18yıldır bu illete yakalananların sadece isimleri değişti sonunda hep ateş düştüğü yeri yaktı.Yapayzekayı konuştuğumuz şu yüzyılda pankreas kanserinin tedavisinin bulunamamış olmasına inanmıyorum!Ve bu illetin çaresini bilip de susan varsa dilerimki iki cihanda da huzur bulamasın
Mesela seçim öncesi oy toplamak için yapılan bu ofis ziyaretlerini neye göre yapıyorsunuz hocam?Maksat karşıt görüşlüyü dinleyip,proje anlatıp kendi tarafına çekmekse (ki öyle olmalı) neden körler sağırlar birbirini ağırlar gibi davranılır hiç anlam veremem🤭
''Ailem Güvende'' Operasyonuyla Rahatlayan Türk Aile Yapısı, Artık Sadece Kira, Gıda Fiyatları ve İşsizlik Gibi Geleneksel Nedenlerle Dağılacak…
https://t.co/9L8rRLFADK
Biz o boomer dediğiniz kuşağız. Mesajlara çabuk döneriz, habersiz bırakmayız. Yakınımız hastaysa, depresifse ararız, kapısına gideriz, çorba götürürüz. Yalnız kalmak istese de biraz uzaktan takip ederiz. Sizin o gevşek ilişkilerinize benzemez bizim bağlarımız. Doğrusu da budur.
Serhat Kılıç'ın vefatı üstünden çok garip bir şekilde hadsizce ve densizce bekar yaşamayı tercih eden insanların hakir görüldüğü saçma sapan tezler boca edilmeye başlamış. Bu sözde tespitlerin çoğu derin bir hasetin tezahürü şüphesiz. Yoksa niye bir insan kendisi gibi bir yaşam tercih etmeyen birine böyle tepeden baksın durup dururken?
Mutsuz olacağınızı da bilseniz evlenin demiş birisi. Demek ki kendisi epey mutsuz. Bekar olmak, yalnız kalmak demek değildir. Toplumdan izole olmayı gerektirmez. Kendine kurduğun sosyal çevre, gerçek arkadaşlar, sağlam dostluklar çoğu evli barklınınkinden daha sağlıklı bir habitat sağlayabilir.
Bununla birlikte tabi ki en kendine yeten insanın bile iletişime, düzgün ilişkilere ihtiyacı vardır. Sahip olduğumuz çok şey paylaştıkça güzelleşir. İnsana iyi gelen bir partner ve o güzel ilişkinin meyvesi çocuklar harika bir şeydir. Ancak bunun kendisine göre olmadığını düşünen ya da o yola birlikte çıkacağı kişiyi bulamadığına inanan veya bu dünyaya çocuk getirmeyi tercih etmeyen insanlara da zavallı acınası modernler gözüyle bakmak esas acınası olandır.
Nice evliler biliyorum ki o evliliklerin içinde sıkışıp kalmış, sabahtan akşama günde 40 tane tvit atıp, ona buna alev göndererek bu sıkışmışlıkta nefes almaya çalışan... Daha çok yeni aslanlar gibi evladım var diyen Güllü'yü kızı balkondan atmadı mı?
Tabi ki münferit olaylardan genelleme yapılmaz. Ne Kılıç'ın vefatından yola çıkıp 'yalnız öleceksiniz modernler tez çoluk çocuğa karışın' denebilir, ne Güllü'den yola çıkarak 'çocuk yapmak büyük risk aman ha' diye saçmalanabilir. Bunların hepsi insanın kendini ölçüp biçip yaptığı hayat tercihleridir.
Tekrar söylüyorum dünyanın en güzel şeyi hayatına harika insanlar katmak ve onları hayatında tutmaktır ama bunun tek yolu bir gün altıma yaparsam popomu temizlesin diye mutsuz olacağını bile bile kendini dört duvar arasına hapsetmek değildir.
Allah herkesin karşısına -ister eş, ister sevgili, ister partner, ister arkadaş, ister yoldaş- doğru düzgün insanlar çıkarsın ve dozunda kendi kendine yetmeyi, kimseye muhtaç olmadan işlerini görebilmeyi nasip etsin.
Anyma’nın İstanbul konseri "satanizm propagandası" denilerek iptal edilmiş. Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan, şeytanla mücadelede gevşek. Konser verdirmişler. Neyse ki biz Türkiye'de şeytana göz açtırmıyoruz. Kötülük tam bitmek üzereyken bu konser kötü olurdu.
İnsan, istediği her şeyi elde edebilir; ancak elde ettikten sonra, artık onu istemediğini anlar. Hayat, daima yeni bir arzu ile yer değiştiren, tatmin edilmemiş bir iradenin trajedisidir."
—Arthur Schopenhauer
Leyla Alaton’un çok hoşuma giden bir sözü var:
“40 senedir evimde aynı koltukları kullanıyorum. Marka çantalara, lüks tüketime o kadar büyük paralar vermeyi abes buluyorum. 1 saatlik uçuşta business uçunca size ne veriyorlar, fazladan bir kahve mi? Statü insanın içinde olur; beyninde, görgüsünde ve bilgisinde.”
Bence gerçek zenginlik de tam olarak burada başlıyor.
Belirli bir servet seviyesinden sonra para, hayatınıza kattığı faydadan çok gösterişe harcanmaya başlıyor. 2 milyonluk araç da sizi aynı yere götürüyor, 20 milyonluk araç da. Kişi başı 1.000 TL’lik restoranda da midenizin kapasitesi belli, 10.000 TL’lik restoranda da. 20.000 TL’lik salonda da spor yapıyorsunuz, 100.000 TL’lik salonda da.
Üzerinde marka yazan bir tişörte, Saate, çantaya benzer kalitedeki ürünün 10-20 katını ödemek bana çok saçma geliyor. Fosil marka saatte aynı zamanı gösteriyor Roleks marka saatte.
Bence zenginlik algısı artık yavaş yavaş değişiyor.
Gerçek zenginlik; fit bir vücut, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, kaliteli zaman, sevdiğin insanlarla vakit geçirebilmek ve mesai kavramına bağlı kalmadan, stres altında olmadan çalışabilme özgürlüğüdür.
Zenginlik, sahip olduğun şeylerin çokluğu değil; ihtiyaç duyduğun şeylerin azlığıdır.