YÖK, üniversiteler, rektörler, dekanlar nerede?
Üniversite girişte puanlar sıfırlandı. Diplomalar hiç olmadığı kadar değersizleştirildi. Eğitim fakültesini bitirenler öğretmen, Hukuk‘u bitirenler avukat olamıyor. Sınav üstüne sınava giriyorlar. Neden hiçbir kurum verdiği diplomanın arkasında durmuyor?
Yapılan sınavlar ile üniversitede alınan eğitimin içeriği de farklı, uygulama biçimi de.
Çok daha önemlisi ilgili tüm kurumların örneğin MEB’in, YÖK’ün, üniversitelerin, fakültelerin, ÖSYM’nin barolarının, eğitimi sendikalarının, çalışan ve işveren örgütlerinin öğretmen, avukat, mühendis ya da farklı mesleklerde aradığı yetkinlikler çok farklı.
Her şeyden önce nasıl bir doktor, mühendis, öğretmen, avukat, ekonomist, gazeteci istiyorsak önce onda karar kılıp ona göre bir eğitim vermek gerekirken, en başta yapacağımızı en sonunda yapmaya çalışıyoruz ve içinden çıkamayıp elimize yüzümüze bulaştırıyoruz.
Meslek sahiplerini bir kez de sınavdan ve eğitimden geçirmek, daha önce yapılanları yok saymak, ciddiye almamak, üniversitelerce verilen eğitime güvenmemek anlamına gelir ki, işte bu noktada da verdikleri eğitimin önemine, kalitesine ve yeterliliğine inananların ayağa kalkmaları gerekir.
Peki siz bu konuda üniversitelerden “Bizim verdiğimiz eğitimi, yetiştirdiğimiz mezunlarımızı nasıl ciddiye almazsınız” diye isyan edene hiç şahit oldunuz mu?
Ya kendileri de verdikleri eğitime inanmıyorlar ya da yaşananlar umurlarında değil.
Her iki durum da kabul edilebilir bir davranış biçimi değil ve topluma rol model olması gerekenlere hiç yakışmıyor…
Eğitime yönelik bu şaşı bakış açısından artık kurtulmalıyız, başkalarını eleştirirken de çuvaldızının en büyüğünü önce kendimize batırmalıyız.
Batırmalıyız ki tencere dibin kara seninki benden kara söylemi ile hafife alınmayalım…
Dünyanın en iyi üniversitelerine baktığınızda dikkatinizi çeken en önemli ayrıntı mezunların aidiyet hissi oluyor.
Bizde ise bırakın aidiyeti, üniversite yönetimleri ile mezunlar arasında çok azı dışında diyalog bile yok!
Kabahatli olan da mezunlar değil onlara zerre kadar sahip çıkamayan üniversitelerdir, YÖK’tür, ÖSYM’dir, MEB’tir ve diğer ilgili kurumlardır.
Peki bu gidişat daha nereye kadar böyle devam edecek?..
Sınav Cumhuriyeti
İşsizlik aldı başını gidiyor. Okumanın ve okumuşların neredeyse hiç önemi
kalmadı ama biz hala diploma peşindeyiz. YKS, KPSS, ALES, TUS, YDS, DGS, DUS, YDUS, EUS, YÖKDİL, TR-YÖS ve ÖSYM, MEB ve diğer kurumların yaptığı onlarca sınava her yıl 10 milyonu aşkın aday giriyor!
Başvuran sayısında bu yıl da artı, eksi ufak oynamalar dışında değişen bir şey yok.
Sınavlara yönelik bu olağanüstü ilgiyi ne felaketler etkileyebiliyor ne de yaşanan diğer sosyo ekonomik sorunlar.
Hemen her yıl 10 milyonu aşkın çocuğumuz, gencimiz ve onlarla birlikte aileleri de bu yarışın mağdurları.
Sevineni, mutlu olanı çok az, hayatı ve geleceği kararan ise haddinden fazla.
Kendilerine başka bir seçenek sunulmadığı için de bu kısır döngü için de hep birlikte kıvranıp duruyoruz.
Oysa eğitimin amacı sınav köleleri yetiştirmek değil, yaşam standardı yüksek özgür bireyler yaratmaktı.
Geldiğimiz noktanın özeti ise şu:
. Eğitim bize özgürlük sağlayacaktı, Sınav Cumhuriyeti bizi 4, 5 seçenekle sınırladı.
