Fabian Hürzeler, kendisine oyun felsefesi sorulduğunda önemli bir noktaya değiniyor; oyunu anlayan ve çözümü kendileri üretebilen oyuncular.
🗣️ "Onlara, 'A'dan B'ye, B'den C'ye oyna' şeklinde kalıplar ezberletmek istemiyorum. Bence futbol fazla karmaşık ve gitgide daha da karmaşık hale geliyor.
Bu yüzden onlara gerçekten prensiplerle öğretmek istiyorum ve bu prensiplerle çözümü kendileri bulsunlar istiyorum."
Futbolda artık her şeyin ezbere dayandığını düşünsek de işler aslında öyle değil. Luis Enrique'nin de söylediği gibi anahtar, 'Rakip için tahmin edilemezlik, bizim içinse tahmin edilebilirlik.'
Bunu sağlayabilmek için gereken şey de karşılaştığı problemlere anlık çözümlerle cevap verebilen ve bunu kolektif olarak, yani benzer şekilde düşünerek yapabilen futbolcular.
Bugün Gary Lineker'in Brighton teknik direktörü Fabian Hürzeler ile yaptığı röportaj yayınlandı. Henüz hepsini izleme fırsatı bulamasam da önemli bir kesiti Türkçe olarak seslendirdim.
Alman teknik adam, oyuncuları dinlemenin ve onlardan geri bildirimler almanın öneminden bahsetmiş. Hürzeler, Brighton geçtiğimiz sezonun ortalarına doğru yaşanan kötü dönemi de oyunculardan aldığı yardımlar sayesinde aştığını söylemiş.
Kanser sebebiyle hayatını kaybeden Brest teknik direktörü Eric Roy'un eşi Loetita, eşinin herkesten gizlediği kanser hastalığı ve yaşadığı süreçler hakkında dokunaklı bir röportaj verdi.
"Brest'le sözleşme imzaladıktan 5 gün sonraydı. 'Karnım ağrıyor' dedi, kulüp doktoruna gitmiş. Doktordan çıktıktan sonra konuştuk, 4. evre pankreas kanseri olduğunu ve kurtuluş imkanı olmadığını söylediler.
Bana döndü, 'Birlikte savaşçı moduna geçiyoruz' dedi.
Çalışacağına ve Brest'le sözleşmesine sadık kalacağına karar verdik. Çok ağır bir kemoterapi geçirecekti. Bu karar sebebiyle doktorlar bizi biraz deli yerine koydu. Ama çalışmak onu ayakta tutacaktı.
Brest'te durumlar çok karışıktı. Eric, takımı küme düşmekten kurtarmak için göreve gelmişti. Takımın karşısına geçip 'Merhaba, kanserim ve belki de birkaç ay sonra öleceğim' dese bu iş yürümezdi. Karşısındaki çocuklar onun onları ligde tutacak bir kahraman olduğuna inanmalıydı.
Bu durumu herkesten sakladı. Başkan ve sportif direktör hariç. Onlar da endişe etmemesi gerektiğini, ihtiyaç duyduğunda kendine vakit ayırmasını istediklerini söylediler.
Hasta adam olmayı reddetti. Kimsenin acıma duygusunu ya da ayrılacağını istemedi.
Önce takımını yönetir, sonra da kemoterapiye giderdi. Geri kalan her şeyle ben ilgilenirdim. İşteyken beklediği tek şey benim gidip onu almamdı.
Arabaya binerdi ve yüzündeki maske düşerdi. İşini yaparken ve basın toplantılarına durumu idare eder, renk vermezdi. Eve geldiğindeyse gardı tamamen düşerdi.
Üç yıl boyunca hayatımız bu hastalığın etrafında döndü.
Sürekli yalan söyledim. İnsanlar bana 'Kocan çok yorgun görünüyor' dediklerinde ise 'Teknik direktörlük delice bir meslek' der ve geçiştirirdim.
İçinde şizofrenik bir his taşıyorsun. Yaşadığınız her şey korkunç ama bir yandan da bitmesini istemiyorsunuz. Bitmesi, her şeyin sonu anlamına geliyor.
