YAHU SİZ NEDEN BAHSEDİYORSUNUZ!
Mustafa Kemal'in lafı üzerine lafı da icraat da olmaz!
Bakınız Mustafa Kemal ne demiş;
"...Musul savaşmaya değmez..."
23 Mart 1923
Soru şudur.
Bir Heyula haline getirilen Sevr Anlaşması ile
Ankara ve İngilizlerin danışıklı olarak 16 Mart İstanbul işgali;
En fazla kime, nereye hizmet etmiş, kimi ve nereyi büyütmüştür?
Şükrü Kaya'nın 1938 yılında
Ulus Atatürk Heykeli'nde
izcilere hitap ettiği konuşmadan bir kesiti sizlerle paylaşmak istiyorum.
Haşa "Ey varlığımızı yaratan sevgili Atatürk" diyorlar!
Mustafa Kemal itiraf etmişdir ki Müttefik temsilcileri, Lozan'da Şeriat'ın ilgasını şart koşmuşlar ve M. Kemal de Hilafet-Şeriat rejiminin ortadan kaldırılmasını kabul etmişdir.
📅16/17 Ocak 1923
🗣️Mustafa Kemal, İzmit Kasrına topladığı yandaş gazetecilere açıklamalarda bulunuyor:
Adlî kapitülasyonları lağvettirmek hususunda müşkilât çekiyoruz. Herifler diyorlar ki; sizin yapacağınız kanûnlar fıkıh kitabı vs. dir.
Bugün Lozan konferansında ve cihanda Yeni Türkiye'nin bir kredisi varsa o da şekl-i sabıkı ilgâdan, imhâdan neş'et etmektedir.
📕Mustafa Kemal, Eskişehir-İzmit Konuşmaları (1923) [Doğu Perinçek, haz.], 1998, s. 162
Ayrıca bakınız:
1⃣ https://t.co/f4KHet3pPB
2⃣ https://t.co/cnqGUTxyn2
ONURSUZ LOZAN'DA ONUR OLMAZ
AŞAĞIDAKİ lavuk, yeminli bir yalancıdır. Tüm mesaisi yakın tarihin yalanlarını aklamak, ölü tanrısını müdafa etmekten ibarettir.
Zırva dan ibaret kitapları gibi aşağıdaki yazı da tamamen zırvadan ibarettir. Resmi tarihe göre Ermenileri biz 1920 sonbaharında yendik 3 Aralık 1920 de ise gümrü anlaşması ile doğu sınırını çizmişizdir.
Kazın ayağı ise hiç öyle değildir. Lozan'a verilen arada mecliste kıyamet kopmuştur. Vatanı satıyorsunuz gibi murahhas heyetine mebuslar yüklenmiş ve murahhaslar izahat verirken ikinci murahhas Rıza Nur Ermenistan konusunda şunları söyleyecektir. 👇
" Efendiler sonra Ermeniler yurt istediler. Çok münakaşat oldu veremeyiz dedik"
Resmi tarihe göre yerseniz üç yıl önce Ermeniler ile harp ettik onları yendik, doğu sınırını çizdik. Lakin o anlaşmaların hiç birinin hükmü yoktur. Ankara'da ki meclis paralel hükümettir ve dünyada hiç bir karşılığı yoktur. Üç yıl önce güya yendiğin Ermeni itilâf aracılığıyla senden nasıl olurda yurt ister hemde Van'dan.
Bu yalan kumkuması soytarı Lozan gibi bir onursuz barışa onur katabilmek için illaki olmayan sevrden bahsetmek zorunda. Sevr Osmanlıya kurulmuş, Ankara'da M. Kemal'in elini güçlendirmek ve hilafeti kaldırmak için ortaya atılmış taraflardan kimsenin imza etmediği bir paçavra dır. Zira güya sevrde bulunan Ermenistan maddesi iptal edilmiştir. Lakin kimse bunu sallamamış olacak ki lozanda önümüze yendiğimiz Ermeni meselesi yeniden sürülmüştür. Yendiysen, zafer de senin ise bu dayatmaya nasıl Rıza gösterdin de masayı terk etmedin. Masanın terki de tamamen hilafet'e bağlıdır.
