Hayat, bu hayatı bize vereni tanımakla anlam bulur.
Onun bize ne kadar nimet verdiğini anladıkça, Onun yolundan gittikçe mutluluklar sana gelmeye başlar.
Haydi kalk iki rekat namaz kıl ve dua et!
“Ya Rabbi, bu dünyada nimet verdiklerinden, ahirette de razı olduklarından eyle.”
Bekarlık arttı çünkü herkes bencilleşti; modern dünya "sen en iyisine lâyıksın, en iyisi çıkana kadar yalnız kal" diyerek insanları tatminsizliğin ve daimi bir arayışın içine hapsetti, sonuçta kusursuz olan o hayali "en iyi" hiçbir zaman bulunamadığı için kalpler yalnızlığa sürüklendi. Halbuki İslam "evlenin" derken kusursuz bir partner aramayı değil, iki insanın fedakârlıkla, anlayışla ve rahmetle birbirinin eksiklerini tamamlamasını, huzuru ve sükûneti ortak bir ömürde bulmasını tavsiye eder.
Kadınlara ve çocuklara davranışınız aynı olmalı;
1- Her istediğini yapmayacaksın, önüne geçemezsin.
2- Konuştuğunda çok ciddiye almayacaksın, yüksek ihtimal mantıksızdır.
3- Derdini anlatmayacaksın, anlamaz.
4- Bağırırsan, ağlar.
5- İstediğini yapmazsan yine ağlar. Ağladığında istediğini yaptırabiliyorsa, bu onun kozu olur, sallamazsan kendi kendine susar.
6- Otoriteyi kuracaksın, sözünü dinleyecek. Söz dinlemezse ya kendi başına ya da senin başına bela açar.
7- Senden habersiz bir yere gitmeyecek, yabancılardan birşey kabul etmeyecek, hava kararmadan da evde olacak.
5 yaşındaki çocukla 35 yaşındaki kadına davranış aynıdır aslında…
Zaman, kadının aleyhine, erkeğin ise lehine işler. Kadınlar gençlik yıllarında peşin bir değere sahiptir. Sırf genç ve güzel olmaları, erken yaşlardan itibaren toplumda ve karşı cins nezdinde yüksek ilgi görmelerini sağlar. Bu dönemde kadından eğitim, kariyer veya servet beklenmez; kadın olması yeterlidir.
Ancak bu peşin değer, yaş ilerledikçe azalır. Gençlikteki bu avantaj doğru değerlendirilmezse, 30’lu yaşlardan itibaren düşüş başlar; ilerleyen yaşlarda biyolojik doğurganlık ve bedensel cazibenin azalmasıyla ilgi farklı bir boyuta evrilir.
Erkek ise hayata sıfır değerle başlar. "Peşin değer" ayrıcalığı yoktur; çabaladıkça, öğrendikçe ve başardıkça değer kazanır. Güç ve tecrübe elde ettikçe büyüyen erkek; 40’lı, 50’li ve hatta 60’lı yaşlarında bile yüksek çekim gücünü ve etkinliğini koruyabilir. Ayrıca hormonal ve biyolojik açıdan da ciddi bir gerileme yaşamaz.
Tarih boyunca şekillenen toplumsal dinamiklerin temelinde bu biyolojik ve psikolojik gerçeklik yatar.
Bu biyolojik ve sosyolojik farklar nedeniyle, ilerleyen yaşlarda evliliklerdeki yaş aralığının açılması doğal bir süreçtir. 20’li yaşlarda yaşıtıyla evlenen bir kadının; 30’larında kendinden 5-10 yaş, 40’larında ise 10-15 yaş büyük biriyle evlenmesi hayatın doğal akışına ve biyolojik gerçekliğe uygundur. Bunun aksi ise olağan ve gerçekçi değildir.
Kadın ve erkek insani değer bakımından eşit olsa da varoluşsal nitelikler, beceriler ve biyolojik gerçeklikler açısından denk değildir. Modern anlayışın her iki cinse aynı şartları ve kariyer hedeflerini dayatması kadın doğasına aykırıdır; adalet değil, zulümdür.
Kadın ve erkek kendi varoluşsal rollerini kavradığında rekabeti bırakıp birbirini tamamlar. Doğaya aykırı bir yarışa girmek ise kadını başta öne geçirse de uzun vadede yıpratır.
Türkiye Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma anlaşması hayırlara vesile olsun, İslam ülkelerinin kendi sorunlarını kendi aralarında yardımlaşarak çözmeleri yolunda bir adım olsun, Allah Müslümanlara birlik, beraberlik ve izzet nasip etsin!
