Emine Işınsu’nun aziz hatırasına, 21 kitaplık külliyatını yeni okurlarla buluşturmak için çekilişimiz var!✨
3 şanslı okura 21 kitap hediye 📚
Katılım için:
📌@bilgekultur hesabını takip et,
📌bu gönderiyi yeniden paylaş,
📌yoruma bir arkadaşını etiketle.
Son gün: 24 Mayıs
Şaka gibi. TRT’de yayınlanan Tozkoparan İskender dizisi için yapılan ahşap dekoru gerçek tarihi eser sanıp tescillemişler. İnşallah Şükrü Seçkin Anık’ın reddiyesini dikkate alırlar da bu trajikomik hatayı düzeltirler. https://t.co/vgG05TTcLa
BİR ÂLİMİN ARDINDAN
İlber Hoca Hakka yürüdü. Biliyoruz ki her canlı ölümü tadacaktır. Fakat üzülmemek mümkün değil.
Pazartesi günü ikindi namazı sonrası Fatih Camiinde kılınacak cenaze namazı sonrası defnedilecek. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Yıllarca bir dost, meslektaş olarak yurt dışında ve yurt içinde çeşitli etkinliklerde yer aldık. Gerçek bir vatansever, ama aynı zamanda objektif iyi bir tarihçimizdi ve yabancı bilim adamları onun olduğu toplantılarda hep çekingen davranır, ileri geri konuşamazdı. Yeri zor doldurulur.
Ancak vefatından sonra bazı kendini bilmez, üstelik Prof. titrini de taşıyan tarihçi sıfatlı boş kişiler, onu, yok siyonizmin adamı, yok namazla ilgisi olmayan, kötü bir tarihçi gibi ahlâksızca kötülemeye çalışıyor.
Altın altındır. Yere düşmekle değer kaybetmez. Ama eşeğe altın semer taksan da eşektir. Kedi uzanamadığı ete mundar dermiş. Bu gibiler, İlber Hoca’nın toplum nezdindeki sevgisine ve uluslararası camiadaki itibarına ulaşmaları bir yana, onun insanlığına ve inancına da ulaşmaları da mümkün değildir.
Buna bizzat şahit olmuş biri olarak söylüyorum. O inancını reklâm olsun diye yerine getiren bir kişi değildi. Ankara kalesindeki Selçuklu camileri imamları ve cemaatleri onu iyi tanırlar. O, birlikte kendisiyle namaza gidenlere Uludağ lokantasında yemek ısmarlardı.
Bugün maalesef ona iftira edenler, hem insanlık, hem de ilim adına bir utanç âbideleridir.
Yazık. Ölmeden yüzüne konuşamayanlar, ilmî acziyetin ne denli mensubu olduklarını gösteriyorlar.
İlber kardeşim. Senin ortaya koyduğun eserler, insanların doğru bilgileri öğrenmelerine vesile olarak amel defterinin kapanmamasını sağlayacak, iftira eden ve sırf ideolojilerine hizmet eden güruh için ise, huzur-ı mahşerde, insanlara gerçekleri anlatmadıkları için en ağır cezayı hak edeceklerdir.
Ruhun şâd, mekânın Cennet olsun. Nurlar içinde yat.