📍AKP ve Erdoğan’ı defalarca yendiği için cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu’nun bugünki duruşmada söylediği tarihe geçen cümleleri sizler için özetledim:
— Benim helal bir diplomam var, gösteremeyeceğim bir üniversite arkadaşım yok!
— Ben üniversite arkadaşlarımla stadyum doldururum başkası tavla oynanacak birini bile bulamaz!
— Öfkem çok büyük sayın hakim. Öfkem artık saklanamaz bir vaziyette!
— Bir tane AK Partili belediyeyle ilgili hiç mi soruşturma olmaz?
— Bu ülkede artık adalet, 'istediğimizi vermezsen seni aylarca tutuklu yargılarız' şeklinde yapılıyor!
— Size soruyorum. Biz mi suç örgütüyüz, yoksa her davayı aynı bilirkişi ve aynı savcılarla kurgulayıp, sonra o isimleri ödüllendiren sistem mi suç işliyor?
— 1.5 milyar TL bir duruşuma salonu için harcanmış. Buna bu para harcanır mı? Bunu ancak gayrimenkule meraklı bir yargı mensubu akıl edebilir!
— Savcı sorguda bana 'Ekrem Başkan, kusura bakmayın, yarın siz Cumhurbaşkanı olursunuz. O zaman da siz bizi yargılarsınız' dedi.
— Ben de kendisine çok net bir şekilde şu cevabı verdim: 'Neden yargılanacağınızı düşünüyorsunuz? Suç mu işliyorsunuz? Siz kim, biz kim? Neyin tarafıyız? Biz bu ülkeye adalet gelsin diye mücadele ediyoruz. Bu düşünce bile başlı başına bir sorun! Ülkeye artık adalet gelmeli!
Sadece okuyup geçmeyin, bizler için bedel ödeyen bu insanın her cümlesini her yerde paylaşın.
EKREM İMAMOĞLU’NA ÖZGÜRLÜK!
Keçiören halkının iradesine gölge düşüren bu karar asla kabul edilemezdir.
Hemşehrilerimiz sandıkta açık, net ve tartışmasız bir tercih ortaya koymuş; Keçiören’in yönetimini Cumhuriyet Halk Partisi’ne emanet etmiştir ve bunu da özgür iradesiyle vermiştir.
Eğer Keçiören halkı bu ilçenin AK Parti tarafından yönetilmesini isteseydi, bunu sandıkta zaten açıkça ve tereddütsüz şekilde ifade ederdi. Sandık, milletin sözüdür; o sözün üstünde hiçbir gerekçe, hiçbir hesap olamaz.
Unutulmamalıdır ki;
Yetki millettindir.
Sandıkta alınan yetki, kişilere ya da kurumlara değil, doğrudan seçmene aittir.
Bu yetki bir emanettir; keyfi biçimde devredilemez, el değiştiremez, gasp edilemez.
Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin politikalarıyla ilgili tek bir şikâyeti dahi olmadığı gibi, konu her gündeme geldiğinde hakkında yaklaşık bir aydır ortaya atılan “AK Parti’ye geçeceği” yönündeki iddiaları da herkesin huzurunda kesin bir dille yalanlamıştır.
Binlerce partili, binlerce gönüllü; hiçbir karşılık beklemeden, gece gündüz demeden, inançla ve fedakârlıkla kendisinin seçilmesi için emek vermiştir. Ortaya konan bu karar, yalnızca bir siyasi tercih değil; o emeğe, o inanca ve o alın terine yapılmış açık bir saygısızlıktır.
Siyaset geçicidir; makamlar gelir geçer.
Ama bazı kararlar vardır ki, hafızalara kazınır.
Çünkü millet, kendisine yapılanı da
kendisini yok sayanı da
günü geldiğinde mutlaka hatırlar.
Markete uğradım. Bizdeki hayat pahalılığı asla yanlış ekonomi politikaları ile oluşabilecek bir hayat pahalılığı değil. Planlanarak, birilerini daha fakir birilerini daha zengin etme amacı güdülerek, bilinçli mahkum edildiğimiz bi hayat pahalılığı olabilir ancak bu kadarı.
Adalet ve bereket için, çocukların ve gençlerin özgür ve eşit yarınları için, milyonların adayı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük için imzalayabilir, dayanışmayı ve mücadeleyi büyütebilirsiniz.
https://t.co/3ZBXFB1KfZ
#Benimİmzam
İftiracı Aziz İhsan Aktaş’ın 23 şirketinden 16’sına kayyum atandı.
Ama dikkat edin:
Konkordatolu, borçlu şirketlere kayyum atanırken; milyarlık cirolu, iktidar ortaklı şirketler “özenle” dışarıda bırakıldı.
Kayyum dışı bırakılan şirketler kimlerin?
➡️ Aktaş’ın sevgilisi ve akrabalarının üzerine kurulan şirketler,
➡️ Enerji, otoyol, denizcilik üzerinden Cengiz ailesi ve iktidara yakın sermayeyle ortak olunan dev şirketler.
BİG Petrolcülük, Perla Denizcilik, Güven Elif Otoyol… Hepsi milyarlık gelir kapısı. Hepsi Cengiz ve Dölekli üzerinden iktidar bağlantılı.
Ve bu şirketlerde ne TMSF var ne kayyum!
Yani ne oldu?
Batık olanlar alındı, kâr edenler iktidara yakın ağlarda bırakıldı. İftiracının elde kalanlardan ettiği kâr ile başka şirketler kurdurup diğerlerini geri alabileceği kudreti korundu.
AKP iftiracısını da sermayesini de korudu.
Aktaş da iftiralarının ödülünü almış oldu.
Savcılık da “Dostlar alışverişte görsün” dedi.
En başından beri bu operasyonların tamamının siyasi saiklerle yapıldığını söyledik. Bu karar da bizi bir kez daha doğruladı.
ABD’de meşruiyet arayan iktidar hem halkın iradesine çöküyor hem de aklımız ile alay etmeye çalışıyor.
Mansur Yavaş basın toplantısı düzenliyor:
"Bu ülkede Gökçek ve ailesinin tümü yargılanmadan, hapse girmeden ve yaptıklarının hesabı sorulmadan asla adalet tesis edilemez"
https://t.co/YOU3CrhHlw