🇹🇷 İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılı kutlu olsun.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyoruz.
#9EylülİzmirinKurtuluşu
Beşiktaş’ın düşmanları iş başında.
Vlahovic’in PFDK’ya sevki tamamen futbol ADALETİ’nin hangi noktada olduğunun göstergesidir…
Şimdi soruyorum olayın içindeki Skriniar neden yok?? Bu olayda neden Dusan Vlahovic suçlu yaratılmaya çalışıldı???
İkincisi hakem bile demeye dilim varmayan Halil Umut Melerin yüz��ne baka baka F…k You diyen Archie Brown neden yok???
F…K you küfür olmaktan kalktı mı?
Beşiktaş’ın her yükselişe geçişinde bu tür olayları köpürtenler var…Gazetecisinden,futbol ailesi dediğimiz kesime kadar…
BEŞİKTAŞ bu ailenin mensubu değildir… BEŞİKTAŞ bunları unutmaz
#YandaşTffTaraflıSevk
Kauno Zalgiris Teknik Direktörü Zeljko Sopic: "Beşiktaş Stadyumu'ndaki atmosfere muhteşem demek zorundayız. Futbolculuk dönemimde; Dortmund'da 75 bin kişinin önünde de oynadım ama İstanbul'dakine benzer bir atmosfer daha önce hiç görmemiştim. UEFA Kupası'nda Galatasaray'a karşı oynamıştım, benzer bir atmosfer vardı ama dürüst olmak gerekirse Beşiktaş'ın stadındaki tam bir delilikti, çılgınlıktı. Oyuncularımın bu atmosferde nasıl mücadele ettiğini görünce çok mutlu oldum, çünkü bu hiç kolay değil. Gerçekten kolay değil."
Hasan İmamoğlu, İBB davasında savunma yaptı:
"Ben burada İBB Başkanı'nın babası olmaktan dolayı yargılan��yorum. Keşke olmasaydı demeyeceğim, çünkü memnunum.
İnandığım iki şey var; haram yememek ve çocuklara haram yedirmemek. Emekli maaşıma dahi el konuldu.
Bu mahkeme biraz enteresan. Dede, torun, baba üçü bir arada... Suçlar aynı, ticaret yapmak. Keşke bize zamanında ticaret yapmanın kanunsuz bir hareket olduğunu anlatsalardı, yapmazdık.
Maalesef Türkiye'de yalancılık geçim kaynağı oldu. İftiracılık, itirafçılık adı altında icra yapılıyor.
Ben çok daire aldım, 4 daire değil. Vatan Emniyet'e gittiğim zaman '3 daire aldın' dediler. 'Hayır, 4' dedim. Ben düzelttim onu. Daire alıp satmanın yasak olduğunu bilmiyorduk. Şimdi öyle bir hale geldik ki ne almak, ne satmak bize yasak.
60 yıllık bir ticaret hayatının bu kadar ayağa düşürülmesine üzülüyorum.
Artık bu mahkemelere gidip gele gele... Oğlumu izlemek bana hoş gelmiyor yani.
Suçlular suçsuz, suçsuzlar suçlu, iftiracılar itirafçı. Kendilerini aklayıp aklayıp çıkıyorlar."
Subay yemini okuyanMustafa Kemal askerleri affedilmedi ancak Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya yeminli Öcalan’ın teröristleri affediliyor. @zaferpartisi@zpgencresmi
Aktivist: “Yün zulümdür. Koyunlar rahat bırakılmalı.”
Çiftçi: “Nerede rahat bırakılmalı?”
Aktivist: “Bir yaşam alanında.”
Çiftçi: “Ne yaparak?”
Aktivist: “Sadece koyun olarak yaşayarak.”
Çiftçi: “Koyunlar on bin yıldır sürekli uzayan yün üretmeleri için yetiştiriliyor. Eğer onları kırkmazsam a��ırı ısınırlar, sinek larvaları derilerine yerleşir ve kendi yünlerinin içinde acı çekerek ölürler.”
Aktivist: “O zaman yün üretmeyen koyunlar yetiştirin.”
Çiftçi: “Yetiştirdik. Onlara muflon deniyor. Sardinya’daki kayalıklarda yaşıyorlar. Galler’deki bir tepede kırk dakika bile hayatta kalamazlardı.”
Aktivist: “Yine de hayvanları kıyafet için kullanmamamız gerektiğini düşünüyorum.”
Çiftçi: “Üzerindeki kazak neyden yapılmış?”
Aktivist: “…geri dönüştürülmüş polyester.”
Çiftçi: “Yani plastik. Her yıkamada mikro lif bırakıyor. O lifler filtrelerden geçip nehirlere, balıklara ve sonunda sana ulaşıyor. Kullanım ömrü bitince de yüzlerce yıl çöplükte kalıyor. Benim koyunumun yünü ise 18 ayda toprağa karışıyor ve bu bahar yeniden uzadı.”
Aktivist: “Ama koyun buna onay vermedi.”
Çiftçi: “Kırkım bittiğinde gözleri kapalı şekilde uzanıyordu. Sonra kalkıp tekrar otlamaya devam etti. Nasıl hissettiğini ona sormanı önerirdim ama şu an meşgul. Ve bence cevabını çoktan verdi.”