Mustafa Varank, Yılmaz Özdil'in "NATO zirvesindeki yemekte içki içildi mi ?" sorusuna cevap verdi:
“İçilmedi.
Çünkü 28 Ağustos 2014 itibarıyla alkollü içecek ikramı kaldırıldı.
Bundan rahatsız olan bir tane yabancı devlet adamına da rastlamadım.
Misafir, ev sahibine tabidir.”
ALMANYA'YA ÇAĞRI:
O FABRİKAYI İSRAİL'E VERMEYİN.
NATO ÜYESİ TÜRKİYE'YE TAŞIYIN
İsrailli Rafael şirketi Alman Volkswagen'e ait dev fabrikaya el koyacaktı.
Burada Demir Kubbe üretecekti.
Katar, hissedar olduğu için,
İsrail ile yapılan anlaşmayı veto etti.
O zaman Almanya'ya bir çağrı yapalım:
Madem kapanma tehdidiyle yüz yüze.
O zaman bu fabrikayı niye,
NATO üyesi Türkiye'ye vermiyorsunuz!
İsrail'e değil Türkiye'ye taşımıyorsunuz?
Hem burada savunma alanında çok iş var.
Biz müttefik değil miyiz!
https://t.co/IxqcDQGgvr
Yılmaz Özdil:
NATO liderleri yemeğinde ne ikram edildiğini kalem kalem biliyoruz.
Peki, içki içildi mi kardeşim? İçki ikram edildi mi?
Trump ayran mı içti? Macron şerbet mi içti? Meloni şarap mı yudumladı?
Mustafa Varank:
İçilmedi. Çünkü 28 Ağustos 2014 itibarıyla alkollü içecek ikramı kaldırıldı.
Bundan rahatsız olan bir tane yabancı devlet adamına da rastlamadım. Misafir, ev sahibine tabidir.
▪️Trabzon Büyükşehir Meclisi’nde Deniz Göktaş tartışması:
📌Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç:
📌”Benim dini değerlerimle kimse alay edemez. Bunun özgürlükle, hürriyetle asla ama asla alakası yoktur.”
"İMAMOĞLU İLE YATTAYDIK"
Uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında ifade veren Portekizli model Tessy Ramos Correia, 2021'in yaz aylarında Antalya'da teknede Ekrem İmamoğlu ile birlikte olduğunu iddia etti. Correia, sanatçı Haluk Levent, Emir Sarıgül ve Vatan Bilgisayar'ın sahibi Hasan Vatan hakkında da iddialarda bulundu.
Türkiye'ye yerleşen Japon şef Kohey Muranaga :
"Japonya'da intihar oranları çok yüksek. Zengin ülke falan böyle düşünüyorlar ama kapıyı açıp baktığında insanlar intihar ediyor. Zengin olanlar da intihar ediyor.
Japonya’ya dönme biletim yok, Türkiye’den mezar yeri bakıyorum."
Aytunç Altındal:
-"Halk Partisi Türkiye'de taş üstüne taş koyamaz,yol yap desen yapamaz.
Ama on tane Halk Partili hukuk aracılığıyla Türkiye'yi karıştır desen karıştırır"
Ne kadar güncel değil mi?
Bugün Ayasofya Camii’nin hürriyetine kavuşma kararının alındığı gün bugün Sultan Fatih’in bedduasının üzerimizden kalktığı gün.
Bu vesileyle başta cumhurbaşkanımız sayın Receb Tayyib Erdoğan’a, dönemin Danıştay 10. Dairesi üyelerine ve emeği geçen herkese gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.
Şerefli Türk milletinin canıyla, kanıyla durdurduğu FETÖ’nün 15 temmuz darbe girişimine her kim “tiyatro” diyorsa;
-Namussuzdur
-Şerefsizdir
-Alçaktır
-Vatan hainidir
-FETÖ’cüdür…
-FETÖ işbirlikçisidir
Marketlerde 13-15 TL'ye satılan bir şişe maden suyu kafelerde ne kadar olabilir ki sizce? 40 TL? 50 TL? 60 TL? Hayır. Bu kadar olmaz gerçekten! Bunlar hep denetimsizlikten!
Yine CHP’lilerin göremediği ama Almanların gördüğü bir eser 👇🏼
Nato zirvesi için Ankara’ya gelen alman bir muhabir Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ni hayranlıkla geziyor..
🔴 Yeditepe Üniversitesi öğrencisi Mustafa Malo:
Pankartı ilk açtığımda karşımda oturan dekan ve öğretim üyesi olan hocamız çok sinirli bir tepki verdiler.
Dekan, sahne sorumlusunu yanına çağırdı aynı anlarda bir öğrenci de benim yanıma geldi.
“Pankartı gören gördü, kapat artık” dedi. Ben de "ifade özgürlüğüm" olduğunu nazik şekilde ifade ettim.
Bana "Rahatsız olanlar var, ortak alanda kimsenin rahatsız olduğu bir şey açamazsın" dedi.
Hükümeti eleştiren pankartlara itiraz edilmedi.
Soru:
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hediyesini (tabanca) açtığınızda aklınızdan ne geçti?
Kanada Başbakanı Mark Carney:
Hediyeyi hiç görmedim. Silahları benden uzak tutuyorlar.
Beklediğim bir şey değildi. Benim akçaağaç şurubu hediyem, Erdoğan'ın hediyesinin yanında sönük kaldı.
Cüneyt Özdemir Eczacıyı Yaylım Ateşine Tutmuş
“6 gün önce Financial Times'a yazı yazan Özgür Özel, NATO liderlerini uyarıp 'Erdoğan Rusya ve Çin ile ittifak yapabilir' diyen Özgür Özel,
Trump'ın Ankara'ya geldiği gün
'Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurmak zorundayız.” dedi.
NATO Zirvesi, Türkiye’de 24 yıl önce başlayan normalleşme ve demokratikleşme sürecinin yansımalarının da görüldüğü bir zirve oldu aynı zamanda.
Bu ülkede 22 yıl önce düzenlenen NATO Zirvesine ülkenin seçilmiş Başbakanının eşiyle beraber katılmasına izin verilmemişti..
Çünkü dönemin Cumhurbaşkanı öyle uygun görmüştü. Çünkü Başbakanın eşi başörtülüydü!! Ne büyük kusur!! Emine Erdoğan, Dolmabahçe’deki yemeğe Ahmet Necdet Sezer tarafından davet edilmedi!
Yani koca ülke kendi isteğiyle dünyaya “Benim milletim bu adama ülkeyi yönetme yetkisi verdi ama bunun bir önemi yok. Onu ciddiye almayın” diyordu. Hem de Cumhurbaşkanı düzeyinde bunu yapıyordu!
Peki Erdoğan nasıl bir yol izledi?
O da Topkapı Sarayı'nda liderlere özel bir yemek verdi ve onları Emine Erdoğan ile birlikte karşıladı..
Sezer o yemeğe katılmadı! Sezer’in çok öykündüğü Batılılar başörtülü bir lider eşine takılmıyordu ama Türkiye’nin Cumhurbaşkanı için bu büyük bir sorundu!
İnanması zor ama 22 yıl önce devletin dışarı verdiği görüntü buydu! Çift başlı, aralarında uzlaşmaz çelişkiler olan, millet iradenin hiçe sayıldığı bir ülke. Böyle bir devleti kim ciddiye alır?
Şimdi soru şu… 2004’teki Türkiye mi? 2026’daki Türkiye mi? Hangisi daha derli toplu, daha demokratik, daha devlet gibi devlet? Ve dünya genelindeki imajımız o zaman mı daha iyiydi, şimdi mi?