🔴 Dışarıdan çok içeride ki aparatları rahatsız eden zirve..
Mekke Anlaşması ile daha güçlü Türkiye
Nükleer caydırıcılık, savunma/operasyonel tecrübe ve ekonomik güç bir araya geliyor.
📍Pakistan
📍Türkiye
📍Suudi Arabistan
ABD de yapılan bir istatistiğe göre;
En mutsuz kadınlar; bekar ve çocuksuz olanlar.
30 yaşını geçmiş bekar ve çocuksuz kadınların %50 si antidepresan kullanıyormuş.
En mutlu kadınlar mı?
Evli ve çocuklu olanlar.
Bırakalım, feminizm bu salakların içinden geçsin.
“Erkeğe ihtiyacım yok” dersiniz ama görünüşe göre erkeğin ürettiği antidepresana var….
Türkiye tarımda muhalefetin yarattığı algı kadar küçük bir ülke değil.
FAO verilerine göre 2024’te 92 milyar dolarlık tarımsal üretim ile Fransa, Japonya, Almanya ve Kanada’nın önünde, 6. sırada yer alıyor.
Bunu küçümseyenler var ama gerçekler ortada. En büyük tarım ülkeleri sırasıyla;
1- Çin
2- Hindistan
3- ABD
4- Brezilya
5- Endonezya
6- Türkiye
7- Rusya
8- Japonya
9- Fransa
10- Meksika
11- Pakistan
12- İspanya
13- Almanya
14- Kanada
15- Vietnam
16- İtalya
17- Avustralya
18- Kolombiya
19- Tayland
20- Güney Kore
Erdoğan öncesi Kürtçe konuşamayan, Aleviyim diyemeyen, okula başörtülü alınmayan, cumaya gitti diye fişlenen, ülkücü diye işkence gören, namaz kılıyor diye işten atılanlar..
Tüm bunları unutup Sayın Erdoğan’ı beğenmiyor
Geçmişi ve çekilen çileleri biraz olsun hatırlamak gerek.
TPAO, Bulgaristan açıklarında sondaj yapacakmış. Sahaya %30 ortak olmuş.
Kimse farkında değil ama Türkiye Petrolleri geleceğin Aselsan’ı olma yolunda ilerliyor.
Enerji konusunda Türkiye’nin önünü açıyor.
Hayatımı sosyal medyanın özgür olmasını savunarak geçirdim.
Ama bugün hükümet Instagram’a erişimi kapatsın, alkışlarım.
Çünkü Instagram, kadınları delirtti.
Boşanmaları azdırdı.
Aileleri yıktı.
Psikoloji bırakmadı milette.
En büyük sosyal ve milli sorun haline geldi. Dillendirilmiyor.
Bu domates 100 sene önce Amerika’dan gelmedi mi Türkiye’ye? Domatesin anavatani Türkiye değil ki. Nereden çıkarıyorsun böyle şeyleri. Lezzetli domates üretiyor musun, kaliteli domates üretiyor musun bunu söyle bana?
Buraya yazıyorum 200 binden fazla dağıttım, seneye 300 bin’den fazla üçüncü yıldan itibaren tüm Türkiye’nin ata tohumları karşılayacağım. Kısırlaşmış tohumlarınızı da alıp defolup gideceksiniz.
@medya_post Askerde tertibimin sabah kalkdığımızda sürekli söylediği o mistik cümle aklıma geldi,ahh ulan keşke karı olsaydım sabah yerdim malı yarım saat sonra akşama kadar yatardım diye 😄
🔴Bir kadın, evlenmeyip çalıştığı için yaşadığı pişmanlığı paylaştı:
“Mesela şu an evlenmiş olsaydım kocamı yolcu edip geri yatardım. Sabahın 07.30’unda ne yataktan ne de evden çıkmak zorunda olmazdım.
Belki kahvaltı hazırlamam gerekirdi ama onu da zamanla azaltarak tamamen bitirirdim. Sonra sadece yolcu etmeye başlardım.
Zaten bir süre sonra da yalnızca beni öpüp giderdi. Ben de o saatte hiç yataktan çıkmamış olurdum.”
Koskoca ABD başkanı,
Bir savaşın içindeyiz, vatandaşın sağlık sigortasını, ücretsiz anaokulunu karşılamamız mümkün değil diyor.
Türkiye 500.000 konut yaptı,
Sağlık sistemi Amerika’dan 10 kat daha kapsayıcı.
Millet farkında değil.