30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu toprakları vatan yapan tüm kahramanlarımızın aziz hatıralarınının önünde saygıyla eğiliyoruz.
Tarihte şundan daha taşşaklı bir laf yoktur...
“Amasyalılar, düşmanların Samsun’a yapacağı herhangi bir huruç harekâtına karşı ayaklarımıza çarıklarımızı çekecek, dağlara çekilecek, vatanı en son kayasına kadar müdafaa edeceğiz. Allah milletimize mağlubiyeti gösterirse, bütün evlerimizi, mallarımızı ateşe verecek ve vatanı bir harabe zara çevirerek boş bir çöl halinde düşmana bırakacağız.”
-Gazi Mustafa Kemal Atatürk
"Hacıanesti, mağrur komutan, neredesin, gel de ordularını kurtar"
"Neredesin" kısmından sonra başka şeyler de söylediğine yemin edebilirim ama ıspatlayamam...
"Efendiler; bu hitap münasebetiyle ufak bir noktayı tekrar edeyim.
'Efendiler' dediğim zaman başka yerde olduğu gibi burada da bunun medlûlü (anlamı) hanımefendiler ve beyefendilerdir."
İnebolu Türk Ocağı, 27 Ağustos 1925
Büyük Taarruz'un 2. günü
57'nci Tümen Komutanı Kahraman Albay Reşat (Çiğiltepe), hedefi Çiğiltepe’yi, Başkomutan'a söz verdiği saatte ele geçiremediği için hayatına son vermiştir. Verdiği sözü zamanında yerine getiremediği için onuruna yediremez ve yaşamına son verir.
-İstiklal Savaşı'nı kazandıran inanç ve ruh budur...
Rahmetle ve minnetle anıyorum...
#Reşatçiğiltepe
Yıldırım Kemal, 1898 doğumlu, İzmirli Türk evladıydı. 1919 yılında Harbiye'den mezun olmuş, ilk iş olarak Milli Mücadele'ye katılmak için Ankara’ya kaçmıştı. savaşın ilk yıllarında pek çok cephede görev yaptı. Büyük Taarruz’dan hemen önce yaralı olarak Konya’da tedavi görmekteydi. Taarruz haberini alır almaz hastaneden kaçtı. Bir köylüden emaneten at talep etti. Köylüye at için verecek parası yoktu. Bunun yerine bir kağıt verdi. Bu kağıtta parayı savaştan sonra ödeyeceğini vaad ediyordu fakat şehit olması halinde paranın alınabilmesi için babasının adres bilgilerini yazmıştı.
İşte Yıldırım Kemal bu atla birlikte derhal cepheye koştu. Muharebe sırasında Süvari Kolordu Komutanı Fahrettin Paşa’yı buldu ve ondan görev istedi. Fahrettin Paşa onu yaralı haliyle cepheye sürmek istemiyordu fakat Yıldırım Kemal o kadar istekliydi ki paşa onu kıramadı. Fakat Yıldırım Kemal’in bir talebi daha vardı. En öndeki birliklerde savaşmak istiyordu. Çünkü memleketi İzmir’e en önce girmek onun hayaliydi.
Fahrettin Paşa bu genç ve heyecanlı subayı isteği doğrultusunda ikinci alayda görevlendirdi. Aradan 2 saat geçtiğinde şehadet haberi geldi.
Yıldırım Kemal yunan ikmal hattını yok etmek için Küçükköy’deki tren istasyonuna yapılan baskına katılmış ve orada şehit düşmüştü.
İstasyonun adı Yıldırım Kemal oldu... Köyün adı da... Mezarı şehit düştüğü istasyonun bahçesinde gömülü.
Yıldırım Kemal İzmir’e varamamıştı ama Türk ordusu onun kanına yerde bırakmamıştı.
@sinanakcil Hayatında hiç uyuşturucu kullandın mı lan, adam gibi doğru dürüst cevap ver... 2 gram yüreğin varsa mertçe doğruyu söyler namertlik yapmazsın.
955 yıl önce bugün, Sultan Alp Arslan komutasındaki Selçuklu Ordusu, Malazgirt'te Doğu Roma'yı yendi. İmparator Romen Diyojen esir alındı.
104 yıl önce bugün ise, Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk Ordusu, işgalci Yunan'a karşı Büyük Taarruz'a geçti. Ruhları şad olsun.
"Her halde şunu kabul etmek lazımdır ki, hayat tabiatın dışından gelmiş değildir ve tabiatın üstünde bir nedenin eseri de değildir."
