Doktoru hastaya, öğretmeni öğrenci ve veliye şikayet ettirdiniz. Eğitimliyi ezdiniz. Doktor dövebiliyoruzcular türettiniz. Şiddete zemin hazırladınız, gün geçtikçe arttı. Korumadınız, cezalandırmadıniz. Ne bekliyordunuz?
küçücükler ya o kadar küçükler ki daha hani oyuncakla oynasa yadırgamazsın… canını kurtarmak için camdan atlamış hastanede “çok şükür sadece bacağım kırıldı” diyor kendisini tutan müdür yardımcısına teşekkür ediyor… o küçücük kızın olgunluğu boğazıma düğüm oldu
Veliler kendi cocukları dokunulmaz olsun ama sınıfta da sorun cıkmasın istiyor. Kendi cocugu her ne suç işlerse hata yaparsa ceza almasın ama cocuguna zarar verenler en büyük cezayı alsın istiyor. Sınıfta sorun oldugunda problemin ilk cocuklarda degil öğretmenin sınıfı yöntememesinden biliniyor. Veliyi okula cagırdıgımızda dünyanın en mesgul insanı oluyor ama biz bir aramasına bakmayınca cimere şikayet ediyor. Çocugu ders çalışmıyor ama "öğretmen ödev vermiyor ki" oluyor. Sınavda düsük alıyor "öğretmen kagıdı düzgün okumamıs, benim çocuğuma takmıs" oluyor. Veli idareye şikayete geliyor "hocam idare ediver" oluyor. Biz uzun zamandır bunları haykırmaya calısırken öğretmenin yaz tatili oldugu icin kimsenin umrunda olmuyor.
Sürekli öğrenciyi korumaya yönelik düzenlemeler yaptınız. Veliyi memnun etme kaygısıyla öğretmenlerin otoritesini ve itibarını zayıflattınız. Öğretmenlerin emeği, fedakârlığı ve sorumluluğu yerine yalnızca tatili ve maaşı konuşulur oldu.
“Söylenecek söz yok” yok mu? Milli Eğitim Bakan yardımcısı olarak söyleyecek bir şeyiniz yoksa o zaman istifa etmeniz gerekmez mi? Söyleyecek sözü, yapacak işi olan otursun o makama.
Meslektaşımız Dr Enes Özel gece evinden gözaltına alındı. Gerekçe mizahi bir dille yaptığı boykot paylaşımlarda suç unsuru olduğu iddiası. Düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı gösterin. Enes Özel'i derhal serbest bırakın.
Ülke bu haldeyken, yaşıtım onlarca genç gözaltındayken hemcinslerim sorgu odalarında tacize uğrarken gündem dışı hiçbir şey görmek istemiyorum. Yok bölümmüş yok alıntıymış yok dizi fragmanıymış yok derbiymiş. Bunları takip eden arkadaşlarımız gözaltında. Uyanın, oyun oynamıyoruz.
Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
EY TÜRK İSTİKBALİNİN EVLADI!
İşte, bu ahval ve şeriat içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! 🇹🇷