Bir ilişkiyi ayakta tutan şey büyük sözler değil, her gün verilen küçük emeklerdir. Dinlemek, anlamak, yanında olmak, hatanı kabul etmek ve gerektiğinde özür dileyebilmek… Sevgi emek ister, emek verilen sevgi ise zamanla kök salar.
İlişki aslında erkeğin kontrolündedir, erkek güven verirse kadın sorgulamaz, erkek net olursa kadın sorun çıkarmaz. Erkek, adam olmayı seçerse kadın da kadınlığını o adama adar.
Bir erkek sizi gerçekten önemsediğinde, üzgün olmanızı görmeye dayanamaz. Kavga ettiğinizde öfkeli olsa bile, onun için sizin duygularınız tartışmayı kazanmaktan daha önemli olur. Çünkü size olan sevgisi onu egosunu teslim etmiş bir erkeğe dönüştürür, kalpten düşünür. Egoyla hareket eden bir erkeğin sevgi merkezi aktif değildir. Sizi ağlarken yalnız bırakan ya da bilerek ağlatan bir erkek, egosuna sevgiden daha çok önem verdiğini gösterir. Sizi incitmek için bilerek sessizliği kullanır. Kendinizi kötü hissetmenizi ve siz haksız olduğunuzu kabul edip özür dileyene kadar her şeyi aşırı düşünmenizi ister. Ancak ego-kontrol dinamiğinden çıkmış ve sevgiye teslim olmuş bir erkek, aranız ne kadar kötü olursa olsun, gelip mutlaka ne hissettiğinizi sorar. İlişkide hala bağlantıda ve güvende hissetmenizi ister. Çünkü bir kadının kalbini ve hissettiklerini yüceltmenin ve korumanın, haklı olmaktan daha önemli olduğunu bilir
Bir kadın sorunlarını tek başına çözmek zorunda kaldığında partnerini çekici bulamaz. En zor kararları bile tek başına alan, tüm sorunları çözen, hayatının yükünü tek başına omuzlayan bir kadın bir süre sonra 'Bu erkek hayatımda neden alan kaplıyor o zaman?' diye sorgulamaya başlayacaktır. Kimya sadece birinin dış görünüşünü beğenmek değildir. Enerjisel uyumdur. Özellikle kadınlar kendilerini güvende hissetmediklerinde ve destek görmediklerinde partnerlerinden çok soğurlar.
Bir erkek, hayatındaki kadının zorlandığını izleyebiliyor ve hiçbir şekilde destek olmuyorsa, kadının gözünde çekiciliğini kaybeder. Çünkü hayatın yükünü paylaşmadığınız biri ile gerçek anlamda hayat arkadaşı olamazsınız. Sevginin yerini hayal kırıklıkları ve yorgunluk almaya başlayacaktır kuşkusuz.. O yüzden bir kadın olarak hayatınızı kolaylaştıran bir erkeği seçmelisiniz, başka türlü o aşkı ve uyumu sürdüremezsiniz.
Psikolojiye göre; Tepki verememek, duyguların yok olması değil; çok fazla duygunun aynı anda içeri hücum edip zihni kitlemesidir. İnsanın çığlık atması gereken yerde susması, ağlaması gereken yerde boş gözlerle bakması, ruhun o an acıyı hissetmeyecek kadar derin bir şok dalgasıyla uyuştuğunun kanıtıdır..
Insanın, herhangi bir ilişkideki emeğinin görülmemesi kadar can acıtıcı bir şey yok. sen; kendinden, zamanından, dikkatinden, rikkatinden, hevesinden, neşenden, uykularından veriyorsun. bir başkasının yükünü hafifletmek için kendi omuzlarına bile bile yeni yükler bindiriyorsun. ama bunun hiçbir kıymeti harbiyesi olmadığını görüyorsun. bütün bu yok sayılmaların bir insanı içten içe nasıl eksilttiğini tahmin bile edemezsin.