gelecek partisi, partinin feshedilmesi kararının almasının ardından dün delegelerin de oylaması ile parti resmen feshedildi. Partinin milletvekillerinden sema silkin ün, davutoğlu'nun son karesini paylaştı.
Yıllardır simit satarak geçimlerini sağlayan yaşlı çift, emekleriyle aldıkları daireyi Jandarma'ya bağışladı
📌Burdur'da uzun yıllar simit satarak geçimlerini sağlayan Hamit ve Raziye Özdemir çifti, yıllar süren emeklerinin karşılığıyla sahip oldukları Antalya'daki dairelerini Jandarma'ya bağışladı:
"Onlar güle güle kullansın, ben de huzur bulayım"
ORC Araştırma Şirketi tarafından 25-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında 49 ilde ve 11 bin 900 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen “Yerel Yönetimler Performans Ölçümü” araştırmasının sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı.
Araştırmanın sonuçlarına göre, Erzincan’ın ve Türkiye’nin unutulmaz efsane Valisi merhum Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu, Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, yüzde 57,8’lik başarı oranıyla Türkiye’nin en başarılı il belediye başkanları sıralamasında ilk basamakta yer aldı.
Sıralamada Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun ardından Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları yüzde 53,9 başarı oranıyla ikinci, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal yüzde 52,4 ile üçüncü, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı yüzde 51,5 ile dördüncü, Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ise yüzde 50,9 ile beşinci sırada yer aldı.
Ortaya çıkan sonuçlar, Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun görev sürecindeki yerel yönetim performansına yönelik kamuoyu memnuniyetinin yüksek olduğunu gösterdi.
Başkan Yazıcıoğlu, babası merhum Recep Yazıcıoğlu’nun Erzincan Valiliği görevinde bulunduğu dönemde eğitim hayatını Erzincan’da sürdürmüştü.
Gazi İdris Tuğunmuş. 2500 kg patlayıcı ile patlatıldıktan sonra üzerine 7 kurşun sıkılarak öldürülmeye çalışılan fakat ölmeyen Gazi.
Vücudundaki 5 litre kanın tamamını neredeyse toprağa akıttı.
Eminim ki, bunların hiçbiri Dün sabahki Led lambaların yakılarak, tavşan avlar gibi gazilerin Derdest edildiği şafak operasyonundaki aldığı darp sonucu oluşan, bu küçük yarasından akan kan kadar canını acıtmadı. "İdris'i Alın" diye bağrılan ortamda yapılan bu muamele sonucu akan bu bir damla kanın verdiği acının ne manaya geldiğini, varın siz anlamlandırın.
Ağrı Eski Belediye Başkanı Savcı Sayan : "Bizi tehditle SUSTURAMAZSINIZ
HODRİ MEYDAN !
Dün “PKK’nın silahından kurtardığımız bölgeyi, Apo’nun siyasi hâkimiyetine teslim etmeyelim” paylaşımımdan sonra, belediye başkanlığım döneminde olduğu gibi, yine Öcalan’ın çizgisinde hareket eden bazı çevrelerden tehditler gelmeye başladı.
Şunu herkes açıkça bilsin: Sizden korkan sizin gibi olsun!
Ağrı’da seçime yaklaşık 20 puan geride başladım, sandıkta yaklaşık 20 puan farkla kazandım.
Çünkü sizin gerçek yüzünüzü halka anlatma fırsatı buldum. İnsanlar baskının, tehdidin ve dayatmanın karşısında özgür iradeleriyle karar verdiler.
Eğer kardeşlik ortamının güçlenmesini, bölgenin huzura kavuşmasını istemeyen karanlık güçler ve yanımızda görünüp perde arkasında başka hesaplar, başka fırıldaklar çevirenler olmasaydı,ben sizi yalnız Ağrı’da değil, Doğu ve Güneydoğu’nun tamamında siyasi olarak bitirecektim.
