Sahne, sokak, sermaye, meydan: İstanbul’un tiyatro mekânları ve tarihine dair
İstanbul’un tiyatro tarihi yalnız sanat tarihi değildir. Aynı zamanda emeğin, boş zamanın, kadınların ve işçilerin kamusal hayata katılımının, sermayenin ve halkın şehir üzerindeki hak iddiasının tarihidir
✒️Bilge Seçkin Çetinkaya (@bilgeantigone) yazdı
https://t.co/b2BWiaZKJS
Karadeniz'de devrimci mücadeleyi yükseltenler biri olan ve 12 Eylül zindanlarında işkencecilere karşı direnen İsmail Kuzubaş, bugün memleketi Samsun Vezirköprü'de son yolculuğuna uğurlandı. Hepimizin başı sağolsun.
#İsmailKuzubaş
Manisa Soma İmbat Madencilik'te Doğu-5 ayağında meydana gelen göçükte;
Bağımsız Maden-İş Ege 1 No'lu Şube Yöneticisi Ramazan İnce ve sendika üyeleri Halit Ersay, İsa Olcay, Kerim Ören ve Ömer Karakaya arkadaşlarımız hayatlarını kaybettiler..
Ailelerine, mesai arkadaşlarına ve dostlarımıza başsağlığı diliyoruz..
Deniz Göktaş kürsüde;
“3 Temmuzdan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, diğer tutukluların aksine sadece haftada 1 telefonla görü��erek başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim.
Harbiyede kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim.
Yazan çizen insanlara bir otosansür sebebi olduysam tek endişem budur. Lütfen öyle olmasın bilin ki sözlerimiz tahminimizden çok daha etkilidir.
Suçlandığım toplam 4 cümle var. Ben bu cümleleri Harbiye’de beş bin kişiye ondan önce de 197 KEZ Türkiye’nin her yerinde 100 binden fazla seyirciye söyledim.
Hepsinde de kahkahadan ve alkıştan başka tek bir tepki almadım.”
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Dün Ankara'da emekli bir yurttaşımız, onurlu bir yaşam sürebilecek geçimi sağlayamadığı için yaşamına son verdi.
Bugün, Tayyip Erdoğan'ın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı emanet ettiği kişi hakkında fon vurgunundan 2 milyar TL’den fazla para kaldırdığı iddiası ortaya çıkıyor ve kendisi bunu henüz yalanlamış değil.
Kimse yaşadıklarımıza münferit, tesadüf ya da kader diyemez.
Bunların hepsinin hesabı sorulacak ve halktan çalınan ne varsa hepsine el konulacak!
Ortadaki Zehra Taşkesenlioğlu ve SPK başkanlığı yapan kardeşi hakkında rüşvetten, borsa yolsuzluğundan 213 farklı suç duyurusu yapıldı. Normal şartlarda elde edemeyecekleri devasa bir servetleri ortaya çıktı. Hakkındaki dosyalar ifadeleri dahi alınmadan kapatıldı.
Soldaki Akp genel başkan yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın bütün akrabaları devlet kademesinde üst düzey bürokrat yapıldı. Şu anda da borsa ve fon üzerinden milletin parasına çökerek 2 milyar liralık vurgun yaptıkları konuşuluyor ve henüz bir yalanlama ya da açıklama gelmedi.
Sağdaki Özlem Zengin, binlerce Türk genci liyakatsiz atamalardan dolayı bunalıma girip intihar ederken, utanmadan açıkça kendi akrabalarını sınavsız ve mülakatsız şekilde kamu kurumlarında yüksek görevlere getirtti. Mecliste bu duruma tepki gösterilip kendisine hiç utanmıyor musunuz diye sorulunca "evet utanmıyoruz, gurur duyuyoruz" diye cevap verdi.
Üçü de yıllarca hak etmedikleri bir imparatorluk sürerek, zaten hak etmeden geldikleri görevlerini hep kötüye kullanarak devasa servetlerin peşine düşüp kendi dünyalarını yeşerterek binlerce insanın dünyalarını karatmaktan çekinmediler, hiç utanmadılar, tereddüt bile etmediler, kul hakkı nedir düşünmediler. Biz ne yapıyoruz demediler, taşıdıkları dinî kimliklerine zarar verip vermediklerini umursamadan dünyalık dertlerin ve zevklerin peşine düştüler, açgözlülükten ve hırstan gözleri döndü.
Sonuçta hiçbirine bir şey olmadı ve olmayacak. En fazla, görevlerinden afları istenilip random bir ülkeye büyükelçi olarak gönerilme cezası alıp yaptıkları her şey yanlarına kâr kalarak yaşamaya devam edecekler.
Fatma Betül Sayan Kaya, hac ziyaretinde kusursuz bir şekilde, riyadan uzak, sünnete uygun yapılan ve Allah tarafından kabul edilen hac ibadeti anlamına gelen “Haccımız mebrur olsun” dilemiş. Kuyruk numarası TC-YRZ olan özel jetle gidildiyse o hac ibadeti mebrur olur mu?
İspanya'da Konut Krizi!
Madrid’de 87 yaşındaki yüzde 50 engelli Mari Carmen, 70 yıldır kiracı olarak oturduğu evden polis zoruyla çıkarıldı.
