“Türk Çocuğu Atalarını Tanıdıkça Daha Büyük İşler Yapmak İçin Kendinde Kuvvet Bulacaktır.” Ne mutlu Türk'üm Diyene ! Anlayamazsınız. Hayatın anlamı Galatasaray.
1949 Fulbright Anlaşmasını bilmeden Türk eğitim sisteminin bugününü anlayamazsın. Bu anlaşma sıradan bir kültürel değişim programı değildi. Türk Milli Eğitim Komisyonunun üyelerinin yarısının ABD'li (tabii ki Yahudi) olmasını şart koşan, Türk tarafının bu yabancı üyeleri reddetme yetkisini bile elinden alan bir metindir. Yani Türk çocuğuna ne öğretileceğine karar veren masanın yarısı Washington'dan geliyor.
Ardından 1953 Milli Eğitim Şurası geldi. Müfredat baştan aşağı yeniden yazıldı. Köy Enstitüleri kapatıldı çünkü orada üretilen zihin, sorgulayan, toprağa bağlı, kendi kendine yetebilen bir zihindi. Yerine ezberci, itaatkâr, diploma için çalışan bir model kuruldu. Ford Vakfı, Rockefeller Vakfı, RAND Corporation gibi kuruluşların Türkiye raporları arşivlerde duruyor. İsteyen bakabilir.
Bir toplumu köleleştirmek için zincir gerekmez, müfredat yeter. Çocuğa hangi tarihi, hangi sıra ile, hangi kahramanlarla öğrettiğinde o çocuğun yirmi yıl sonra kime oy vereceğini, neyi tüketeceğini, kime düşman olacağını belirlersin.
Bu, açık kaynaklı belgelerde yazılı bir politikadır. Gizli değil, sadece okunmuyor. Çünkü okumayı da onlar öğretti. "Türk-Amerikan dostluğunu kuvvetlendirecek bir adım" manşeti ile hayırlı bir iş olduğu öğretildi.
Tren biletleri İngilizceydi.
Demiryolları İngilizlerindi.
Su faturaları Fransızcaydı.
Şirketin adı "Compagnie des
Eaux de Constantinople"ydi.
Bankalar, işletmeler yabancılarındı.
Ecnebi aynı vergiye tabi değildi.
Anadolu Atatürk sayesinde Türkleşti.
Nefretin sebebi budur.
Vefat yıldönümünde Sabiha Gökçen'i anan, Türkçü haber sayfası Dürbün'ü takip edelim.
Kürtçü Rudaw'ın takipçisi 232 Bin.
Atatürkçü Dürbün'ün takipçisi 155 Bin.
El, birbirine nasıl sahip çıkıyor. Yüklenin dostlar Dürbün'ün takipçisi Rudaw'ı geçsin.
Türk milliyetçiliğinin en önemli iki ideologundan biri olan Ziya Gökalp'ı doğumunun (23 Mart 1876) 150. yılında saygıyla anıyorum. Sosyolojik analizleri, kültür temelli milliyetçilik anlayışı ve fikri tekamülü, İttihatçı kimliği ile tarihimizin en önemli fikir önderlerindendi.
@eczozgurozel Diyarbakır’a gönderdiği mesajda “Newroz piroz be” dedi. Kendisine Nevruz’un kadim Türk bayramı olduğunu ve Ergenekon’dan çıkışı simgelediğini, partisinin 6 okundan birinin Türk milliyetçiliği olduğunu hatırlatırım. Atatürk döneminde yapılan R. T. Burak tablosu:
Türk halkı yaratılalı, Türk kağanı tahta çıkalı Şandong kentine, okyanusa ulaşan olmamış. Kağanıma arz edip sefer ettirdim. Orduyu Şandong kentine ve okyanusa kadar ulaştırdım. 23 kenti ele geçirdi. Akıllarını başlarından alıp ortalık yerde yatar hâle geldiler.
Tonyukuk
#Tonyukuk
Kitabın amacı, ortalıkta dolaşan yalan yanlış bilgilerin aslının ne olduğu konusunda bir bilgilendirmedir. Türklerin kendi elinden çıkan metinler temel alınıp bilginin doğru şekli verilerek bu yanlışların daha fazla yayılmasına engel olmak için mütevazı bir teşebbüstür.
Ön sözden
"Önce milletim, sonra dinim" diyen milli mücadele kahramanımız Papa Eftim’i vefatının 58. yıldönümünde saygıyla anıyorum.
Aziz ruhu şad, hatırası sonsuz olsun.
İlber Hoca'nın vefatını büyük üzüntüyle öğrendim. Hiç emekli olmayan alimlerdendi. Yapacak daha çok şeyi vardı kuşkusuz.
29 yıllık bir tanışıklık ve dostluğumuz vardı. Hep yüksek şekerle yaşadı ve benim bu konuda kendime gelmemin sebebidir. Ruhu şad, mekanı cennet olsun!
Türk tarihçiliğinin adeta yaşayan arşivi gibiydi İlber Hoca... Kültürel ve tarihi mirasımıza hatrı sayılır katkılar yapmış, fikirleriyle akademide silinmeyecek izler bırakmıştır.
Vefatını derin üzüntü ile öğrendiğim Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.
Tarihçiliğimizin mümtaz ismi, Türk milletinin daima dikkat nazarıyla dinlediği muhterem hocamız İlber Ortaylı’nın vefat haberi bu mübarek günlerde yayınevimizin bütün mensuplarının neşesini gölgelemiştir. Hocamıza Tanrı’dan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı dileriz.