Osmanlı Hanedanı, 15 milyon altın harcanarak Çırağan Sarayı’nı yaptırırken; Balkanlar’da savaşan askerlerimiz açlıktan ağaç kabuklarını yemek zorunda kalıyordu.
Hanedanın değil, halkın egemen olduğu Cumhuriyet’in değerini bilin.
Doğru mu bilmiyorum. Ama giderek teröristlerin dünyada en çok itibar gördüğü ülkelerden biri olmaya doğru ilerliyoruz...
Abdi teröristtir, askerlerimizin öldürülmesine vesile olmuş şerrefsizdir,
Apo alçak bebek katilidir,
PKK'lılar hain pisliklerdir,
Bir yasa ile Aklanamazlar!
Bu mesajda suç var mı?
Ebubekir Şahin’in RTÜK Başkanı olduğu dönemde akrabalarını kurumda yönetici yaptığını haber yapmıştım.
Haberden iki yıl sonra Şahin’in şikâyetiyle hakkımda “Kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçundan dava açıldı.
İddianameye göre “cevap hakkınızı kullanır mısınız?” diye arayıp mesaj attığım için Ebubekir Şahin mağdur olmuş.
Cevap hakkı kullandırmak, yani olayı taraflarına sormak gazeteciliğin ilk kuralıdır. Ve yine gazetecilik yaptığım için cezalandırılmam isteniyor.
Bunu da suçun DELİLİ diye savcılığa sunmuş
Dün sakal bırakıp camide vaaz veren Mossad ajanını izledik; bugün kusursuz Türkçesiyle Ankara'dan amedspor edebiyatı yapıp millete "insanlık dersi" verenleri izliyoruz!
CIA ve MOSSAD'ın ajandası değişmez, sadece kostümü değişir. Kimi dinin arkasına saklanır, kimi kitle psikolojisinin...
Yutana çok, anlayana net!
Gazeteci Timur Soykan,
Bodrum'daki evinin sitesinde komşularına sorun çıkaran eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan hakkında;
"Başka bir sınıf, ulaşılmaz bir sınıf olduklarını düşünüyorlar.
Siz vatandaşlardan çok daha üstün olduklarını, çok daha ayrıcalıklara sahip olmaları gerektiğini ve halkı istedikleri gibi ezebileceklerini düşünen bir şımarıklığın içindeler.
Neye benziyor biliyor musunuz? Şu içinde yaşadığımız sistemi, siyaseti, daha doğrusu rejimin özeti bunlar.
Bunlar boşuna çıkmıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nden transfer edilse bile bunlar boşu boşuna bu kalıplara girmiyor."
"Sokaktan alıp getirip MİLLETVEKİL YAPTIĞIMIZ insanlar…”
Yani, “Millet de kim oluyor? Sizi biz milletvekili yaptık.”!!!
KAFA bu!!!
Bu KAFA bu ülkede siyasi parti yönetiyor, milletvekilliği yapıyor!!!
Ve bu KAFA ile barış ve demokrasi aranıyor!!!
Ah Büyük Atatürk, sen ki; yoktan var ettin o meclisi, Kurtuluş Savaşı’nı yönetti o meclis, “Gazi” ünvanı aldı o meclis, Cumhuriyeti ilan etti o meclis, milli iradenin tecelligâhı o meclis…
Ne günlere kaldık Ey Gazi Hünkar…
#LaikÜniterUlusDevletimizDilBirliğimizBölünmezBütünlüğümüzTartışılamaz
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
AKP Hükümeti kamuoyunu aydınlatmalıdır!
📌Şu ana dek kamuoyu ile paylaşılan, Ankara'daki Pakistan büyükelçisinin de teyit ettiği üzere, Mekke İttifak Anlaşması'na ilişkin tek belge, bir sayfalık bildiriden ibarettir. Anlaşmanın askeri, teknik ve kurumsal yönlerini düzenleyen başka bir metin var mıdır?
📌Zira bu anlaşma, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan ilgilendiren, NATO'nun 5. Maddesi benzeri bir ittifak hükmü içermektedir. Buna rağmen, Anayasa'nın 90. maddesinin açık hükmüne aykırı olarak TBMM'ye getirilmemiş ve onaylanmamıştır. Bu, başlı başına anayasal bir ihlaldir.