Çünkü sizin en büyük korkunuz silah değil,sizin gerçek yüzünüzü bilen, halkın karşısına çıkıp korkmadan anlatan bir Kürt’tür.
Ben bu toprakların evladıyım. Kürdüm ve bununla gurur duyuyorum.
Ama benim Kürtlüğüm,
Türkiye’ye düşmanlık üzerinden tarif edilen bir Kürtlük değildir.
Ben ülkemi seven, bayrağına ve milletine bağlı, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkez’iyle bu ülkede yaşayan herkesi kardeş bilen bir Kürdüm.
Irkçılığa da mezhepçiliğe de ayrımcılığa da karşıyım.
Ben Sipkanlı (Sipki) Hacı Yusuf Paşa’nın torunuyum.
Ailemizin geçmişinde Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde bu ülke için sorumluluk üstlenmiş, fedakârlık yapmış dedelerim vardır.
Benim siyasi anlayışımın temelinde de bu miras vardır.
Devlete başkaldırı değil millete hizmet, kardeşi kardeşe kırdırmak değil kardeşliği büyütmek.
Silahlar gerçekten bırakılıyorsa, terör gerçekten sona eriyorsa bundan en fazla biz seviniriz.
Yeter ki artık hiçbir annenin evladı ölmesin, hiçbir askerimiz, polisimiz, korucumuz şehit olmasın,hiçbir Kürt genci dağlarda kaybolmasın.
Ama mesele, “Silahı bıraktım,şimdi bölgenin tamamını siyasi ve toplumsal olarak ben kontrol edeceğim” anlayışına dönüşecekse buna itiraz ederim.
Gençlik yapılanmalarıyla, kadın yapılanmalarıyla, mahalle mahalle örgütlenerek Doğu ve Güneydoğu’yu tek bir siyasi iradenin vesayeti altına almak,Kürtlerin tamamını bir kişinin veya bir örgütün tapulu malı gibi görmek kabul edilemez.
Kürtler kimsenin tapulu malı değildir!
Doğu ve Güneydoğu kimsenin özel mülkü değildir!
Kürtlerin iradesi ne silaha ne tehdide ne de tek adam vesayetine teslim edilebilir!
Bize nasıl yaşamamız, nasıl düşünmemiz, nasıl bir Kürt olmamız gerektiğini kimse dayatamaz.
Vicdansız, imansız, ırkçı, gelenek, görenek ve edebinden koparılmış,bölücü Kürt modelinize izin vermeyeceğiz..
İnancımızı, değerlerimizi, vatan sevgimizi ve kardeşlik anlayışımızı elimizden alamazsınız.
Benim mücadelem Kürtlerle değil, Kürtlerin iradesini ipotek altına almak isteyen anlayışladır.
Tehdit ediyorsanız bilin ki tehditleriniz düşüncelerimi değiştirmeyecek.
Bir canımız var,o da bu ülkenin birliği, kardeşliği ve çocuklarımızın geleceği uğruna feda olsun.
Dedelerimiz bu topraklarda kardeşliği ve vatanı savundu. Ben de bugün aynı kararlılıkla söylüyorum:
Silahı bırakın, terörü tamamen bitirin, demokratik siyasetin içinde herkes gibi mücadele edin,başımızın üzerinde yeriniz var.
Ama silahın gölgesini kaldırıp yerine başka bir vesayet kurmaya kalkarsanız karşınızda susan bir
Savcı Sayan bulamazsınız.
Tehdidiniz de baskınız da beni susturamaz.
KÜRTLERİ SİZE TESLİM ETMEYECEĞİZ.
KARDEŞLİĞİMİZİ SİZE BOZDURMAYACAĞIZ.
BU VATANI BÖLDÜRMEYECEĞİZ.
Elinizden geleni ardınıza koymayın.
HODRİ MEYDAN! "
Hiçbir izahı olmayan şeyler yaşıyoruz 👇
🔴 Sanık Abdullah Öcalan’ın, kurduğu PKK’yı aldığı kararlar, emir ve talimatlarla sevk ve idare ederek devletin hâkimiyeti altındaki toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemleri gerçekleştirdiğinin sabit görüldüğü belirtilerek, dönemin TCK 125. maddesi uyarınca ölüm cezasıyla cezalandırılmasına karar verildi.
