@gssen2025 1. Basamak KORUYUCU sağlık hizmetleri tam teşekküllü hale getirildi de bundan acil müdahale odasında el yıkama lavabosu bile olmayan, çoğu yerde yetersiz ekipmanla çalışan bizlerin mi haberi yok! #bizkimiz#bizneyiz
Aile Sağlığı Merkezleri’nde ANGARYA bitmiyor?
Evde Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği Yayımlandı.
Sağlık Bakanlığı, çok bileşenli bir sağlık hizmetiyle ilgili önemli bir değişikliği daha ‘ben yaptım oldu’ mantığıyla yürürlüğe koydu.
Sahanın fiili işleyişi dikkate alınmadan, hizmet sunumunun ana unsuru Sağlık Çalışanlarını temsil eden STK’ların dahil edilmediği her düzenleme gibi bu düzenleme de uygulama açısından önemli eksiklikler içermektedir.
23 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik, birinci basamak sağlık hizmetlerini evde sağlık hizmetlerine entegre etmeyi hedeflemiştir.
Ancak, yeterli ve uygun personel planlaması olmadan, hizmet ve iş yükü analizi yapılmadan, yalnızca kurum ve kişilere görev tanımlayarak yürürlüğe konulan düzenleme uygulanabilir olmaktan çok uzaktır.
Yönetmelikle birlikte, Aile Sağlığı Merkezleri’nde görevli sağlık personeline, evde sağlık hizmeti başvurularının değerlendirilmesi, taburculuk sonrası hasta takip ve tedavilerinin sürdürülmesi görevi tanımlanmıştır.
Mevcut uygulamada; gebe, lohusa, bebek, çocuk, yaşlı izlemleri, erişkin ve bebek, çocuk aşılamaları, kronik hasta takibi yanı sıra pansuman, enjeksiyon gibi eğitim, bakım ve tedavi içeren çok kapsamlı koruyucu sağlık hizmeti sunan Aile Sağlığı Merkezi personelinin, evde sağlık hizmetlerine bu haliyle entegrasyonu rasyonel bir yaklaşım değildir.
İlgili personelin, kayıtlı nüfusa aynı anda hem ASM’de hem evde hizmet vermesi fiilen mümkün olmadığı gibi her iki alanda da hizmet kalitesinin düşeceği açıkça ortadadır.
Halihazırda Aile Sağlığı Merkezi Çalışanlarının görev, yetki tanımı ve sınırlarındaki belirsizlikler sürerken, iş yükü ve gelir adaletsizliği had safhaya ulaşmışken, bütün sağlık kurumlarında yetersiz personel nedeniyle sağlık hizmetleri aksama noktasına gelmişken, doğru planlama yapılmadan yürürlüğe konulan uygulamanın gerçekçi bir sağlık hizmeti hedeflemediği açıkça ortadadır.
GÜÇ SAĞLIK SEN olarak Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin, mutlaka Hastane, Birinci Basamak Sağlık Kurumları ve Evde Sağlık Hizmetleri arasında kurulacak güçlü bir koordinasyonla sürdürülmesi gerektiğini savunmakla birlikte, düzenlemelerin bilimsel veriler ışığında ve tüm bileşenlerin mevcut işleyişi dikkate alınarak yapılması gerektiğini bir kez daha önemle vurguluyoruz.
Saha gerçeklerinden uzak, masa başı kararlarla oluşturulan sağlık politikaları, ana hedefe hizmet etmemektedir ve sürdürülebilir de değildir.
#evdesağlık #palyatifbakım
https://t.co/nsimUYhiRH
Güç Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası olarak, Aile Sağlığı Ebe ve Hemşirelerinin mali haklarını doğrudan etkileyen düzenlemelere karşı yargı yoluna başvurduk. Sendikamız tarafından, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nde yer alan bazı hükümlerin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay’da davamızı açtık.
Davada, Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan Ebe, Hemşire, Sağlık Memuru ve Acil Tıp Teknisyenlerinin ek ödeme ve performans sisteminin, kendi bireysel emek ve performanslarına göre değil; “aile hekimlerinin muayene sayıları ve performans kriterlerine” göre belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu vurguladık.
Söz konusu düzenlemelerin çalışanların kontrolü dışındaki unsurlara dayalı bir ücretlendirme sistemi yarattığını, bu durumun ise “performansın bireyselliği” ilkesini ortadan kaldırdığını belirttik. Davada ayrıca bir çalışanın tüm görevlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen, birlikte çalıştığı hekimin performansına bağlı olarak gelir kaybına uğramasının “kolektif cezalandırma” niteliği taşıdığı ifade ettik.
