Her daim müspet harekete devam...
Cerbeze ile, demogoji ile, kin ile, öfke ile, beddua ile gönül verdiğimiz ve uğrunda o kadar fedakarlıklar yaptığımız hizmetimizi temsil edemeyiz. Yapılan zulümleri duyuralım ama eleştirdiğimize benzemeyelim inş.
Bir güzel insan daha ebedî âleme göç etti… Samanyolu Televizyonu Eski Yayın Yönetmeni, gazeteci meslektaşımız Hakan Şahinli kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum. Güler yüzü, vefası ve samimiyetiyle gönüllerde iz bıraktı. Rabbim makamını âli, mekânını cennet eylesin. 🙏
Sevgili Hakan Şahinli, her daim güleryüzlü, heyecanlı, kıpır kıpır ve aşkla, şevkle hizmet eden bir kardeşimizdi. Bir dönem sabah programlarını birlikte yapmıştık. Uzun zamandır görüşememiştik.
Bugün vefat haberini aldım. Çok sarsıldım… Hem de birkaç gün önce Salih Günal Hocamızı kaybettikten sonra bu haber bana daha da ağır geldi…
Rabbim, Salih Hocamızın da Hakan kardeşimin de taksiratlarını affetsin, mekânlarını cennet eylesin. İkisi de çok iyi insanlardı…
Ailesine ve sevdiklerine başsağlığı diliyorum.
Hizmet Hareketi’ni yeniden hedef alan gerçeklikten uzak söylemler ve on yıldır süren hukuksuzluklar üzerine zaruri bir açıklama: https://t.co/DBJeScnigt
Binlerce katılımcı Strazburg’da adalet için bir araya geldi.
Söz alan bir katılımcı: “Tutsak bebekler, anne-babasından ayrılmış çocuklar ve tüm mazlumlar için buradayım.”
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
Bu yıl 5. kez düzenlenen Strazburg Adalet Yürüyüşü etkinliği, devam ediyor.
Katılımcılar duygu ve düşüncelerini paylaştı: "Elimizden gelen bu. Bu etkinliği yapmak farz."
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
📍Bu yıl 5. kez düzenlenen Strazburg Adalet Yürüyüşü etkinliği, devam ediyor.
Katılımcılar duygu ve düşüncelerini paylaştı: " Elimizden gelen bu. Bu etkinliği yapmak farz."
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
Belçika Yabancılar Mahkemesi'nden Önemli Karar!
⚖️Belçika Yabancılar Mahkemesi (CCE), 13 Ocak 2026 tarihinde, Mülteciler ve Vatansızlar Genel Komiserliği (CGRA) tarafından verilen ret kararını iptal edilerek başvuru sahibi bir Türk'e mülteci statüsü tanınmasına karar vermiştir.
✅Başvuruya Konu Olay
Başvurucu Türk vatandaşı olup üniversite yıllarında cemaatle tanışmış, 2003-2007 yılları arasında Kıbrıs'ta cemaat evlerinde kalmış ve hareket bünyesinde görevler üstlenmiştir. Mezuniyetinin ardından Orta Afrika'da Cemaate bağlı okullarda öğretmenlik ve idarecilik yapmış, 2012'de Türkiye'ye dönerek Bursa'da bir özel okulda çalışmaya başlamıştır.
15 Temmuz sonrası çalıştığı okul KHK ile kapatılmış, kendisinin ve öğretmen olan eşinin çalışma izni iptal edilmiştir. Ağustos 2016'da evinde arama yapılmış ve ifadesi alınmak üzere Emniyete çağrılmıştır. Daha sonra başvurucunun pasaportu da iptal edilmiş, açtığı dava sonucu 2022'de yeniden pasaport alabilmiştir. Şubat 2024'te yasal yollarla Türkiye'den ayrılıp Makendonya ve Yunanistan üzerinden Belçika'ya ulaşarak, 28 Mart 2024'te iltica başvurusunda bulunmuştur.
✅Başvurucunun İddiaları
Başvurucu, cemaatle bağlantısı ve KHK ile çalışma izninin iptali nedeniyle Türkiye'ye iade edilmesi halinde tutuklanma, işkence görme ve kötü muameleyle karşılaşma korkusu taşıdığını belirtmiştir. 15 Temmuz sonrası çevresi tarafından dışlandığını, "terörist ve hain" olarak damgalanarak sivil ölüme mahkum edildiğini ifade etmiştir. Geçimini sağlamak adına bir gıda mağazasında çalışmak zorunda kaldığını, Ocak 2024'te ise özel güvenlik sertifikası alma talebinin KHK nedeniyle reddedildiğini söylemiştir.
