Bir tv kanalında staj yapan arkadaşım vardı, bundan 25 sene öncesi için Fenerbahçe tesislerinde diğer takımların 2-3 katı basın mensubu olduğunu söylerdi, bunun sebebini de Fenerbahçe tesislerinde(ve kulüp binasında) her an haber değerinde bir gelişmenin, hatta bir skandalın yaşanma ihtimaline bağlardı. Söylediklerini kendi adıma teyit edebiliyorum çünkü Galatasaray’da son 30 yılda ‘rezalet’ seviyesinde patlak verebilecekken absorbe edilen ve bugün kimsenin hatırlamadığı çok hadise hatırlıyorum, mesela futbolcuların maaşlarının uzun yıllar geç ödenmesi, Fatih Terim’in ilk(ikinci de olabilir) sezonunda devre arasındaki Marmaris kampının otel parası çıkmayınca Marmarisspor’la maç yapılıp hasılatın kullanılması, Fatih Terim’in oyunculara cebinden para vermek zorunda kalması, 2005-06 sezonunda futbolcuların 6 ayı geçen alacakları için kulüple alakası olmayan şirketlerden toplanan hatır çeklerinin verilmesi. Bunlar gibi şu anki sorunsuz stadına gelinceye kadar çekilen çile ve yapılan saç baş yoldurtan hataları kemik Galatasaraylılar dışında kimse bilmez çünkü bunlar uluorta yerde konuşulmaz. “Ali Sami Yen stadı ömrünü tamamladı, bu yüzden yenilenecek” diye Olimpiyat Stadı’na taşınılması, Olimpiyat’ta işler sarpa sarıp para da bulunamayınca “Ali Sami Yen’in ömrünü tamamlamasına birkaç sene daha varmış” diye geri dönülmesi, artık ayakta duramayan eski açığın mecburen yıkılması, 6500 kişilik tribünün temelinin 1 senede ancak atılabilmesi ve neredeyse koca bir stadın inşaat süresinde tamamlanabilmesi gibi hadiseleri bilen çok az kişi var, keza Ribery’nin çok basit bir yönetimsel hata yüzünden bedelsiz olarak kuş olup Marsilya’ya uçması da öyle. Bunlar Fenerbahçe’de yaşansa her şeyin döküle saçıla afişe olduğu, bütün Türkiye’ye servis edilen sonsuz bir kaos meydana gelirdi, sorundan daha fazla sorumlular konuşulur ancak sorumlular hep en alakasız kişiler ilan edilirdi, dolayısıyla hiçbir sorun da çözülemezdi. Fenerbahçe haberlerinin medyada bir alıcısı gerçekten var ancak bunlar sadece Fenerbahçeliler değil. Fenerbahçe, Fenerbahçeli olmayanların günlük hayattaki streslerinden arınmak için makara malzemesi yaptığı bir eğlence aynı zamanda. Ben bunun sebeplerini daha önce de yazmıştım, en fazla sevilenin nefret edeni, “ayağa takılsa da bassam kahkahayı” diyeni de çok olur. Bunun büyüklük olup olmadığı ayrıca tartışılır, bana göre büyüklük subjektif kavramdır, herkesin gönlündeki takım kendine göre en büyüktür ancak bir gerçek var ki Fenerbahçe her anlamda Türkiye’ye fena halde benzer, bu yüzden eksik olmayan gerginlik ve baskı onu diğer tüm kulüplerden farklı bir camia yapar.
Siyaset camiasını ve tüm medyayı ayağa kaldırıp günlerce konuşup başsağlığı dilediğiniz abinizin pkk kongresinde baş köşede fotoğrafı var. Şehitlerimizin kemiklerini sızlattınız her biriniz. Şu fotoğraftan sonra biraz olsun utanmanız olursa ne âlâ
Sonuç ne olursa olsun Mourinho’nun tazminatını kasaya bırakıp pılınızı pırtınızı toplayıp defolun gidin bu kulüpten.
Yarından itibaren bu zamana kadar imza vermemiş tüm kongre üyeleri akın akın noterlere gidip 10 bini tamamlamak için imza versinler. İSTİFA İSTİFA İSTİFA!