🔴 29 Haziran 1999’da İmralı’da, Ankara 2 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 11. oturumunda mahkeme başkanı Mehmet Turgut Okyay hükmü açıkladı.
🔴 Abdullah Öcalan’ın dönemin TCK 125. maddesi uyarınca ölüm cezasıyla cezalandırılmasına karar verildi.
🇹🇷 Terör örgütü elebaşını Kenya'da paketleyip Türkiye'ye getiren Bordo Bereli komutan' Korgeneral Engin Alan'dır. 🇹🇷
Engin Alan, 1945 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Kara Harp Okulu’ndan mezun olduktan sonra Kara Harp Akademisi’ni tamamlayarak Kurmay Subay oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en seçkin birimi olan Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde yetişti.🇹🇷
1990'lı yıllarda Güneydoğu'da iç güvenlik harekâtlarında ve Kuzey Irak'a yönelik gerçekleştirilen devasa sınır ötesi operasyonlarda komando ve özel kuvvet unsurlarını sevk ve idare etti. 1999 yılında terör örgütü elebaşının yurt dışında etkisiz kılınarak Türkiye'ye getirilmesindeki kritik istihbarat ve operasyonel süreci Özel Kuvvetler Komutanı sıfatıyla bizzat kurguladı.🇹🇷
Sert disiplini, stratejik aklı ve vatan hizmetiyle TSK bünyesinde iz bırakan Engin Alan, Korgeneral rütbesiyle görevini tamamladı. 🇹🇷
dem'li hatimoğullarının gazetecinin 'İmralı' sorusuna yanıtı 👇
Yahu
1- ne "kürt sorunu ?
Böyle bir sorun olsaydı sen vekil olur muydun ?
2- kim kimle barışıyor ?
Dağdaki teröristle Kürt kardeşlerimizi bir tutmayın. Artık oluşturduğunuz algıyı Kürtler de yemiyor zaten.
Ay yıldızlı al bayrağımıza el uzatanın, ses yükseltenin, bu kutsal topraklarda hatası bedelsiz kalmaz. O şanlı hilale zarar vereceğini sanan sefiller, Türk adaletinin önünde hesabını verecektir. 🇹🇷
Yıllarca PKK terör örgütüyle mücadele etmiş, bacaklarını, kollarını, gözlerini, iç organlarını vermiş gazilerimize Ankara'da yaşatılanlar çerçevesinde gündeme getirmek istiyorum.
Dün sabah bir şafak operasyonuyla Güvenpark'tan çıkartıldılar, Gazi Uyum Evine götürüldüler. Oradan İçişleri Bakanlığı'na gitmek isteyince Bilkent’te yolları polis tarafından kesildi. Saatlerce bacakları ellerinde, asfaltın üzerinde beklediler.
Akşam, Genel Başkan Yardımcımız, Emekli Kurmay Albay Sayın Fikret Bayır'ın, Genel Başkan Yardımcımız Gazi Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz’ın da girişimleriyle ve ikna çabalarıyla, Gazi Uyum Evine geri döndüler.
Önce içeriye alınmayacaklarına dair ifadeler kullanıldı. Yine Fikret Bey'in girişimleri ve görüşmeleri sonunda Millî Savunma Bakanlığı, gazilerimizin orada geceyi geçireceklerini ifade etti. Ama sorun çözülmedi. Bu insanların sorununu çözmek zorundasınız.
PKK'lıları hapishanelerden serbest bırakırken gazileri yerlerde süründüremezsiniz.
Değerli Arkadaşım Filiz hanımın hesap karatma Cezası almış görünmez olmuş
Hesabına girip biraz beğeni yapalım arkadaşlar
@flz_yorguner 👇Takip etmeyen varsa takip tavsiyemdir