Ayrıca, Orta Afrika'da birlikte çalıştığı bir meslektaşının itirafçı olduğunu öğrendiğini, Türkiye'deki cemaat operasyonlarının aktif olarak sürdüğünü belirtmiştir. İddialarını desteklemek adına cemaat okullarındaki çalışma belgelerini, Bank Asya hesap dökümlerini, sendika üyeliğini ve isminin geçtiği bazı ceza davası belgeleri ile iddianameleri sunmuştur. Son olarak Belçika'da da faaliyet gösteren FEDACTIO adlı kuruluşun faaliyetlerine katıldığını da belgelemiştir.
✅Belçika Göçmenlik Dairesinin (CGRA) Ret Kararı
CGRA, 23 Aralık 2024 tarihinde başvurucunun mülteclik ve ikincil koruma statüsü taleplerini reddetmiştir. Kurum, başvurucunun iddialarında Cenevre Sözleşmesi anlamında "haklı bir zulüm korkusu" ya da ciddi bir risk bulunmadığına hükmetmiştir. Ret gerekçesinde; 15 Temmuz 2016'dan sonraki 8 yıl boyunca başvurucu hakkında hiçbir adli soruşturma, gözaltı veya dava süreci olmadığı vurgulanmıştır. CGRA, ülkedeki resmi verilere dayanarak, KHK ile hakkında işlem yapılan kişilerin %65'inin (yaklaşık 98.800 kişi) adli soruşturma geçirmediğini ve başvurucunun da bu çoğunluk içinde yer aldığını belirtmiştir.
CGRA Ayrıca, başvurucunun eşinin tekrar öğretmenlik yapabildiğini ve kendisinin de gıda sektöründe iş bularak ekonomik sivil ölümü aştığını ileri sürmüştür. CGRA'ya göre, başvurucunun sunduğu belgeler eski tarihlidir ve kendisi doğrudan hedef alınmamıştır. En önemlisi, olaylardan 8 yıl sonra ülkeden ayrılması, başvurucunun işkence ve kötü muamele görme korkusunun güncel ve gerçekçi olmadığı şeklinde yorumlanmıştır.
✅Mahkemenin İptal Gerekçesi
Yabancılar Mahkemesi (CCE), CGRA'nın ret kararını yetersiz ve ülke raporlarıyla çelişkili bularak bozmuş ve başvurucuya mülteci statüsü vermiştir. Mahkemenin gerekçesinde yer verdiği hususların başlıcaları şunlardır:
🟧Mahkeme, başvurucunun "ülkeden geç ayrılmasını" CGRA'dan farklı olarak korkunun yokluğuna delil kabul etmemiş, genel ülke raporlarına dayanarak, Türkiye'de KHK'lıların pasaportlarına sistematik olarak el konulduğunu/iptal edildiğini ve bu nedenle başvurucunun 2022'ye kadar zaten yasal olarak ülkeden çıkmasının imkansız olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, ailesini finansal nedenlerle geride bırakarak tek başına ülkeden çıkmak zorunda kalması makul bir neden olarak görülmüştür.
🟦CGRA'nın "%65 soruşturma geçirmedi" argümanını da kabul etmeyen mahkeme, KHK'larla hakkında işlem yapılanların yaklaşık %35'inin soruşturmaya uğradığı gerçeğinin altını çizmiştir. Bu oran, başvurucu için "yüksek bir zulüm riski" anlamına gelmektedir. Zira Türkiye'de soruşturmaların geçmişe dönük şekilde açılabilmesi nedeniyle, o güne kadar dava açılmamış olması gelecekte açılmayacağı anlamına gelmemektedir.
🟥Mahkeme, olayların tek tek değil, bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Başvurucunun; Bank Asya hesabı, Kıbrıs'taki cemaat geçmişi, Afrika'daki cemaat okulu müdürlüğü, KHK ile çalışma izninin iptali ve meslektaşlarının dosyalarında isminin geçmesi gibi hususlar bir araya geldiğinde, "yüksek riskli bir profilin" ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır.
🟩Mahkeme, başvurucunun üniversite mezunu olmasına rağmen sadece bir markette çalışabilmesi ve güvenlik görevlisi sertifikası alamaması yanında, Türkiye'de cemaat mensuplarına uygulanan hesap açamama, mal satamama ve kamudan men edilme gibi hususlar, sosyal dışlanma ve sivil ölümün somut delili olarak kabul etmiştir.
🟨Başvurucunun Belçika'da faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu olan FEDACTIO'nun faaliyetlerine katılarak bağını sürdürmesi güncel bir risk unsurudur. Çünkü resmi, tarafsız ve güvenilir raporlara göre Türk makamları, yurt dışındaki cemaat mensuplarını da potansiyel tehdit görerek izlemekte ve baskı uygulamaktadır.
