Öğretmenleri 5 yılda bir akademiye almak yerine, keşke akademisyenleri 5 yılda bir okullara gönderip öğretmenlik yaptırsalar.
Çünkü eğitim sadece kitaplardan, sunumlardan ve teorilerden ibaret değil.
Bir de sınıfa girip 35-40 öğrenciyle ders anlatmak, öğrenciyi motive etmek, veliyle iletişim kurmak, sınıf yönetmek ve eğitimin günlük sorunlarıyla yüzleşmek gerekiyor.
Teori bir yere kadar…
Eğitimin asıl gerçeği sahada, yani sınıfta.
Yeni bir kelime öğrendim: Müteferriç.
Gezdikçe ferahlayan, yürüdükçe derdini hafifleten kimse anlamına geliyor.
Sanırım hepimizin biraz müteferriç olmaya ihtiyacı var.
Nedense kanadı kırık kuş ile dervişin hikayesi aklıma geldi;
Bir derviş tarafından kanadı kırılan kuş, Hz Süleyman’a giderek dervişten şikayetçi olur. Hz Süleyman dervişe sorar:
-Neden kuşun kanadını kırdın?
•Ben ava çıkmıştım, o sırada bu kuşu gördüm. Yanına yaklaştım kaçmadı, bana teslim olacak diye düşünüp iyice yaklaştım. Tam yakalayacağım esnada kaçmaya çalıştı, kanadı kırıldı.
Hz Süleyman kuşa sorar:
-Neden kaçmadın?
•Dervişlik hırkası giymişti, zarar vermez diye kaçmadım.
Hz. Süleyman dervişin de kolunun kırılması hükmünü verir.
Kuş itiraz eder:
•Kolunu kırmayın, hırkasını çıkartın!
Onunla kandırıyor.
Bazılarının hırkasını sonsuza kadar çıkartmak lazım.
Bildiğim en güçlü protesto…
Norveç kurtulunca, Nazilere sempati besleyen Knut Hamsun’a ne saldırdılar ne de kitaplarını yaktılar.
Bir gün genç bir kız geldi ve Hamsun’un kitaplarını evinin önüne bıraktı. Sonra yaşlı bir adam. Sonra başkaları…
Derken insanlar ellerindeki Hamsun kitaplarıyla akın akın gelmeye başladı.
Hamsun bütün bunları penceresinden izliyordu.
Kimse bağırmıyordu.
Kimse hakaret etmiyordu.
Sadece kitaplarını geri veriyorlardı.
Kitap yığını büyüdükçe, halkına ihanet etmiş olan yazar küçülüyordu.
👉🏻Perran Kutman Anlatıyor
Amerika’da böbrek sancım tuttu. Taş düşürüyordum. Ambulans geldi. Avazım çıktığı kadar bağırıyorum.
İlk defa böyle bir ağrıyla karşılaşıyorum.
Bir yandan da “Anneciğim.. Anneciğim..” diye bağırıyorum.
Bunu Türkçe söylediğim için ağrıyan yerimi söylediğimi sandılar.
Birbirlerine bakıp “Acaba orası neresi?” diye soruyorlar
Ben, “Annemi çağırıyorum” dedim.
“Kaç yaşında kadın, bunun bir de annesi mi var, onu niye çağırıyor ki?!” dediler muhtemelen..
Biz böyle durumlarda “Anne” deriz.
Onlarda öyle bir şey yok ki; “Mamy.. Mamy..” diye ağlayan Amerikalı mı var?..
Evet, belki de “ANNE” bizim “AĞRIYAN YERİMİZ ..”
❤️❤️❤️
ANNE: HİÇ BİTMEYEN EN GÜZEL RÜYADIR
Mehmet Deveci
#AnnelerGününüzKutluOlsun ❤️
Gülse Birsel kalemine Sağlık
HADİ LAN!!
Karacıların komutanı tatbikat sırasında bir asker çağırmış. Asker:
-"Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş.
Komutanı yere yatmasını istemiş. Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş. Asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş. Komutan diğerlerine dönerek:
-"İşte cesaret" demiş.
Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker:
-"Emret komutanım" diyerek komutanının yanına gitmiş.
Komutanı helikoptere binmesini emretmiş. Asker helikoptere binmiş ve havalanmış. Daha sonra komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş, asker de emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş. Komutan da diğerlerine dönerek:
-"İşte cesaret" demiş.
Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve;
-"Emret komutanım" demiş. Komutan;
-"Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma" demiş.
Asker;
-"Hadi lan" demiş. Komutan diğer komutanlara dönerek:
-"İşte asıl cesaret bu" demiş.
....
Asıl cesaret ülkede yaşananlara, zulümlere, zamlara, yolsuzluklara, haksızlıklara katlanarak yavaş yavaş ölüp yok olmak değil, halkın düzenini bozup, kendi düzenini sağlayanlara "HADİ LAN" diyebilmektir...
Dokunulmaz öğrenciler yaratıldı.
Hep haklı veliler yaratıldı.
İstediği olmadığında cimere şikayet eden veliler,
Öğretmenin performansını mesai saatiyle ölçen cahil kitleler doğdu.
Ve uyum sağlayamayan,
Başarılı olamayan,
Kendini ayrıcalıklı gören çocuklar da bu suçları işledi..
#EgitimdeŞiddeteHayır
#EgitimdeŞiddet
#kahramanmaraş
Okullarda ilk sağlanması gereken, eğitim -öğretim değil, güvenliktir.
Güvenin ve güvende hissetmenin olmadığı hiçbir yer,durum,iletişim,ilişki; sağlıklı olmayıp, daha da zarar vericidir.
#EğitimdeŞiddeteHayır#güvenliokul
Öğretmenlik mesleğinin doğasını anlamayanlar, yapay zekayı bir son zannediyor. Oysa öğretmen sadece 'bilgi aktarıcılığı' yükünden kurtuluyor. Gerçek öğretmenlik şimdi başlıyor; çünkü "bilgiyi bilgeliğe" dönüştüren yegane güç, idol bir öğretmenin öğrencisinin ruhuna dokunuşudur.
Bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olan toplumdan öğretmen bıcaklayan topluma evrildiysek bu sadece öğretmenlerin problemi değildir #ÖğretmenSahipsizDeğildir
#ÖğretmenSahipsizDeğildir
"Öğrenciyi kazanalım" anlayışı ile öğretmen kaybettik. Eğitimin çerçevesi, disiplini, adaleti, saygısı olur ama bekçiliği olmaz.
Mekanın cennet olsun öğretmenim..