Onur madalyası verilecekler
Son 25 yılda bu ülkede yaşayıp bugün ellili yaşlarına ulaşan, bunca felakete, krize, haksızlığa ve kargaşaya rağmen insanlığını, vicdanını ve haysiyetini koruyabilmiş herkese bir teşekkür borcumuz var.
2001 ekonomik krizini gördünüz. Bir gecede eriyen birikimleri, kapanan işyerlerini, işsiz kalan insanları, ödenemeyen borçları gördünüz.
İstanbul Ankara bombalamalarını, yıllarca süren terör saldırılarını, kaybedilen canları, sokaklara ve meydanlara yerleşen korkuyu yaşadınız.
2007'de Cumhuriyet mitinglerini, e-muhtırayı, siyasetin ve toplumun giderek keskinleşen ayrışmalarını gördünüz.
Ergenekon ve Balyoz davalarını, Gezi olaylarını, 17–25 Aralık sürecini, yargıya ve devlet kurumlarına duyulan güvenin tartışmaya açıldığı yılları yaşadınız.
15 Temmuz darbe girişimini, tankları, uçakları, bombalanan Meclisi, ölen insanları gördünüz. Sonrasında OHAL'i, KHK'leri, ihraçları, soruşturmaları, değişen hayatları gördünüz.
2018 döviz krizini, ardından gelen yüksek enflasyonu, artan kiraları, eriyen maaşları, ulaşılması giderek güçleşen evleri ve otomobilleri gördünüz.
COVID-19 salgınını yaşadınız. Maskeleri, kapanmaları, hastane koridorlarını, yoğun bakımları, kaybettiğiniz yakınlarınızı, yapılamayan cenazeleri, yarım kalan vedaları gördünüz.
Elazığ'da, İzmir'de, Van'da depremleri; Karadeniz'de selleri, Ege ve Akdeniz'de orman yangınlarını gördünüz.
6 Şubat 2023'te şehirlerin yerle bir oluşunu, enkaz altında kalan hayatları, bir gecede ailesini, evini, geçmişini kaybeden insanları gördünüz.
Seçimler, referandumlar, hükümet değişiklikleri, siyasi ittifaklar, toplumsal kutuplaşmalar, bitmeyen tartışmalar yaşadınız.
Bir yandan bütün bunlar olurken çocuk büyüttünüz, anne babalarınızı yaşlandırdınız, hastalıklarla uğraştınız, yakınlarınızı toprağa verdiniz.
Kira ödediniz, kredi ödediniz, vergi ödediniz.
Çalıştınız, yoruldunuz, bazen işsiz kaldınız, yeniden başladınız.
Kimi zaman hak ettiğiniz karşılığı alamadınız. Kimi zaman sizden daha az emek verenlerin önünüze geçtiğini gördünüz.
Torpili, kayırmacılığı, adamına göre muameleyi, liyakatin yerini sadakatin aldığı uygulamaları gördünüz.
Ama siz başkasının hakkını kendi hakkınız saymadınız.
Sınav sorusu çalmadınız.
Sahte diplomaya tenezzül etmediniz.
Haksız kazanca el uzatmadınız.
Kamu malını sahipsiz malı saymadınız.
Bir makam, bir ihale, bir kadro, bir unvan için vicdanınızı pazarlığa çıkarmadınız.
Gücün karşısında eğilmenin, güçsüzün üzerinde yükselmenin kolaylığını gördünüz ama o yolu seçmediniz.
Belki çok şey kaybettiniz. Ama kendinizi kaybetmediniz.
Şimdi ellili yaşlarınızdasınız.
Saçlarınız ağardı, yüzleriniz çizildi, bedenleriniz yoruldu.
Belki hayal ettiğiniz hayatı yaşayamadınız.
Belki çocuklarınıza istediğiniz imkânları sunamadınız.
Belki bir eviniz, bir arabanız, yeterli bir birikiminiz bile olmadı.
Ama bir başkasının hakkını yiyerek kurulmuş bir hayatınız da olmadı.
İşte bunun için teşekkür ederiz.
Bunca felaketten geçip merhametinizi kaybetmediğiniz için.
Bunca ekonomik kriz yaşayıp hırsızlaşmadığınız için.
Bunca haksızlık görüp zalimleşmediğiniz için.
Bunca kutuplaşmaya rağmen komşunuzun, arkadaşınızın, meslektaşınızın insanlığını siyasi görüşüne indirgemediğiniz için.
Çocuklarınıza yalnızca başarılı olmayı değil, dürüst kalmayı da öğrettiğiniz için.
Bir toplumun ahlaki omurgasını, her fırsatı değerlendirenler değil, bazı fırsatların haksızlık olduğunu bilerek onlardan vazgeçebilenler oluşturur.
Sizler bu ülkenin görünmeyen emekçilerisiniz.
Ne büyük servetleriniz ne gösterişli makamlarınız ne de arkanızda sizi koruyan güçlü insanlar olmak zorunda.
Sizin asıl birikiminiz, geride bıraktığınız temiz bir hayattır.
Bu memleketin son 25 yılında kimlerin ne kazandığı kadar, kimlerin neleri kazanmayı reddettiği de yazılmalıdır.
Bir insanın elli yaşına gelip hâlâ dürüst kalabilmesi, yalnızca kişisel bir erdem değil, toplumun geleceğine bırakılmış kıymetli bir mirastır.