Brest'teki son sezonunda neredeyse yürüyemiyordu. Varis çorapları giyiyordu. Futbolcuları onun tükenmiş olduğunu görüyordu. Taraftarların önünde Kamory Doumbia'nın onun kolunu havaya kaldırdığı görüntüler var. O esnada o kadar bitap düşmüştü ki... Her yeri ağrıyordu.
Ertesi gün Nice'e döndük. Aklındaki tek şey dinlenip yeni sezona başlamaktı.
Eve gelince çocuklarımızı aradım. 'Babanızın durumu kötüleşecek, eve gelmeniz gerekiyor' dedim.
Hala bana Brest'e dönmekten bahsediyordu. Sonrasında onu birkaç ay önce durumu çıtlattığı teknik ekibi ve takımdaki tecrübeli oyuncuları arayıp gerçeği anlatması için ikna ettim.
Son günlerinde çok acı çekiyordu. Aramızdan gidişi onun için de bizim için de bir kurtuluş, rahatlamaydı.
Bir ay boyunca gözümü kırpmadım. Çocuklarıyla konuşmak istedi. Onlara 'Hiçbir pişmanlığım yok. Tutkumu her zaman her şeyin önüne koydum ve beni mutlu eden de bu oldu' dedi.
Oğlum, ona 'Bize ayakta durmayı' öğrettin dedi. Kızım ise bağımsızlığı öğrendiğini söyledi.
Ben ise 'Hayatım, hayatlarımızı zirveye çıkardın. Artık bırak ve uç, çok yoruldun' dedim. Huzur içinde dinlenmesini istedim.
Hayatımın 37 yılını olağanüstü bir insanla ve inanılmaz bir babayla geçirdim.
56 yaşındayım. Onsuz geçireceğim yılları düşünmek istemedim. Onunla torun sahibi olmayı, torunlarımızla birlikte yaşlanmayı hayal ediyorduk.
Bazı çiftler bu tür sınavlarda birbirinden uzaklaşır. Bizim aramızda uçsuz bucaksız bir aşk vardı. Bu sınav bizi birbirimize daha da yakınlaştırdı. Onunla hiçbir şey asla kasvetli ve iç karartıcı olmadı."
Süper Lig Başlıyor!
Kurgusu, videosu, görseli ve metni ile benim için güzel bir tecrübe oldu. Yapım sürecinde Gemini, Firefly, Kling, Seedance 2.5, Suno ve Capcut kullandım. İyi seyirler!
Giresun'da selde kızlarını ve eşini kaybeden baba: "Kızlarım evimi görmeye geldiler, dün geldiler bugün gittiler.
20 senedir gelmemişlerdi ev yok diye. Napacağım ben?
Zekiye, çocuklarını toplayıp gittin, beni tek bıraktın.
Burçin kızım, sana ev yapmıştım.
‘Evin güzel olmuş, burada dururum' diyordun" sözleri yürek burktu.
Mahalleden bi dostum var, çok efendi çok düzgün çocuktur. Tahsili yok ama taşı sıksa suyunu çıkarır, elinden her iş gelir. Ara ara işsiz kaldığı dönemler de oldu, omuz verdik yol yürüdük. Şimdi güzel bir işi var.
Annesini kaybedeli 5-6 sene oluyor, geçen gün muhabbet ediyoruz öyle bir cümle kurdu ki aklımdan çıkmıyor. İhtiyaç olduğunda her zaman arabamızı veririz, işini halleder getirir. “Neye üzülüyorum biliyor musun” dedi, “o kadını hadi kalk gezmeye gidiyoruz diye dolaştıramadığım için, şöyle sahilde iki tur attıramadığım için, bir yaz tatiline götüremediğim için çok üzülüyorum”
Bazı pişmanlıkların adı insanın ihmali değil, hayatın insanın önüne koyduğu çaresizliktir. Ama sizin vaktiniz-imkanınız varsa sizi bugünlere getiren insanlarla çok daha fazla vakit geçirin, mutlu edin.
Bu abimiz kimdir bilmem ama gelir gider ilişkisini çok basit ve anlaşılır bir dille anlatmış. Özelikle toplumda erkek rolüne ek olarak değinmiş.