Önceden Ankara ingiliz'e sözü vermiştir. Ama toplum önünde henüz kaldırıyoruz demeye kimsenin maçası yemiyordur. Yazdığı yazıda tek doğru var oda güya Bizim murahhas heyetinin " biz laik hukuk getireceğiz" beyanı dır. Lakin işin Garibi bundan yine meclisin ve milletin haberi dâhi olmayacaktır. İsmet mecliste bu durumu şöyle izah edecektir. 👇
" Halifenin her türlü hukukunu muhafaza ettik"
Lozan da İngiliz ve itilâf ile yapılan görüşmeler den kimsenin haberi yoktur. Millete hâlâ halifelik devam edecektir sözü verilmeye devam ediyordur. Bu dingil ise sanki tüm milletin haberi vardı, lozanda biz bunu yani laik hukuku kimseden saklamadan ilan ettik demeye getirmektedir.
İşin dahada fecaatı, lozan'a bunların ağa babaları vatanı peşkeş çekmeye gitmiştir. Bunu da 1969 İsmet açıkça itiraf etmekten çekinmemiş tir. 👇
" Lozan muahedesi imparatorluğun tasfiye edildiği muahede dir. "
Herşey ortada iken bu lavuk, vatanı müstemleke yapan Lozan gibi bir hezimete onur yükleyecek kadar çukur bir fikre sahiptir. Seviye belirtmiyorum , zira her hangi bir seviye bu dingil ve türevleri ne iltifat olurdu , o yüzden çukur diyorum.
Lozan'a verilen arada millet ve mebuslar kandırılmaya devam edilmiştir. Türkiye'ye müşavirler gelecektir. Lakin söylenen yalan azınlıkların haklarını korumak için dir. Oysa sonra memleket batılı efendilerine verdikleri söz mucibince laik olacak ve müslümanlar azınlık olacaktır. 👇
" Müşavirler yalnız ecnebilerin şikayetini alacaktır. "
Yaptığım alıntılar bizzat istiklâl harbini veren meclisten ve İsmet gibi birinin ağzından dır. İstiklâl harbinde vatan için can veren Şühedanın kanına lozanda masada ihanet edilmiştir.
Meclis kandırılmaya çalışılmış, kanmayacağı anlaşılınca Ali Şükrü bey şehit edilmiş, ardından o meclis kapatılıp yerine ikinci meclis geçmiş ve ülke müstemleke haline dönmüştür.
Aşağıdaki yalan kumkuması nedamet getirip, yalanları için bu milletten özür dilemezse çok yakında insan içine çıkacak yüzü dâhi kalmayacaktır.
Zafer bizim ise bunca komedi lozanda nasıl yaşandı?
Nasıl oldu da Ermeniler bile gelip senden itilâf aracılığıyla yurt istedi?
Nasıl oldu da biz laik hukuka geçiyoruz beyanı etti isek, mecliste yine hilafetin hakları korundu denildi?
#5816sayılıkanunkaldırılsın
Memba. 2 Mart. 1923 gizli celse zabıtları.
4 Mart 1923 gizli celse zabıtları
Seha l. Meray. Lozan tutanakları. Cilt 1. Önsöz SF. IX
Hind Hilafet Hareketi "Dar Görüşlü" Müydü?
Hindistan'da bile Türk yanlısı ayaklanmalar İngilizleri zora sokuyordu. Şerif Ali Haydar'a göre ise Hindistan'daki meşhur Hilafet hareketi sadece İngilizlere zarar vermesi için siyasi bir araç olarak kullanılıyordu. Üstelik bu hareket dar görüşlüydü ve İslam âlemine bir fayda getiremezdi.
🟫George Stitt, Son Mekke Emiri Şerif Ali Haydar Paşa Anlatıyor, 2018, s. 241
"Millî Sır" Programı, Bir Palavra Mı?
[Mustafa Kemal] Paşanın sonsuz bir mevki hırsı olduğu kesindir. Fakat nail olduğu her şeyin bir hesap sonucu olduğu hakkındaki iddiası doğru değildir: Olaylar ve rastlantılar bunlara yardım etmiştir.
📕Ahmet İzzet Paşa, Feryadım, 2017, c. 2, s. 191
ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİNDE CAMİ KIYIMI
Yıl 1966 dır. Tek parti diktasını 14 Mayıs 1950 de kaybeden chp ve İsmet paşa artık muhalefettedir. O tarihte İsmet akıl almaz bir yalan söyler. " Benim devrimde tek bir cami yıkılmamış, satılmamıştır" deyiverir.
Davamızın muazzez büyüklerinden Mehmet Şevki eygi üstad bunun üzerine haftalık neşrettiği istiklâl gazetesinden tüm yurda bir çağrı yapar. İsmet paşa devrinde yıkılmış, satılmış camilere şahitlik edenler bize müracaat etsin. Muazzam bir geri dönüş olur. Bunları haftalık istiklâl gazetedinde neşretmeye başlar. Lakin üzerinde dehşetli bir baskı vardır. Hemde günlük gazetesi dolasıyla istiklâl yayın hayatına veda etmek zorunda kalacaktır. Üç yıl içinde hocaya açılmadık dava kalmaz, edilmedik tehdit bırakılmaz.
