Bayrampaşa Belediyesi’nde adeta film gibi bir süreç yaşanıyor. Seçilmiş Belediye Başkanı ve bazı meclis üyelerinin tutuklanmasının ardından yeni bir seçim yapıldı. Ancak bu seçimde adayın isim–soyismi yanlış yazılınca oylar eşit çıktı ve kura çekimine gidildi.
Kura sonucu da yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Bu kez itiraz edildi; mahkeme kararıyla seçim iptal edilerek yeniden yapılmasına karar verildi. Fakat yeniden yapılan seçimde de aynı hatalar tekrarlandı.
Adayın isim ve soyismini doğru yazamayan meclis üyesi (!) kimse, tüm bu karmaşanın ve tartışmaların baş aktörü olmaya devam ediyor. İronik olan ise, adayın adını bile doğru yazamayan kişilerin belediyeyi yönetmeye talip olması!
Tutuklanmamın ve görevden uzaklaştırılmamın tek nedeni; AK Parti’ye katılma baskısına boyun eğmememdir. Takdir Bayrampaşalı komşularımızın ve Türk milletinindir.
30 yıl sonra Bayrampaşa’yı hizmetle buluşturduğumuz için, ben ve yol arkadaşlarım hukuksuz bir şekilde tutuklandık.
Ortada ne somut bir delil ne de geçerli bir hukuki gerekçe vardır. Tek suçumuz; baskılara ve tehditlere boyun eğmemek, doğrularımızdan vazgeçmemektir. İlkelerimizden, duruşumuzdan, tavrımızdan asla geri adım atmadık, atmayacağız. Boyun eğmeyeceğiz!
Sevgili Bayrampaşalı komşularım, bizler her koşulda Bayrampaşa için doğruları savunmaya, sizler için dimdik ayakta durmaya devam edeceğiz.
Ve bilinmenizi isterim ki; bu karanlık günler elbet geçecek, Bayrampaşa’da da, İstanbul’da da, Türkiye’de güneş yeniden doğacak!
Dersim değil Tunceli.
Amed değil Diyarbakır.
Roboski değil Uludere
Gever değil Yüksekova.
Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir,
ülkenin adı da Türkiye’dir, dili de Türkçe’dir!