O yüzden biz erkekler hem maddi hem manevî hemde fiziki anlamda güçlü olmak zorundayız.
Başka bir seçeneğimiz yok. Ya hedeflerimize ulaşacağız ya da ulaşana kadar elimizden gelen mücadeleyi vermeye devam edeceğiz. Önemli olan, pes etmeden yolda kalabilmek.🫡
Emekli bir bakkal, devletin yıllardır fark edemediği bir açığı bularak eşiyle birlikte 26 milyon dolar kazandı.
Sonra bu olayı Hollywood filmine uyarlamışlar :D
Abimizin adı: Jerry Selbee
2003'te piyangoya ait bir broşür alıp normal bilgilendirme metnini okuyor.
Ancak o metnin içinde, devletin yıllardır fark etmediği büyük bir açık olduğunu keşfediyor.
Bu açık şu:
Jackpot 5 milyon dolara ulaşıp kimse büyük ikramiyeyi kazanamazsa, ödül havuzu alt ödül kategorilerine dağıtılıyor. Yani büyük ikramiye çıkmasa bile, daha az sayıyı doğru tahmin edenlerin kazandığı ödüller normalden çok daha yüksek oluyor.
Jerry bunu fark ediyor ve birkaç dakika hesap yaptıktan sonra şunu görüyor:
Yaklaşık 1.100 dolarlık bilet alındığında, istatistiksel olarak ortalama 1.900 dolar geri dönüş elde ediliyor. Yani her çekilişte yaklaşık 800 dolar beklenen kâr oluşuyor.
İlk denemesinde 3.600 dolar yatırdı ve 2.700 dolar kar etti. Sonra 8.000 dolar denedi ve ikiye katladı.
Bunun artık şans olmadığını anladı, belli ki tekrarlanabilen bir sistem var ortada.
Eşine anlattığında uzun süre sessiz kaldı.
Sonra şunu söyledi: “Ben de sayıları görüyorum.”
İkisi birlikte GS Investment Strategies adında bir yapı kurdu.
Ailelerini ve yakın çevrelerini de dahil ederek sistemi büyüttüler.
Rolldown haftalarında yüzbinlerce dolarlık bilet almak için kilometrelerce yol gittiler.
Motel odalarında saatlerce 360.000 bileti tek tek ayıkladılar.
Sonra ne oldu?
9 yılda yaklaşık 26.000.000 $ ciro.
Vergi sonrası 8.000.000 $'a yakın net kar.
Devlet bu süreçte 120 milyon dolar vergi geliri elde etti.
İronik olan kısım şu
Sistem herkese kazandırıyordu ama en çok kazananlar sistemi tasarlayanlar değil, onu matematikle okuyanlardı.
Bir eyalet yetkilisinin son sözü:
“Bu insanların yasal bir şekilde piyangoyu böyle yenebilmesi beni tamamen şaşırttı.”
Bu hikaye o kadar güçlüydü ki, 2022’de Bryan Cranston’ın başrolünde “Jerry and Marge Go Large” filmine uyarlandı
@uguraktan Pozisyon bilgisini inanılmaz zayıf buluyorum. Bana kalırsa takımı bozuyor, Bartuğ veya başka birisi herhangi biri daha iyi alternatif olur. Bu durumu Kerem ve stoper Yiğit için de düşünüyorum. Oyun bilgileri, pozisyon almaları, toplu Topsuz aksiyonlar facia seviyede üçünün de
2010, Sneijder Şampiyonlar ligi alıyor, Iniesta Dünya Kupası alıyor ama gol sayısı daha fazla diye Messi ballon dor kazanıyor
2011, Ronaldo Messi'den daha fazla gol atıyor ama bu sefer de Şampiyonlar ligi önemli diye Messi ballon dor alıyor
2012, Ronaldo Messi'den daha fazla kupa kazanıyor ama kural yine Messi için değişip gol sayısı fazla olduğu için Messi ballon dor alıyor
2019, Salah ve Van Dijk harika bir Şampiyonlar ligi sezonu geçiriyor, Alisson Becker hem Şampiyonlar ligi hem Copa America kazanıyor ama gol sayısına bakarak yine Messi’ye ödül veriliyor