. Eğitim bizi birey yapacaktı, Sınav Cumhuriyeti bizi köleleştirdi.
. Eğitim bize milli ve manevi değerleri kazandıracaktı, Sınav Cumhuriyeti her şeyi unuttururdu.
. Eğitim bize mutlu ve müreffeh bir gelecek vaad etti, Sınav Cumhuriyeti belirsizlik, kaos ve endişeye mahkum etti.
. Eğitim bizi her alanda donanımlı yurttaşlar olarak yetişmek için yola çıktı, Sınav Cumhuriyeti tüm adayları dar bir alana sıkıştırdı. Sanatı, sporu, sosyal
bilimleri yok saydı.
. Eğitim bize her yurttaşına eşit mesafede durmayı, herkesi eşit görmeyi öğretecek, adil bir kariyer hedefi sunacak, herkesin her makama gelebileceği bir ortam hazırlayacaktı, Sınav Cumhuriyeti'nin kazananı ise ne devlet, ne de millet oldu…
. Eğitim fikri hür, vicdanı hür nesiller için yola çıktı, Sınav Cumhuriyeti'nin hedefi birini sevindirirken diğerlerini değersizleştirmek oldu.
. Eğitimin Bayrak, Vatan ve Millet sevdası vardı, Sınav Cumhuriyeti değerler erozyonu yarattı…
Daha yüzlerce örnek sıralanabilir.
Sınavlar olmasın mı elbette olmalı ama tek seçenek o olmamalı!
Sınav odaklı eğitimden vazgeçip, üretim odaklı bir eğitime şimdi değilse ne zaman geçeceğiz?..
Gençlerimize hak ettikleri mutlu, huzurlu, önleri sonuna kadar açık bir geleceği şimdi değil de ne zaman sunacağız?..
2024-2025 eğitim öğretim yılı 1.dönem konu soru dağılım tabloları ilgili zümreler tarafından hazırlanmış ve aşağıdaki linkte yayımlanmıştır.
https://t.co/WodV2lF0Ch
🔊🔊🔊
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları Eğitici Eğitimi Kursu düzenlendi.
📅 16-20 Eylül 2024
📍Rize Çayeli Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü
Detaylar için ⤵️
https://t.co/ogyWCWKWzE
@tcmeb@Yusuf__Tekin@farukyelkenci
Ayağında top bile tutmak istemeyen Hakan çal…. denilen provokatörü hala sahada tutmanın ne faydası var.Gurbetçi denilen futbolculara milli forma verilmesin.Milli duygulardan yoksun olanlara bu forma yakışmıyor.
#Adana Dilberler Sekisi’nde 2. Kostüm Partisi gerçekleşti!🛶
Neden bütün fantastik olaylar Adana’da oluyor? Dünyanın en renkli şehri. Marvel evreni işine bak, esas evren burda. 😅
*ABİDE Araştırması*
📌8️⃣1️⃣ ilde,
🏫2️⃣7️⃣2️⃣2️⃣ okulda
👩🎓👨🎓yaklaşık 1️⃣3️⃣0️⃣ bin öğrencinin;
*Dört Beceride Türkçe Dil Sınavı*
📌4️⃣0️⃣ ilde,
🏫6️⃣5️⃣3️⃣ okulda
👩🎓👨🎓yaklaşık 1️⃣1️⃣ bin öğrencinin katılımıyla tamamlandı.
Detaylar⤵️
https://t.co/72qXugQKBk
@tcmeb@farukyelkenci
İl millî eğitim müdürlerimize yönelik düzenlenen programda Genel Müdür Kemal Bülbül, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde Ölçme ve Değerlendirme" konulu sunum yaptı❗
Detaylar haberimizde ⤵️
https://t.co/T1pGbwq0eh
📅 29 Nisan-03 Mayıs 2024 tarihlerinde 3️⃣6️⃣ ilimizde
🏢 1.046 okul, 2.103 şubede öğrenim gören
📖 4, 8 ve 10. sınıf öğrencilerinin katıldığı ABİDE Araştırması başarıyla tamamlandı❗
Detaylar ⤵️
https://t.co/pdVV69xARf
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin:
“Üniversite sınavında sorulacak soruların tamamı, öğrencilerimize dağıttığımız ders kitaplarından ve müfredattan çıkacak. Çocuklarımızın tedirgin olacakları hiçbir şey yok."
#KöklerdenGeleceğe#Yusuf__Tekin#tcmeb