tuz neden doktor kontrolünde yasak.!!!!
Çünkü bir toplum doğal tuz yerse sağlıklı olur..
Bunun için tuz yasak..
Çağrı!.. Dünyada ne olup bittiğini. Şirketlerin gösterdikleri değil göstermediklerini. Şirk-et hedeflerini yazdık. Konuştuk. Ve engellendik. Sıradan bir paylaşım kadar bile beğeni almıyor bu hayati tespitlerimiz. Yapay zekâlarına engelletiyorlar bizi. Ama sizler de ısrarla. Beğenileri silseler bile. Yine. Yine de. Paylaşmıyorsunuz yazdığımız gerçekleri. Zaten yasaklıyız. TV’ler. Gazete. Dergi. Sosyal medya kadrosu. Ve Youtube. Emir büyük yerden geliyor herhalde. ‘Bu Sır olanın söyledikleri bizim için tehlikeli’ diyorlarmış. ‘Yazıp söyledikleri uyandırıcı. Kitlesel hipnozu bozabilir. İnsanlardan sakladığımız gerçekler ortaya çıkabilir. Tam bağımsız. Bir tek Rabbine kulluk eder. Hz. Peygamber’ini kendine örnek alır. Onun buyruklarından çıkmaz. Sırat-ı müstakim üzerine yaşar. Hakikat ehlidir. O zaman yasak!.. Kısın sesini. Çöreklenin onun dosdoğru yolu üzerine bir yılan gibi.’
( Ne yaparlarsa yapsınlar. Rabbimiz korur bizi. Kurtuluş. Kur’an’dadır. Akleden kalbimizle düşündüklerimiz, hissettiklerimiz üzerine bir araya gelip 'bir' olmamızdadır. Yeis yok ey insanlar!.. Allah bize yeter.
Uzay sahte.
Uydular sahte.
Roketler sahte.
Atom bombası sahte.
Dünya haritası sahte.
İklim değişikliği sahte.
Virüsler 🦠 sahte.
Covid 19. Plandamesi sahte.
Politikacılar sahte.
Tarih, sağlık, coğrafya ve teoloji…
Hepsi sahte.
Dünya küresi sahte.
Göktaşları sahte.
Yerçekimi sahte.
Ay’a iniş sahte.
Astronotlar sahte.
Her şey teoriler üzerine kurulmuş bir sahte düzen.
Kopyala yapıştır, ezbere dayalı bir sistem.
Peki şimdi ne olacak?
Hollandalı eski bankacı Ronald Bernard’ın 2017’de yaptığı açıklama:
“Şeytana tapanların partilerine gittim; müşterilerimdi.
Eğlenceler, çıplaklık, içkiler… Başta hoşuma gitti.
Ama bir gün çocukları kurban ettiklerini gördüm. O an kırılma noktam oldu.”
Yaratılış İçin Bilim ve Kur'an Ne Diyor? Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın @haberglobal'da Dilara Sayan'a anlattı
Enbiya 30. Ayet: "Biz gökleri ve yeri birbiriyle bitişik iken ayırdık
Nur 45. Ayet: "Allah her canlıyı sudan
yarattı."
Bilimle vahyin kesiştiği noktalar...
@bircis
Yer: Ankara
Bir devlet okulu. 8 sınıf.
Sıralarda bir kız bir erkek oturtturuluyor. Muhtemelen iki kızı yan yana gelince çok konuşağı için.
Bir delikanlı yanında oturan sürekli kendi kendine konuşup gürültü yapan kız öğrenciyi "Sus dersi anlayamıyorum" diye bir kaç kez uyarıyor, kız hiç aldırış etmiyor devam ediyor.
Kızın derste gürültü yapıp rahatsız ettiği yetmiyormuş gibi bir de teneffüste gelip erkek öğrenciye aniden tokat atıyor: "Sen kimsin de beni susturmaya çalışıyorsun' diye. Delikanlı "kadına şiddet olmasın" diye büyütülen bir delikanlı, kızın tokatına cevap vermiyor.
Kız bu kez annesine küfür ediyor ve tırnaklarıyla saldırıya geçiyor. Delikanlının yüzünü parçalıyor, kollarını tırmıklıyor...
Erkek öğrenci vurmasın diye ellerini tutunca kız omuzuna dişlerini geçirip omzunu parçalıyor.