2021, kural yine değişiyor, Lewandowski gol sayısı olarak lider ama Copa America kazandığı için ödül Messi'ye veriliyor
2023, 2010 yılında önemi olmayan Dünya Kupası bu sefer önem kazanıyor Ve Manchester City'de hem Premier Lig hem de Şampiyonlar Ligi kazanan Haaland yerine ballon dor Messi'ye veriliyor
2026 ⌛
-Dünya Kupasına gelene kadar = Ümit Davala saçı yapacak yok mu, Dünya Kupası'na gidiyoruz abi farklı imajlar tarzlar yapın
-Dünya Kupası ilk maç = 1 dk bile oynamadığı halde saçlarını ördürüp, bize sürpriz olsun diye de 3 gün idmanda bile saklayan adama yenilginin faturasını kesip linç ettik
@yavuzaf0@noopmedya Çekim yapan ekiplerinden biri eski askerim. Komutanım biz de anlamıyoruz ama gerçekten yiyor diyor. Günlük 5 saat falan spor yapıyormuş adam
Sevilla döneminde Emery’nin ekibinde çalışan İspanyol meslektaşımdan aldığım özel Emery detayları yıllardır aklımdadır. Özetlemek gerekirse; Emery futbolu bir hata minimizasyonu ve saf bir matematik oyunu olarak görüyor. Onun felsefesi; rakibin en ufak alışkanlığını bile deşifre eden takıntı seviyesindeki video analizlere, hatlar arasındaki mesafeyi milimetrik tutan geometrik savunma sadakatine, körlemesine değil yönlendirerek yapılan tuzak prese ve kağıt üstündeki dizilimleri bozan asimetrik merkez kalabalığına dayanıyor. Saha içi vücut açısına kadar müdahale eden bu mikro yönetim anlayışında tek bir kural var: Sisteme ve detaylara delicesine adanmışlık, aksi takdirde planın dışında kalırsınız. Ayrıca özel takım içi çözdüğü krizlere şahit ve özel iletişim yöntemleriyle çok kolay çözümleri olduğunu söylemişti. Bu kadar başarı tesadüf değil.
İstanbul’daki o muazzam finalde Freiburg’u devirerek Aston Villa ile UEFA Avrupa Ligi’ni kazanan Unai Emery, bu kupayı tarihte tam 5 kez müzesine götüren ilk teknik direktör olarak "Bay Avrupa" unvanını perçinledi.
İşte İspanyol taktik dehasının kariyeri boyunca kazandığı tüm şampiyonlukların dökümü:
Avrupa Kupaları (5 Kupa)
• UEFA Avrupa Ligi: 5 Kez
• Sevilla (2013-14, 2014-15, 2015-16) -> Üst üste 3 kez kazanan ilk hoca.
• Villarreal (2020-21) -> Manchester United'ı devirerek aldı.
• Aston Villa (2025-26) -> Kulübün 30 yıllık kupa hasretini bitirdi.
Fransa Dönemi - PSG (7 Kupa)
• Ligue 1 Şampiyonluğu: 1 Kez (2017-18)
• Fransa Kupası (Coupe de France): 2 Kez (2016-17, 2017-18)
• Fransa Lig Kupası (Coupe de la Ligue): 2 Kez (2016-17, 2017-18)
• Fransa Süper Kupası (Trophée des Champions): 2 Kez (2016-17, 2017-18)
🏆 TOPLAM: 12 Kupa
Emery, eleme turları ve tek maçlık finallerdeki o takıntı seviyesindeki mikro yönetim ve kusursuz "rakip analizi" mühendisliğini Aston Villa ile bir kez daha kanıtlamış oldu. Koleksiyonundaki 12 majör kupanın 5 tanesinin Avrupa Ligi olması, onun turnuva genetiğini özetliyor. Yani başarı tesadüf değil.
Jamie Vardy’nin futbolcu olma hikayesi ne öyle ya. Filmi izlerken tekrar hayran oldum başardıklarına.
Erkek gibi erkek. Zorluklardan mızmızlanmayan, her kötü olaydan kendisine yeni bir meydan okuma yaratan…
Çok büyük adam çok.