Kemalist Türkiye'nin 1931'den itibaren okullarda okuttuğu tarih kitaplarından Tarih I'de yaşamın başlangıcı şöyle anlatılıyordu:
"Hayatın Kökeni
Çizdiğimiz hayat zincirinin ilk halkasını sularda bulduk. Hayat; sıcak, güneşli, sığ bataklık suda çamur veya kum üzerinde başladı.
Oradan açık sulara, denize yayıldı. Bu köken, ilk oluşan denizlerin sahilleri boyunca uzanan göller ve bataklıklar olabilir.
Hayat Nasıl Başladı?
Fakat hayatın, dünya üzerinde nasıl başladığını henüz kesin olarak bilmiyoruz. Hayatın ince, sulu çamur şeklinde ve yarı hayat halinde, tabii koşullar altında başlamış ve sonra hissolunmaz surette, yavaş yavaş tamamıyla hayata mahsus vasıflar almış olması muhtemeldir.
Hali hazırda, dünyanın hiçbir tarafında dünyada hayatın oluştuğu milyonlarca sene evvel mevcut olmuş bulunan kimyasal ve fiziksel şartlar kalmamıştır. Bu sebeple şüphesiz yeniden başlayan bir hayat yoktur.
Her halde şunu kabul etmek lazımdır ki, hayat tabiatın dışından gelmiş değildir ve tabiatın üstünde bir nedenin eseri de değildir.
Hayat, tıpkı suyun buhar olması, bazı cisimlerin billur haline geçmesi, hararet tesiriyle toprağın ısınması gibi zorunlu bir tabiat hadisesidir ve ortaya çıkması için gereken tabii sebepler mevcut olduğu zaman kendiliğinden oluşmuştur.
İnsanın Atası
Gördük ki, hayat zincirinin son halkası insandır. Bu zincire göre insanın diğer memeli hayvanlar gibi, daha basit bir sınıfa ait atalardan geldiği kanaatine varılır.
Gerçekten genel olarak iddia olunuyor ki, insanın ve büyük maymunların ortak bir ataları vardır.
Bu ata dahi, daha basit şekillere sahip bir nesilden, ilk memeli hayvan cinslerinin birinden ayrılıyor. Bu memeli hayvan da bir çeşit yerde sürünen hayvandan ve nihayet bu da balıklardan geliyor. Bunların hepsi de ilk hayat şekli olan ilkel hücreye dayanıyor.
İnsanın bu şeceresi, insanın iskeletiyle diğer kemikli hayvanların iskeletleri arasındaki karşılaştırmalara dayanır.
İnsan doğmadan evvel, vücudunun geçirdiği pek garip safhalar vardır ki, onlar bilinecek olursa, bu iddianın sağlamlığını kabul etmemek mümkün olmaz."
(Tarih I: Kemalist Eğitimin Tarih Dersleri, Kaynak Yayınları, s. 5)
Menemen'de idam edilenlerden biri Josef Ben Hayim. Ben Hayim Menemen'de bir bakkal dükkanı işletiyor. Yapılan tahkikata göre Asteğmen Kubilay'ın parçalanırken alkışlayanlar arasında. Suçu aslında alkışlamak. Bir ülkenin itibarı ayaklar altına alınırken alkışlamak..
Mevcut şartlarda lokal etnik hezeyanlara kapılıp heyecanlananların unutmamaları gereken bir geçmiş var. Umarım anlaşılabilmiştir..
+15 Ağustos 1984 günü;
Kahpe PKK’nın "Türk varlığına" ilk kurşunu sıktığı ihanetin kanla başladığı gün oraya Diyarbakır'dan gönderilen ilk ekibin başındaki Bnb.olarak Eruh’taki ilk şehit J. Er. Süleyman Aydın’ın yanına diz çöktüğüm anı ve o masum yüzünü hiç unutmadım !
Narko terör örgütü PKK'ya taviz vermek ihanete de, uyuşturucuya da ortak olmaktır. Pkk'yı deskekleyip de uyuşturucuyla alakası olmayan kimse yoktur. Hem bu günümüze, hem yarınlarımıza düşman olanlara düşmanız!
#15Agustos1984Eruh
Narko terör örgütü pkk'nın bu askerimizi öldürdüğü güni kutladığınu biliyor muydunuz? O çerçeve yasaya imza atanlara da hatırlatın...
#15Agustos1984Eruh