Zamanın akışını kim okuyacaktır?
Görünürdeki sükûnetin altında kaynayan kazanların ateşini kim teşhis edecektir?
Müttefiklik sözlerinin arkasındaki samimiyet derecesini kim ölçecektir?
Dostluk beyanlarının satır aralarında saklanan menfaat hesaplarını kim fark edecektir?
Krizlerin gölgesinde kurulan yeni denklemleri, diplomatik tebessümlerin ardındaki soğuk hesapları kim görecektir; kim sabretmeyi bildiği kadar set çekmeyi, müzakere etmeyi bildiği kadar hakkını müdafaa etmeyi gösterecektir?
Cevap bellidir. O da Türkiye'dir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli
Varlığını “Türk Varlığına “ armağan eden iki Yiğit Vatan Evladı…
Sevgi,Saygı ve Minnetle.
Ruhunuz Şad Mekanınız Cennet Olsun….
#FerhatGedik 🇹🇷
#ErenBülbül 🇹🇷
Değerli Dava Arkadaşlarımız;
Milliyetçi Ülkücü Hareketin gücüne güç katmak, büyük bir aile olmanın coşkusunu hep birlikte yaşamak için sizleri kongremize bekliyoruz.
Kadıköy ile buluşuyor,
Kadıköylüler ile kucaklaşıyoruz...
Kongremiz hayırlı uğurlu olsun...
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı olarak #TeknOcak Teknoloji ve İnovasyon Festivalimize, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin teşrifleriyle başladık.
Reha Oğuz Türkkan... Türkçülük yaptığı için tutuklandı. 7 ay zindanda kaldı. Günlerce işkenceye uğradı. Beraat etti. ABD'ye gidip eğitimine devam etti. Yıllar sonra İnönü'yü ABD'de Rum ve Ermeni komitelerine karşı korudu.
Dağa çıkmadı. Terör saçmadı. Devlete düşman olmadı.
Gençlik yıllarımızdı…..
1 Mayıs 1977′de Taksimde meydana gelen olaylar sol içi bir çatışma, fraksiyonların hesaplaşmasıydı.
Osmanlı Türk Devleti sınırları içerisinde 1Mayıs ilk işçi bayramı 1909’da Üsküp’te,
1911’de Selanik’te, 1912’de de İstanbul'da kutlanmıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra ilk kutlama 1923’te yapılmıştır.
Sosyalizmin Dünya çapında parçalı yapısı birebir ülkemize de taşınmıştı.
Goşist, oportünist,revizyonist, reformist Maocu,sosyal emperyalist ,Sosyal Faşist,küçük burjuva ,feodal sosyalist, karşı devrimci,Sovyeti,Çinci,Enver Hocacı v.s. olarak birbirini suçlayan
bağnaz ve fanatik sol ,40’ın üzerinde fraksiyona bölünmüştü.
Bu fraksiyonlar bir taraftan Ülkücü-Milliyetçi Gençlere saldırırken diğer yandan da kendi aralarında güç ve kurtarılmış bölge kavgası yapıyorlardı.
34 kişinin öldüğü 1 Mayıs 1977 taksim mitingine katılan Tarihçi Prof.Dr. Halil Berktay olayın en yakın tanığı olarak yapmış olduğu biraz da mahçup itirafta:
“Ortada ne kanlı bir derin devlet komplosu ne de etrafa gizlenmiş keskin nişancılar vardı.
Sol, kendi rezilliğinden bir mağduriyet efsanesi çıkardı.” diyerek hakikati yıllar sonra tüm ayrıntılarıyla kamuoyu ile paylaştı.
Bu olay nedeniyle Türkiye’nin siyasal mücadele tarihinde büyük fay hatlarından biri oluştu.
1977 Yılı 1 Mayıs olayları 12 Eylül iddianamelerine girmiş, 80 Darbesinin gerçekleştirilmesindeki önemli kırılma noktalarından biri olarak gösterilmiştir.
Olaylardan sonra pek çok tutuklama gerçekleştirilmiş, fakat olayın failleri bulunamamıştır.
14 yıl süren yargılama sonunda kimse ceza almamıştır.
Yarım asır geride kaldı.
Ancak bir hukukçu olarak şu hususu hatırlatmak isterim.
İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı yoktur.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.