📌Anlaşma metninde komiteler, sekretarya gibi hiçbir kurumsal yapıya dair hüküm bulunmamaktadır. Bu alt birimlerin hangi maddelere dayanarak kurulduğu sorusu belirsizdir. Tek bir uluslararası metin içinde bu denli kurumsal ve hukuksal belirsizliğin varlığı, anlaşmanın ciddiyetini de tartışmalı hale getirmektedir.
📌TBMM onayı olmaksızın anlaşmayı kurumsallaştırma çabası, Türkiye'nin imzalayacağı gelecekteki uluslararası anlaşmaların onay süreçlerini sakatlayacak bir yöntemin önünü açmakta ve iktidarın keyfî uygulamalarını dış politikaya taşımaktadır. Bu, iç politikada devam eden hukuksuzluk pratiğinin, dış ilişkilere sirayet etmesi anlamına gelir ve hukukun üstünlüğünü zedeleyen yeni bir aşamadır.
📌TBMM tarafından onaylanmamış, Resmî Gazete'de yayımlanmamış bir anlaşma metni uyarınca, bu metin yürürlüğe girmiş gibi İstanbul'da bir alt komite toplantısı icra edilmesi hukuka açıkça aykırıdır.
📌Uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri, bir anlaşmanın bağlayıcılığına ilişkin usul kurallarıdır. Bu metin, eğer uluslararası bir anlaşma niteliğindeyse, Birleşmiş Milletler nezdinde tescil edilmesi zorunludur. Ne var ki, bugüne kadar böyle bir tescil işlemi yapıldığına dair herhangi bir kamu kaydı bulunmamaktadır. Bu durum, anlaşmanın hukuki varlığına yönelik temel soru işaretlerini daha da derinleştirmektedir.
📌İttifak anlaşmaları, devletlerin güvenliklerini karşılıklı olarak birbirine kefil kılan metinlerdir. Bu anlaşma ile Türkiye'nin güvenliği, tedricen Ortadoğu'daki gelişmelere endekslenmekte ve dolayısıyla Türkiye, bölgesel çatışmaların doğrudan bir tarafı haline getirilme riskiyle karşı karşıya bırakılmaktadır.
📌Anlaşmanın hiçbir maddesinde, Türkiye'nin bu taahhüt karşılığında somut olarak ne kazanacağına dair bir açıklık yoktur. Stratejik belirsizlik, diplomaside güvenlik açığıdır.
📌Türkiye'nin yönünü değiştirmek isteyen iktidarın, izlediği siyasetin bir uzantısı olan bu anlaşmaya ve zihniyetine, bu millet izin vermeyecektir. Gizli taahhütlere, geleceğimizi ipotek altına alacak her türlü girişime karşı olduğumuzu açıkça beyan ediyoruz.
📌Türkiye Cumhuriyeti, şahsi tercihlerin veya kısa vadeli hesapların oyuncağı olamaz ve olmayacaktır.
Ulusal Serveti Geri Alma Ofisi* TÜRKİYE'nin İHTİYACI OLAN TAM OLARAK BUDUR
alttaki o skandalı yaratan Hafize Gaye Erkan isimli kadın (Leyla Alaton'un da tavsiyesiyle) müthiş yüksek aylık ve de ekstra yıllık para ödenerek TC Merkez Bankası'nın başına getirildi sonra sözleşmesi erken sonlandırılınca 2 yıl çalışmadan havadan müthiş astronomik maaşını almaya devam etti, yani bizim paramızı hak etmeden götürdü...
20 milyon emekli 23 bin lira maaş ile sürünürken....
Türkiye'de de Cumhuriyet Savcıları soruşturma başlatmalı. Adalet ve Ulaştırma Bakanlıkları devreye girmeli. Hayatını kaybedenlerin 26'sı, Kaptan, kaptan yardımcısı ve mağdur 267 yolcunun en az 200'ü Türk vatandaşı. Sadece bu gerçek bile Cumhuriyet Savcılarının soruşturma başlatması için yeterli.
3 gün geçti. Niye soruşturma yok?
