şule gürbüz diyor ya, ‘her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.’ çünkü sınır, ruhun zırhıdır. herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.
“Sezar ölmedi mi?”
“Öldü.”
“Nasıl oynuyor o zaman.”
“Sezar oynamıyor ki ben oynuyorum.”
“Kimi.”
“Sezar'ı.”
“Sezar kimi oynuyor.”
“Sezar kimi niye oynasın öldü adam be..”
"son sürat giden bir trende oturuyor gibiyiz ve az ilerideki makasın doğru değiştirilip değiştirilmeyeceğinden kimse emin değil.”
-2024 türkiyesinden bihaber max weber (kaiser wilhelm'in siyaseti sorulduğunda verdiği cevap, 1889)
birine sahip olmadığı nitelikler, taşımayacağı anlamlar atfedip sonra bunun karşılığını veremediğinde onu suçlamak aşırı saçma. hayatta çoğu şeyde olduğu gibi bu konuda da çözüm, mesafe. yeteri kadar uzaklıktan her insan sevilebilir görünebiliyor. herkese yakından bakmamak lazım.