Çalışma şartları kötü ve riskli olan bir erkek gördüğünüzde önce alakasız şekilde kadınlara sallamak yerine sizi bu şartlara mahkum eden patronlarınızı hedef alabilirsiniz
Avukatlar günlerdir burada on gün evli olup ya da bir yıl evli kalıp yıllardır nafaka ödeyen insanları arıyor ama bulamıyor. Oysa 25 yıl evli kalıp bir yıl bile nafaka alamayan binlerce kişiyi anında bulabiliyoruz. Nafaka mağduriyeti sadece yalandan ibaret.
Ömrünü bir adama adamış, çoluğunu çocuğunu büyütmüş, 45 yaşında aldatılmaya artık daha fazla tahammül edemeyip kocasından boşanan ve adamdan beş kuruş alamadığı için o yaştan sonra temizliğe giden kadın sayısı, asgari ücretliden ayda beş lira süresiz nafaka alan (!)kadın sayısından çok daha fazla bu arada. Ben üç ay evli kalmış, ekserisi dolandırıcı tipli olan bu kadınlar* ,bu da ayrı bir mevzu, süresiz nafaka almasın diyebilirim ama erkekler 45 yasındaki kadın ömrünün sonuna kadar nafaka alsın, o kadar adamın cocuklarını dogurmuş, hizmetini görmüş DEMEZ. Hemen ne derler? BABASI BAKSIN. Yarın senin bacın kızın ayrılıp baba evine döndüğüne bacım rahat etsin demezsinde PİÇİNİ AL DA GİT dersin ama. Türkiye sosyolojisi budur. Burası isviçre değil.
Siz neden böylesiniz, inanamıyorum gerçekten.
Nafaka zorla verilen bir şey değil. Almayabilirsiniz, ben de boşandım, almadım. Hakim 2 kere sordu, istemedim, zorla vermedi yani.
Bu itiraz sizin/benim için değil, kanunla korunmak zorunda olan kadınlar için. Nesini anlamıyorsunuz?
kadınlar işe gider; “çocuğuyla ilgilenmeyen anne mi olur”
kadınlar evde çocuğuna bakar, ev işleriyle ilgilenir; “zaten kadına nafaka vermek saçma, sadece çocuğa verilsin. çalışsaydı bize ne”
Bundan sonra kadınlar çocuk yapmayı bırakmalı çünkü kadın çocuğuna bakmak için işini bırakıyor veya bırakmasa da kariyerine ara vermek zorunda kalıyor sonra da boşandıktan sonra da kimse onu işe almıyor. Doğurmanın ekonomik zararı da varsa kadın bundan sonra artık neden doğursun?
Bu konjonktürde mutlaka meslek sahibi olun ve evlenseniz de çocuk doğursanız da asla ama asla mesleğinizi bırakmayın kız kardeşler. Kimseye bel bağlamayın, çalışmana gerek yok diyenlere kulak vermeyin, ekonomik bağımsızlığınızı ne pahasına olursa olsun koruyun.
anne olmak övülüyor cunku kadinlarin emegini somurebilmek icin bu tür kurumlara kutsallik atfetmeniz gerekiyor😍 kimse babaligi ovme ihtiyaci duymaz cunku katlanmaniz gereken onca zorlugun "ama babalik dunyanin en guzel seyi🥺💗" diyerek bir lutufmus gibi gösterilmesine gerek yok
30 yaş üstü evlenmemiş kadına evde kalmış denirken 30 yaş üstü evlenmemiş erkeğe kolay kolay kız beğenmiyor deniyor toplumun ikiyüzlülüğü halbuki tam tersi .
Kadını pilav makinesi olarak görüp evlenen adam aklı başında bir kadın için kayıp değildir. Kendini elemesi kazançtır. Ama bu hikayelerin asıl amacı kadınlara değeriniz sadece hizmetiniz kadar mesajını iletmek. Çünkü ataerkil sistemde bu mesaj çok işe yarıyordu. Açıklayayım:
erkekler güzelliğine, götüne, memene, ayak numarana, amının rengine, neşene, enerjine, geçmişine, eğitimine, sohbetine, mutfak ve yatak odası becerilerine, babanın zengin olmasına da bakıyorlar ama dönüp bir aynaya bakmıyorlar
Gelen hastalara yaşını soruyorum. Kadınlar erken evlensin diye 3-4 sene büyük yazılmış; erkekler askere geç gitsin diye 3-4 sene küçük yazılmış nüfusa. Kızların 15-16 yaşında evlenmesine kıyan ama 20-22 yaşındaki erkeğin askere gitmesine kıyamayan korkunç bir zihniyet.
200 liradan büyük banknot basılmayınca banka kartı kullanımı çığ gibi büyüyor. Bankalar yapılan işlemden komisyon adı altında haraç topluyor. Bir işletme 200 liraya tost satıyor, diğeri 1000 liraya tişört. Bu durumdan bankaya ne? Verdiği hizmet bedeli %3 diyor mesela, nasıl hizmet satmaktan çıkıp gelire ortak oldu? Banka tost satanın da gömlek satanın da ekmeğine neden ortak oldu ki? Ne yaptı bunun için?
Çözümü çok basit. Yüzde 3 komisyon kalır, örneğin 15 lira üst sınır konulur. O hizmetin bedeli 15 liradan fazla etmiyor denir. Satılan ürünün bedeli artıyorsa, bankanın genel olarak enflasyonu artırmak dışında verdiği zarardan başka ne ilgisi var?
Memlekette siyasi parti kaldı mı?
Asıl olay şu : bir erkek kariyer yada evlilik arasında bir seçim yapmıyor. Çünkü evlendikten sonra da hayat konforu ve kariyeri olduğu gibi hatta çoğu zaman olduğundan çok daha iyi şekilde ilerliyor. Kadınlar ise evlenmek ve kariyer yapmak arasında seçim yapmak zorunda çünkü +
Bir erkeğin baba olma isteğinin bedelini her zaman bir kadın öder: bedeniyle, sağlığıyla, kariyeriyle ve özgürlüğüyle ama bir kadının rahat bir hayat istemesi hala çıkarcılık gibi görülüyor