DİKKAT! Ulan ne ahlaksız adamlarsınız! Panikle, Kıbrıs’tan sefer yapan tekneleri denetime başladınız. Yarın erken saatte Denizcilik Genel Müdürlüğü, Anamur’a çıkarma yaparak, KKTC’den gelen tekneleri denetime tabii tutacaklar. Denizcilik Genel Müdürü @unalbaylan panik içinde Yardımcıdı @Cankaya_Mstf panik içinde yola düştüler. Bu güne kadar denetimsiz iş yapanla hakkında hala bir işlem başlatılmadı. Yakın olarak takip etmeye devam edeceğiz… Bakan bey uyuma!… @a_uraloglu Arkanızdan film çeviriyorlar..
Ben ABD vatandaşı olup, bir iş için Türkiye'ye dönüp, o iş de başarısız olduğu halde Türkiye'de kalan birini hiç görmedim. Bu insanlar genelde hayatlarına ABD'de devam ederler. Hafize Hanım bir istisna. Bunun da sebepleri ortaya çıkıyor.
Hafize Hanım, ABD'de yaşasa kurallara uyması gerekecek, kendisine ayrıcalık tanınmayacak, sıradan bir vatandaş olarak hayatına devam edecek. Türkiye'de ise siyasi gücü sayesinde kanunlardan ve kurallardan istisna bir hayat yaşıyor. Bu üstünlüğü bırakıp ABD'ye dönmeyi elbette istemez.
🚨İnsan sorguluyor tabii…
Mesela ben; hayatımda bana onca kötülük etmiş insan varken, hayatımda bir kez bile elini sıkmadığım bir şahsı neden birinci sıraya koyup kin ve nefret beslediğimi sorguluyorum.
Dönüp şu fotoğrafa bakınca da insan ister istemez soruyor: Neden?
Benim gibi sorgulayan çok insan olduğuna eminim.
Peki mesele ne?
CHP’den YENİ Parti’ye geçişleri engellemek mi?
İnsanların tercihlerini, sorgulamalarını ve değişim arayışlarını önlemek mi?
İnsanın aklına her şey gelir. Bu kareleri gördükçe de gelecektir.
Kimse kalkıp da “nezaket” falan demesin…
“Ocağını yıkan” adama nezaket gösterilmez…
Sarı Öküz'ü verirsek sıra vatanın tamamına gelir‼️
📌 Kürtçe radyo/TV dediler izleyen yok‼️
📌 Kürtçe kurs dediler giden yok‼️
📌 Derdimizi anlatamıyoruz dediler; her gün TV'de bölücü propagandalarına maruz kalıyoruz, ses eden yok‼️
📌 Eşit değiliz dediler; Milletvekili, Başbakan, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı oldular engel olan yok‼️
Çerçeve Yasa'dan özerklik söylemlerine, anayasal hak taleplerinden federasyona kadar uzanacak olan o tehlikeli ve sinsi ajanda içerisinde, her tavizin bizi nereye götürdüğünü ve asıl nihai planı ilmek ilmek anlatan çok kritik bir analiz...
Parti farkı gözetmeksizin herkesin okuması gereken bir Kuvâ-yi Milliye çağrısı...
Mutlaka vakit ayırın 👇
Acele kamulaştırma; savaş, afet ve benzeri olağanüstü durumlarda başvurulması gereken istisnai bir yetkidir.
Madencilik faaliyetlerini genişletmek amacıyla kullanılması hem hukuka hem de kamu yararı ilkesine aykırıdır.
Geçtiğimiz günlerde polisin drone ile vatandaşları takip ederek içki içmemeleri konusunda uyardığı, ceza uygulamakla tehdit ettiği anlar sosyal medyada yayıldı. Kanunlarımızda içki içmek gibi bir suç yok, sarhoş olup başka insanlara huzursuzluk verirseniz para cezası var. Fakat olmayan suçu drone ile takip eden polis, konu gerçek suçlular olduğunda bulunamıyor. Sokaklar suçlu kaynıyor. Hükümet 2-3 yılda bir af çıkartıyor. Kimse güvende hissetmiyor. O sırada polis teknolojinin tüm imkanlarıyla içki içenlerin peşinde. Bu nasıl bir toplumsal düzen?