Tüm bunlar okul koridorunda öğretmenlerin ve öğrencilerin gözü önünde gerçekleşiyor. Kızın elinden oğlanı alamıyorlar. Oğlan en son kızın boğazına sarılınca kız oğlanı bırakıyor.
Sosyal medyada her gün dozunu daha da artıran erkek düşmanlığı, kadınlara hiç kimse hiçbir şey diyemez şımarıklığı, akran zorbalığı ile birleşince masum bir delikanlı suçsuz yere bu kötülüklere maruz kalıyor. Bu tırnak izleri yüzünde kim bilir ne kadar süre kalacak?
Şimdi delikanlının ailesi ne yapmalı? Okul nasıl bir yol izlemeli?
Kıza nasıl bir ceza verilmeli? Ne dersiniz?
Millet ile aleni bir şekilde alay ediyorlar.Her tarafi su olan Bursa da su bitmiş https://t.co/yqJXSyLtvx mu bitiyor yoksa akılmı bitiyor.insanoğlu yalan algılarla yönetiliyor yoksa Bursa da suyun bitmesi mümkün değildir.Bursa dört tarafı suyla çevrili ve su bitiyormuş öylemi
Dikkat edin, kapılarınızı kilitleyin!
3 kişi olarak hırsızlık yapan kadınlar, olayların sosyal medyada gündeme gelmesi ve vatandaşların dikkatlerinin artması sebebiyle artık 2 kişi gezmeye başladı.
Görüntüdeki 2 kadın İstanbul’da bir daireyi böyle soydu
🇵🇸 Vicdan Aldatmacısı 🇵🇸
“Gizli destek veriyoruz…”
“Gazze’ye gizli destek gizemli bir yardım elimiz var destek ulaştırıyoruz…”
Diyenler var Adı ne olursa olsun, bu sadece bir Vicdan Aldatmacısı.
Gerçek ortada
📍 100.000’e yakın insan öldürüldü,
📍 Evler, hastaneler, sokaklar yerle bir edildi,
📍 Cesetler hâlâ enkazların altında,
📍 Çocuklar açlıktan, susuzluktan ölüyor.
Ama biz hâlâ “Gazze’deyiz” diyebiliyoruz.
Oysa Gazze’de olmak sözle değil,
zulme karşı açıkça ve cesaretle durmakla mümkündür.
Gizli yardım olmaz, gizli adalet olmaz, gizli vicdan hiç olmaz.
🤲 Allah’ım, bizleri vicdan aldatmacısına sığınanlardan değil,
hakikatin safında duranlardan eyle.
İklim Kanunu çıkarıp tatile giden vekiller. Milletin vekilleri değildir. Ülke yanıyor. Sizler.. 1 Ekim'e kadar keyif yapacaksınız öyle mi? 'Paris iklim Anlaşması. Açık Semalar Anlaşması. DSÖAnlaşması. BM Tarım Anlaşmasından acilen çıkmalıyız.' Yoksa bu yangınlar devam edecek. Anlaşılıyor ki küresel şebeke içimizdeki işbirlikçileriyle birlikte İklim yalanına teslim olmamızı istiyorlar.
Bu Ne Yaman Çelişki!
Bir yanda iktidar, bir yanda muhalefet… Her iki taraf da er meydanında söz söylüyor. Peki bu gerçekten Gazze için mi, yoksa seçim çalışması mı? Adını sen koy…
O kadar insan öldü, yerle bir oldu, Gazze içler acısı görüntülerle kan ağlıyor… Bugün neden? Bunca insan yandı, bitti; sadece kınamalarla geçiştirildi.
Bugün Özgür Özel’in söyledikleri doğru: “Var mısınız?”
Ama laf değil, icraat zamanı! İşte meydan:
1.İncirlik ve Kürecik üsleri kapatılsın.
2.İsrail’le tüm ticari ilişkiler kesilsin.
3.Enerji, doğalgaz, yakıt anlaşmaları iptal edilsin.
4.İthalat–ihracat hattı tamamen durdurulsun.
5.Bankacılık ve finans işlemleri dondurulsun.
6.Savunma sanayi ve teknoloji ortaklıkları iptal edilsin.
7.Filistin üzerinden yapılan dolaylı ticaret engellensin.
8.14 Müslüman ülke üçer savaş gemisiyle Gazze’ye yardım götürsün.
9.İsrail ateş açarsa, bilinsin ki bu masumlar için verilen bir bedeldir.
Hadi bakalım, hem iktidar hem muhalefet!
Bu artık seçim propagandası değil, vicdanın sınavıdır.