Başvurumuzda, mevcut sistemin yalnızca hukuka değil; aynı zamanda Anayasa’da güvence altına alınan eşitlik, mülkiyet hakkı, ücrette adalet ve angarya yasağı ilkelerine de aykırı olduğunu vurguladık. Özellikle performans puanlamasında kullanılan teknik kriterlerin karmaşık, öngörülemez ve çalışan aleyhine sonuç doğuracak şekilde kurgulandığına dikkat çektiğimiz dava ile birlikte, Aile Sağlığı Ebe ve Hemşirelerinin mali ve özlük haklarının korunması, emeğe dayalı adil bir ücretlendirme sisteminin sağlanması ve kamu personel rejiminde liyakat ilkesinin güçlendirilmesini talep ettik.
#birliktegüçlüyüz
Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan Ebe, Hemşire, Sağlık Memuru ve Acil Tıp Teknisyenlerine doktor muayenesine bağlı ödeme yapılmasının iptali için davamızı açtık.
Emeğe dayalı, adil ücretlendirme sistemi hakkımızdır. Hakkımızı alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.
🔴Doktordan pes dedirten savunma!
📌İstanbul'da mesaiye geç geldiğini öne sürdüğü hemşireye ağıza alınmayacak ağır küfür ve hakaretlerde bulunarak istifaya zorlayan doktorun kendisini, ''İki personel arasında basit bir tartışma, büyütülecek birşey yok'' diye savunduğu ortaya çıktı.
https://t.co/f7RRIofImM
@showanahaber Asm lerde düzeltilmesi gereken en önemli konu; aile hekimlerini işveren pozisyonuna düşüren uygulamalardan bakanlık bir an önce vazgeçmelidir. Cari giderin dr tarafından düzenlenmesi ve sözleşme ile işe alımlar iş barışını bozmuş, gücü birilerinin eline vermiştir.
⛔️GÖREVİ, ÜNVANI, POZİSYONU NE OLURSA OLSUN HİÇBİR ÇALIŞAN BAŞKA BİR ÇALIŞANA BU ŞEKİDE DAVRANAMAZ!
Aile Sağlığı Merkezi’nde bir Doktor görevi başındaki Hemşireye ağıza alınmayacak küfürler ediyor.
Geçmişte başka bir hemşire hanım aynı kişi tarafından darp ediliyor ve istifa etmek zorunda kalıyor!
Kurumda çalışan herkes tedirgin, korku içinde!
Şahıs, hakkında birçok şikayet olmasına rağmen diğer çalışanlar ve hastalar için tehdit oluşturarak çalışmaya devam ediyor.
Sağlık camiası için utanç verici bu tablodan; onlarca şikayete rağmen önleyici tedbir almayan,
sağlık kurumlarını iş barışını bozan, ucu açık yönetmeliklerle yönetmekte direten yetkililer sorumludur.
Yaşanan olayı şiddetle kınıyoruz!
Sürecin her aşamadında üyemizin yanında olduğumuzu kamuoyuna bildiriyoruz.
@RTErdogan@drmemisoglu@saglikbakanligi@halksagligigm
Bir çalışanın göreve başlayabilmesi için, başka bir çalışanın onayının aranması, iyi niyetli bir kurgu değildir.
Bir meslek grubunun onurunu, itibarını hedef alan bu uygulama; başta mobbing olmak üzere her türlü kişisel ve mesleki İSTİSMARA uygun zemin oluşturmaktır.
Geçmişte ve şimdi ağır örneklerini yaşadığımız bu durumların önüne geçmekle yükümlü Sağlık Bakanlığı, çalışanı kendi eliyle açık hedef haline getirmektedir!
Defalarca talepte bulunduk, değişinceye kadar vazgeçmeyeceğiz. Bunu kabul etmiyoruz!
Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının tamamı, kamu kurumlarında kamu hizmeti vermek üzere istihdam edilen diğer çalışanlar gibi, (ilk sözleşme dahil) amir/işveren pozisyonundaki ilgili kurumla sözleşme yapıp görevine başlatılarak, kişisel nedenlerden kaynaklanan keyfi, haksız talepler sebebi ile iş kaybına uğramaları önlenmelidir.
@RTErdogan@tcbestepe@drmemisoglu@saglikbakanligi@halksagligigm
DOĞRU SORU; BİZ BU ÜLKENİN SAĞLIĞINA NE YAPTIK? OLMALIYDI!
Bu övünülecek bir tablo değil.
Bu; bir ülkenin sağlık hizmetlerinin, sağlık yönetiminin ne kadar kontrolden çıktığının, ne kadar yönetilemediğinin tablosudur.
#SONDAKİKA#suriye
Çalışan sayısı ve ilk oturumda aldığı teklif göz önüne alınarak, İstanbul promosyon müzakerelerinin yenilenmesini talep ediyoruz!
#SağlıktaAdilPromosyon