“bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmişti, canları sıkıldıkça sıkılmıştı ve Allah’tan başka sığınacak kimse olmadığını anladılar...” (tevbe sûresi 118)
en yakını olmanı isteseydi, olurdun. aranızdaki bağı sürdürmek isteseydi, sürdürürdü. sevmek isteseydi, elbette bir yolunu bulur yine de severdi. nedendi, niyeydi teferruatlarında boğulmadan bazen ilişkilere bu kadar basit bakmak gerekiyor; "isteseydi yapardı. istemedi yapmadı."
PATRON CILDIRDI!!!
Ben 5 kisiye hediye etme sözü vermistim abimlerde gaza geldi
2 de annem hediye ediyor
18 adet kitap hediye ediyoruz bunda da tek şart rt yapmanız ve hayır dualarınız
Rabbim ilmimizi arttırsın🖤
Bir önceki hediyelesmeyi de buraya bırakıyorum
https://t.co/TwQYi6pJgT
@AltayCemMeric
Şabat yasağını ihlal etmemek için bir gün evvel balıklara ağ atanlar yahudiler gibi, saçını göstermeme yasağını delmek için sürekli peruk takan yahudi kadınlar gibi, şabat yasağına şeklen riayet etmekle birlikte bin türlü hileyle ihlal eden ortodoks yahudi kadın gibi. Ortak noktayı anladık değil mi? Allah neden israiloğullarından bu kadar bahsediyor Kur'an'da onu da anladık mı?
@birinhesabi Sözler köşkü hayalhanem ve türevleri nerde acaba? Ben göremedim hiç. Eğer biri bile yazmamışsa şimdiye kadar, burada net bir karar var. Yazmamak üzerine birlik olmalarının sebebi ne?
umutlanıyorsun. olacağına bütün kalbinle inanıyorsun ama olmuyor. bu olmayış senin dünyanda birtakım yıkımlara sebep oluyor. kalbin buruluyor. gönlüne bir sızı, boğazına bir yumru gelip konuyor. ama işte ne yapacaksın canımın yongası; burası dünya. insana yumrularla yaşamayı öğreten yer. hem sen de iyi biliyorsun, sınanmaklığımızı. oluşa da olmayışa da boynumuzun kıldan ince olduğunu. imtihanı sen de iyi biliyorsun. ayrılığın da kavuşmanın da kallavi bir sınanış olduğunu sen de çok iyi biliyorsun. üzülme ne olursun. geçecek hepsi. o bahar mevsimi, elbet bize de uğrayacak. o ılık meltemler bizim hayatımızın üstünde de esecek. insana dünyayı dar kılan bu günlerde de, gelecek o aydınlık günlerde de ben yanında olacağım. bunu çok iyi bildiğini biliyorum. eh, ne diyelim... şimdilik kederli kalbinden öptüm. o gün geldiğinde neşeyle dolup taşan kalbinden de öpeceğim, canımın yongası.
tahammül edemediğim tek şey, "acı yarıştırmak." hangimizin kalbinin daha çok küle döndüğünün mukayesesini yapmak. "canım yanıyor" cümlesi bile muhatabınızı tatmin etmiyor. insanları kalbinizin yangın yerine döndüğüne ikna edebilmeniz için sanırım o kalbi söküp atmanız gerekiyor.