Yaşlı kadının evden sedyeyle çıkarılma görüntüleri ülkede infial yarattı, 12 kentte binlerce kişi sokaklara döküldü.
Ankara’da emeklilerin Anayasa Mahkemesi önünde düzenlediği eylem esnasında “Para için değil onurumuz için” yazılı döviz taşıyan bir yurttaşımız, yanındaki tabancayla intihar teşebbüsünde bulundu.
Emeklilere insanlık onuruna yakışmayan bir hayatı reva gören, patronların cebinden başkasını düşünmeyen Saray iktidarıdır. Emekçiyi, emekliyi geçinemez hale getiren, geçinemeyeni çaresizliğe iten, halktan çalan bu kara düzendir.
Çeyrek asırdır elinden emekçi kanı eksik olmayan bu iktidarın Türkiye’yi yönettiği her günün bedelini halkımız canıyla ödüyor. Yaşayabileceğimiz bir ülke için bu iktidarı ve bu düzeni değiştireceğiz!
Deniz Göktaş’ı Yalnız Bırakmıyoruz!
Hukuksuzca tutuklanan ve özgürlüğünden mahrum bırakılan Deniz Göktaş’ın ilk duruşmasında Çağlayan Adliyesi’nde olacağız. İfade özgürlüğünü, mizahı ve sanatın özgürce üretme hakkını savunmak için dayanışmamızı büyüteceğiz.
İstanbul Milletvekilimiz Ahmet Şık:
"MASAK isterse fon vurgununun faili olan herkesi on beş dakika içerisinde tespit edebilir ama ısrarla gizleniyor.
Bu iş layığıyla soruşturulursa kimlerin bu soygun düzeninde yer aldığı ve bu soygunun siyasi ayağı ortaya çıkarılabilir!"
Bu sabah Manisa Turgutlu'da bir lise önünde yaşanan silahlı saldırıda yaralanan çocuklarımız olduğunu büyük bir üzüntüyle öğrendik. Can kaybı yaşanmamasını temenni ediyor, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.
İktidarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen Saray'a soruyoruz: Bu kaçıncı?
Öğretmenin kılık kıyafetine karışıp tarikatları okula sokmaktan başka bir şey bilmeyen beceriksiz Yusuf Tekin’in görevden alınması için daha kaç okula saldırı düzenlenmesi gerekiyor?
Mustafa Çiftçi, saldırıların toplumsal ve ekonomik nedenleriyle uğraşmak yerine her okula polis ve bekçi dikmeyi çözüm olarak sundun. Çözüldü mü?!
“Ailem güvende” diye cadı avı başlatanlar, okula giden çocuklarımızı korumaktan bile aciz. Bir kez daha çocuklarımız canıyla tehdit ediliyor, bir kez daha iktidar üç maymunu oynuyor.
Saray varolduğu sürece çocuklarımız güvende değil.
Düzeniniz suça özendiriyor!
Yaşananların sorumlusu siyasi iktidardır. Yusuf Tekin derhal görevden alınmalıdır!
KİMİN AİLESİ GÜVENDE?
“Ailem Güvende” diyerek LGBTİ+’ları, dernekleri, hak savunucularını hedef gösterenler, çocuklarımızın güvenliğinde neden ortada yok?
Bugün Manisa Turgutlu’da bir okulun önünde silahlar konuştu. 11 öğrenci yaralandı, ikisinin durumu ağır.
Kadınları şiddetten koruyamayan, çocukları okulda güvende tutamayan bu düzen, kimi, neyden koruyor?
Güvende değiliz!
Ve susmayacağız.
Milletvekilimiz Sera Kadıgil Akdeniz kıyılarına vuran plastik atıklar ile yeniden gündeme gelen, önlenemeyen ve hatta teşvik edilen plastik atık ithalatı ile ilgili sorularımızı, aynı zamanda Antalya'da COP31 Başkanlığı yapacak olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a cevaplaması üzere Soru Önergesi verdi.
Kıyılarımızdaki plastik atık konusu sadece geri dönüşüm ve plastik ticareti ile açıklanamaz.
Kıyılarımız Avrupa'nın çöplüğü değildir.
#plastik #COP31 #akdeniz
Eski Lara sahilinde atık suların denize boşaltılması ve bunun yarattığı çevre ve halk sağlığı riski kabul edilemez.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT derhal açıklama yapmalı, sorumlular tespit edilerek gerekli yaptırım uygulanmalıdır.
Partimizin kurucularından ve fikri önderlerinden Metin Çulhaoğlu’nu aramızdan ayrılışının 4. yıl dönümünde derin bir özlemle anıyoruz.
Sosyalizm mücadelesine yaptığı katkılarla Metin abi bugün de yolumuzu aydınlatmaya, kutup yıldızımız olmaya devam ediyor...
Aydınlığa Giden Bir Yol Var!
Parti sözcümüz, İstanbul Milletvekilimiz Sera Kadıgil’in katılımıyla Kaş’ta buluştuk.
Kök salan ağaca, uçan kuşa, haklarımıza ve hayatlarımıza düşman Saray’ın rejimini yıkmak için bu yolu birlikte yürüyelim!