Ne kadar garip. Yaklaşık bir asır önce de Kürtler'in Azerbeycan'da Kürt dili, kültürü ve sanatını teşvik için çalışmalar yapılmış ve dönemin Türkiye hükümetini bu durum rahatsız etmiştir.
Türkiye Başbakanlığı'na "Ermenistan'da ve Azerbeycan 'da Kürtler çoğalmakta ve yetiştirilmektedir" başlıklı 2 sayfa rapor yollanıyor. Raporun bir kısmı şöyle:
"Son zamanlarda ekalliyetlerin millî hars teşkilâtının ihyasına çalışılıyor. Bilhassa Azerbaycan’daki Kürtler arasında bariz bir şekilde görünüyor.
1931’de Azerbaycan Hükûmeti’nin teşebbüsü ile birçok harsî tedbirler alınmış ve teşkilâtlar yapılmıştır. Bu meyanda Kürdistan’da Kürtçe tedrisat yapmak üzere bir ilk mektep açılmıştır. Bu mektepte tedrisatın tamamen Kürtçe cereyan edebilmesi ancak 933-934 senesinde taht-ı imkâna girecektir. Karabağ’da Şuşa’da teknik mektebin bir kısmında hâlâ Kürt muallimleri yetiştiriliyor. Kürtler arasında da Latin hurufatını kabul etmek fikri uyanmıştır. Bu âna kadar Kürtçe üç kitap basılmıştır.
Bütün Kürt Sovyet teşkilâtları, partiler, cemiyetler, komsomollar, hücreler, hepsi Kürtçeye çevrilecektir. 1930’da Maarif Komiserliğince irtikâp edilen hatalar ve tutulan yanlış siyaset Lenin prensipleri dâhilinde düzeltilecektir."
Talat: "Ermenilerin dörtte üçünü zaten ortadan kaldırdık"
Ermenilerin soykırıma uğratılmasını haklı göstermek için öne sürdüğü gerekçeler, ABD'nin İstanbul Büyükelçisi Henry Morgenthau tarafından tek tek çürütülünce Talat Paşa şu cevabı verdi:
"Bunları söylemenin hiçbir faydası yok. Ermenilerin dörtte üçünü zaten ortadan kaldırdık. Bitlis'te, Van'da ve Erzurum'da artık hemen hemen hiç Ermeni kalmadı. Türklerle Ermeniler arasındaki nefret artık öylesine derin ki bu işi tamamen bitirmek zorundayız. Eğer bunu yapmazsak, onlar da intikam almanın planlarını yapacaklardır."
Soykırım siyasetinin en net ifadelerinden biri de budur.
Prof. Dr. Efe Çaman: “Kürtlere eğer anayasal statü vermiyorlarsa, Kürtlerle oynuyorlar demektir.”
Atatürk Kürt Paşası olsaydı, devletin adı da Kürt Cumhuriyeti olsaydı resmi dili de Kürtçe olsaydı, ‘Türkler ne mutlu Kürdüm diyene’ kabul edecekler miydi?
Kabullenin artık:
1) Türkiye bereketsiz bir ülke
2) Toprakları kıraç yer üstünde birşey yok
3) Yer altında da bir şey yok
4) Nüfusu yaşlanıyor
5) Coğrafi konumu önemini yitirdi
6) İnsan kalitesi düştü zira artık bilmediğini kabul etmeyen tahsilli ama cahil bir kitle var dahası bu kitle sabırsız ve beceriksiz
7) Hem devlet hem de millet müsrif
8) İnsanlar medeni cesaretten yoksun sürü ile hareket ediyor farklı olanı yok ediyor insan tiplerimiz seyreldi şehirli beyaz yaka nüfus müsebbibi
9) Basiretsiz ve tembeliz
10) İnsanımız çok rahatlıkla manipüle ediliyor
11) Mevzuatlarımız primitif
12) Ticareti bilmiyoruz
13) Sosyolojimiz kırıldı
Bunların 7si 28 Şubat sonrası oldu onun da coğrafi konum hariç hepsi bizim hatamız
Eğer ne olduğumuzu ve kapasitemizi bilirsek huzura kavuşuruz yoksa zaten sosyoloji kırıldı bundan sonra müdahale edilmezse sosyal çöküş
🟢 Tarihçi Ayşe Hür: “Türk Beyliği Sanılan Yapıların Birçoğu Aslında Kürt Beylikleridir”
👤 Tarihçi Ayşe Hür, yaptığı değerlendirmede Türkiye’de resmi tarih anlatısını eleştirerek, kamuoyuna öğretilen birçok bilginin tarihsel gerçeklerle örtüşmediğini savundu.
📌 Hür, “Türk beyliği sandığımız beyliklerin hepsi aslında Kürt beylikleridir. Bize öğretilen tarih çarpıtılmış.” ifadelerini kullandı.
🔖 Açıklamasında, resmi tarih anlayışının geçmişi farklı biçimde aktardığını öne süren Hür, bu yaklaşımın yapay bir ulusal kimlik inşasına hizmet ettiğini iddia etti.
@HurAyse
İbnü'l-Esir'in el-Kamil fi-Tarih adlı eserinin çevirisinde 4 yerde orijinalinde "Kürtler" olarak geçen kelimeler "Türkler" olarak tercüme edilmiş. Aşağıda metnin orijinal halini ve çevirisini görebilirsiniz .📍
Kürtlerin 4 bin yıldan fazladır Mezopotamya da (Urfa- Diyarbakır- Erbil hattında) yaşadığının ispatı:
10 . asırdan beri yazılmış 8 ayrı Klasik İslami Tefsir kitaplarında
"Hz. İbrahim'in Kürtlerden Atiye b. Ekrad'ın işareti üzerine yakıldığını" aktarırlar.