📌Sonuç olarak mahkeme; baskı ve zulmün doğrudan devlet eliyle yapıldığı bu durumda, başvurucunun kendi ülkesinde sığınabileceği güvenli bir yer bulunmadığını ve devlet koruması almasının imkansız olduğunu tespit etmiştir. Bu doğrultuda, başvurucunun iddiaları 'siyasi düşünce' kapsamında değerlendirilmiş ve Cenevre Sözleşmesi uyarınca mülteci olarak tanınmasına hükmedilmiştir.
🔗Karar Linki: https://t.co/EKClUfYdnB
ABD'nin Ankara Büyükelçiliği, AKP'li Mehmet Metiner'in turist vizesi başvurusunu Dışişleri Bakanlığı'nın referans mektubuna rağmen reddetti.
Gerekçe: ABD'yi ziyaret ettikten sonra ülkeye geri dönmeyi zorunlu kılacak bağlara sahip olduğunu kanıtlayamamak.
Gerçek yenilenme,
kök ve çekirdekteki safveti koruyarak,
verâset yoluyla geçmişten
süzülüp gelen bütün kıymetlerin,
hâlihazırdaki düşünce ve irfan
buğularıyla sentezleri yapılarak
daha yeni, daha berrak tefekkür
iklimlerine ulaşmaktır.
#ÇağlayanDergisi#FethullahGülen#Tefekkür #Yenilenme #İslâmMedeniyeti #Medeniyet
#İrfan
Duyuru: Kıymetli kardeşlerim yedi sene bir imam hatipte okunmadıysanız, bir sene yatılı bir Kur’an kursunda okunmadıysanız Kur’an-ı Kerim‘i talimiyle, tecvidiyle bilmek mümkün değil, mutlaka eksikleriniz oluyor. Çoğu arkadaşımızın durumu da böyle.+
İnsanca Duruş ve Lütfedilen İstidâtlar | Bamteli Yeni | M. Fethullah Gülen Hocaefendi
M. Fethullah Gülen Hocaefendinin 11 Kasım 2011 tarihinde yapmış olduğu ilk kez yayınlanan sohbeti.
Gergerlioğlu:
"Aile Bakanı Mahinur Göktaş cezaevindeki 891 bebek için “Onlar teröristlerin çocukları, Adalet Bakanlığı ilgilensin, bana ne” şeklinde ifadeler kullandı
Kulaklarım duydu bu lafları”
Ne güzel, oturumlar alındı. Vatandaş da olundu. Gıcır gır pasaportlar da var. Cemaate, camiaya ihtiyaç falan kalmadı. Şimdi tamamen sıyrılmak için vicdan rahatlatmak onun için de sivillerin askeri mekana “abilerin” emri ile darbe yapmaya gittiklerine inanmak gerekiyor.
𝐇𝐢𝐳𝐦𝐞𝐭 𝐞𝐝𝐢𝐩 𝐡𝐚𝐲𝐚𝐭ı𝐧 𝐫𝐞𝐡𝐚𝐯𝐞𝐭𝐢𝐧𝐞 𝐠𝐨̈𝐦𝐮̈𝐥𝐞𝐧𝐥𝐞𝐫!
Sıcak döşeklerinde hizmeti unutanlar. Şakayı ciddiye tercih edenler. Karşısında bulunduğumuz korkunç yangın karşısında meselenin ciddiyetine karşı teâmî yapan, göz yumanlar....
"Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, Birleşmiş Milletler Büyükelçileri ve diplomatları, gazeteci ve yazarlar, insan hakları savunucuları, akademisyenler ve sivil toplum liderlerinden oluşan 100 kişilik nezih bir topluluğu, Birleşmiş Milletler Kadın Zirvesi kapsamında düzenlenen iftar yemeğinde bir araya getirdi." @tr724com https://t.co/cSZMajEWO9
⏳ Zaman değişir, hakikat değişmez.
Everstar Studio’nun özel canlı yayın programında,
Asr-ı Saadet’e açılan bir kapıdan içeri adım atıyoruz.
Sahabenin izinden bugüne uzanan bu manevi yolculukta siz de yerinizi alın.
📅 18 Ocak 2026
🕰 İstanbul 21:00
🕰 Frankfurt 19:00
🕰 Londra 18:00
🕰 New York 13:00
🕰 Los Angeles 10:00
🔴 Canlı yayını buradan izleyebilirsiniz:
👉 https://t.co/YPLYEMAoCS
✨ Geçmişi hatırlamak için değil, bugünü yeniden inşa etmek için…
#EverstarStudio
#AsrıSaadet
#CanlıYayın
#ManeviYolculuk
#ZamanDeğişirHakikatDeğişmez
#ÖzelProgram