Hoca 1969 da 1974 e kadar yurtdışında yaşamak zorunda kalır.
Bu arada geride kalan gazeteleri de süresiz kapatılır. Camiler ile alakalı dosyalar da buhar olur uçar gider.
Türkiye'de yüz yıldır Müslüman'ın gözünün içine baka baka canlı şahitlerinin hâlâ berhayat olduğu bir dönemde olanlar bunlardır. Binlerce cami yakılmış, yıkılmış, satılmıştır. Bunlar tefrika edilmeye başlanınca Kemalist irade her zamanki Yola başvurmuş ilim yerine, bilim yerine kanunlar ardına saklanmış ve dosyaları ortadan kaldırılmıştır.
Mehmet Şevki üstad, kurtarabildiği , istiklâl adlı gazetesinde neşrettiği bilgiler ile aşağıdaki kitabı vücuda getirmiştir.
Şayet erken Cumhuriyet devrinde hiç bir caminin başına bir hâl gelmemiş ise, hocanın isimlerini yazdığı camilerin tapu kayıtlarına bakılır ve hoca ilmi olarak susturulabilirdi. Hocanın ülkeyi terk etmek zorunda kalması bile esasen Kemalist iradenin ne denli büyük bir İslam düşmanlığı yaptığının kanıtı niteliğinde dir.
#5816sayılıkanunkaldırılsın
Memba. Mehmet Şevket Eygi. Yakın tarihimizde cami kıyımı. SF. 9. 10
“İLKE VE İNKILAPLAR”A İMAN DEVAM EDECEKSE… NİÇİN YENİ BİR “ANAYASA”YA İHTİYAÇ DUYUYORUZ?
Bu makale, etkili olması için yetkili olan Cumhurbaşkanımız üzerinden bir süre önce yazıldı. Ama ertelendi. Torba yasa taslağı ile “İlke ve İnkılaplar“ yeniden gündeme getirilince ve TBMM başkanlarından İsmail Kahraman Beyefendi’nin “Laiklik Anayasada Olmamalı/ Yeni Anayasa Dindar Olmalı” şeklindeki beyanı yayımlanınca gözden geçirerek yayımlama gereğini duyduk. Baştan sona okunmadıkça değerlendirme yapılmaması ricasıyla.
@MiratHaber
https://t.co/j6lEkzmYAQ
📅6 Mayıs 1920
✍️İngiliz yarı resmî The Times gazetesi:
Padişah Hükümeti ile Mustafa Kemal Hükümeti arasındaki mücadele danışıklı "kayıkçı kavgasına" benzemektedir.
[ÖFA şerhi: İngiliz, kendisine tezgâh kurulduğundan daima şüpheli. "Kayıkçı"ları hakikaten kavga ettirmeye uğraşıyor. Padişah taraftarı "kayıkçı"nın nakavt edilmesini istiyor. Damad Ferid'in bile M. Kemal'i el altından destekliyor olabileceğini göz ardı etmiyor, onun M. Kemal üzerine disiplinli müsellah kuvvet göndermesini engelliyor.]
Yıl 1935!
75 yaşında bir amca ve kadınların çocuklara Kur'an-ı Kerim öğretmeleri sebebiyle gözaltına alındıklarına dair evrak!
"Bana kimse atatürk ve atatürkçülük demesin ağzımı çok pis bozarım."
Kaynak; Devlet Arşivi
M. Kemal:
İnsanlık ve insanlık medeniyetini 3-5 bin seneye ve iki üç peygamberin çok nakıs ve cahilane sözlerine sığdıracak kadar dar kafalı insanlar değiliz.
Kaynak:
T.C Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Ve Askeri Tarih Daire Başkanlığı Arşivi ( ATESE ) / 1937
BAŞÖĞRETMEN & HARF DEVRİMİ ve ÖZEL KALEMİ, TTK İLK BAŞKANI TEVFİK BIYIKLIOĞLU
Görsel, Tevfik Bıyıklıoğlu'nun 1956 yılında 5. Tarih kongresinde el yazısı ile aldığı notlar.
Anlaşılan T. Bıyıklıoğlu, hayatı boyunca harf devrimini benimsememiş.
@SMEYDAN yalanlarınız bitecek mi?