Ben İran'dan hazzetmem. "İran olsun viran" sloganı Güney Azerbaycanlı soydaşlarımla birlikte şiarımdır. 20 yaşımda İran konsolosluğu taşlayıp polisle papaz olduğumdan beri böyle.
Ancak şu Pehlevi kuklasının halleri, hareketleri beni acı acı güldürüyor. İran'ı sevdiğimden, İran hassasiyeti gözettiğimden değil. "Ne şahından fayda gördük ne şanlı imamından" dizesini anladığımdan. Bir kral, gerekçesi ne olursa olsun, kendi ülkesine karşı bir operasyona böyle dahil olur mu? Kralsa olur. Zira kralların derdi saltanatlarıdır. Kral olmak isteyenlerin de öyle. Ülkesi bombalanacakmış, insanı ölecekmiş, sefil düşecekmiş umurunda mı?
Tekrar tekrar Atatürk'e şükrediyorum bizi kendi irademiz, kendi kanımız, kendi terimizle bir devlet kurmaya "mecbur ettiği" için. Sonra Neyzen'in dizeleri düşüyor aklıma, benzer bir kukla krala hitaben yazılmıştı. Mısır kralı Faruk'un arabasını sekiz atın çektiğini görünce söylemiş:
"İngiliz palyaçosu şu kralın halini gör
Yurdunun sinesine tohum-u esaret ekiyor
Yuları düşman elinde, beşere çifte atar
Bir Mısır eşşeğini bak sekiz at zor çekiyor."
Nulla crux, nulla corona.
@sarseven Bence her şeyden haberi var.kendisine yapılan en ufak eleştiride bunlar çapulcu diye başlıyor.devamında Allah ne verdiyse.halkı dinleme geleneği yok maalesef.
Sen kalk Asyayı titret, 16 devlet kur; Filmin sonunda pilavı eliyle yiyen, kıçını taş ile silen, sünnet deyip deve sidiği içen, kadını çarşafa sokan bir topluma özen.
İnsanın kanına dokunuyor.