Hz. İbrahim yaklaşık olarak M.Ö 2 bin yıllarda yaşadığı kabul edilir.
Ve Hz. İbrahim'in yaşadığı ve yakıldığı yer Mezopotamya olduğuna göre,
Dolayısıyla Kürtler elimizdeki verilere göre en az 4 bin yıldır Mezopotamya da yaşayan bir halktır.
Kaynaklar:
Alûsî – Rûhu’l-Me’ânî – 1850
Taberî – Câmiu’l-Beyân / Târîh – 920
İbn Ebî Hâtim – Tefsîru’l-Kur’ân – 938
Sâlebî – el-Keşf ve’l-Beyân – 1035
Begavî – Meâlimu’t-Tenzîl – 1122
İbn Atiyye – el-Muharreru’l-Vecîz – 1147
İbn Kesîr – Tefsîr / el-Bidâye – 1370
Ebussuûd – İrşâdü’l-Akli’s-Selîm – 1565
Kanuni Sultan Süleyman Terörist mi Bölücü mü?
Kanuni Sultan Süleyman'ın Kürtler hakkındaki cümleleri:
"Noksan sıfatlardan münezzeh ve yüce olan Allah, İskender-i Zülkarneyn'e Ye'cüc Seddi'ni inşa etmeyi nasip ettiği gibi; benim korunan topraklarımdan (Osmanlı ülkesinden) Acem (İran) fitnesini defetmek için de Kürdistan'ı sağlam bir sed ve demir bir kale eylemiştir.
Allah'a binlerce şükürler olsun. Umulur ki çocuklarımız (gelecek nesillerimiz) gaflet ve ihmal gösterip Kürt emirlerinin (beylerinin) bağlılıklarını elden kaçırmazlar ve onlara lütuf ve güler yüz göstermekten geri durmazlar."
(Azîz Efendi 1632 “Kânûn-nâme-i Sultânî Li-Azîz Efendi” adlı risalesi)
Orijinal ifadeler: “Hak süphanehu ve teâla sedd-i Yecüc binâ etmeyi İskender-i Zülkarneyne müyesser etdiği gibi memâliki mahrûsemden fitne-i yecüci Acem define Kürdistanı bir seddi sedîd ve hisârı hadîd eylemiştir.
Allah’a bin şükürler olsun. Ümiddir ki evlâdımız gaflet ve ihmal ile ümereâi Ekrâdın tabiiyetlerini elden kaçırmayalar ve onlara iltifat etmekten geri durmayalar”.
Kaynak:
(Azîz Efendi (1632) “Kânûn-nâme-i Sultânî Li-Azîz Efendi” adlı risalesi, Berlin Staatsbibliothek, Preussischer Kulturbesitz, Orientabteilung (Berlin Devlet Kütüphanesi Doğu Bölümü), Nr. 227, Ms. or. quart 1209, Teil 11 (bölüm 11)’de kayıtlıdır; Osmanlı Tarihçisi Murphey, 1985: 33-36. Aziz Efendi’nin Risâlesinde Kürt Emîrleri (IV. Murad Dönemi, 1623-1640) Yıl 2019, Cilt: 10 Sayı: 1, 1 - 19, 30.05.2019 Feridun Bilgin
1965 yılında Urfa'da silahlı saldırıda öldürülen Kürt siyasetçi T-KDP Lideri Faik Bucak'ın 60 yıl öncesine ait ses kaydı çıktı
Bucak'ın ses kaydı Kürtçe...
Ünlü Tarihçi Araştırmacı tğrk Yazar Ahmet ANAPALI ;
Tunceli’nin adı Dêrsim’dir.
Tunç+el Dêrsim’e yapılan askeri operasyonun adıdır.
Zîlan Deresinde günlerce kan aktı.
Kürtler aç kalsın, açlıktan ölsün diye ekili alanlarını bombaladılar.
Sürülerini ve hayvanlarını bombaladılar.
Safevî Hanedanı’nın Kürt olduğu ve Firuz el-Kürdî es-Sincânî’nin soyundan geldiğini belgeleyen kaynak:
Kaynak: Safvetü’s-Safâ
Müellif: Tevekkülî b. İsmâil b. Hâc Muhammed el-Erdebîlî (İbn Bezzâz)
Telif tarihi: 1358
Yıllar yılı hurafe bilgilerle o Türk’tür bu Çepni Türkü’dür, diğeri Horasan Türkü’dür, öteki Kırım Türk’üdür diye diye etrafı zehirleyen, tarihi bükebileceğini sana Türkçüler yine babayı almış
Kürtlere ait tarihi Mimari eserlere ne oldu?
"1200 yıllık Kürtlere ait tabletlere ne oldu"
Kendisi bir Türk olan Tarihçi Prof. Dr. Bekir Biçer anlatıyor.
Sahtekar chemo Moğolların Kürdlerin tarihlerini çaldırtmadan önce Hurrilerin mitolojisi Teşup'u çalar "Anadolu 7 bin yıldır türk beşiğidir" palavrasını kullanır fakat tarih ve isim hatasının olduğunu bilmez.
MÖ 3.000 Hurrilerin zamanında Anadolu Hatti ülkesidir.