Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye..
Kağıthane'de işten dönen kadın fiziki ve sözlü tacize uğradı.
— Kadının çığlıklarını duyan ailesi ve şüpheliler arasında kavga çıktı.
— Kaçan şüpheliler polis dronuyla yakalandı.
— Kadın, 3 aydır takip edildiğini söyledi.
— Şüphelilerin cinsel taciz suçları da olmak üzere toplam 7 suç kaydı olduğu tespit edildi.
— İfadelerinin ardından serbest bırakıldılar.
“İki gün araçlarımızı çok zorunlu olmadığı sürece kullanmıyoruz. Hiçbir şekilde 48 saat yakıt satın almıyoruz.” dememenizin bir sebebi var mı? Boykotun gücüne vakıfsınız.
Değerli Yurttaşlarımız;
Bu gece itibarıyla motorinin litre fiyatı 100 lirayı aşmış olacak.
Bu 100 liranın 20 lirası ÖTV ve KDV’den oluşacak.
2009’da tedavüle giren 100 liralık banknotumuz, o gün 40 litre mazot alıyordu. Bugün aynı 100 lira, sadece 1 litre mazot alacak.
Sayın Erdoğan, 2023 seçimleri öncesinde, “Gabar’da günlük 100 bin varillik petrol bulunduğunu” müjdelerken mazotun litresi 20 liraydı. Bugün 100 lirayı geçecek.
Mazota gelen zam, pompada kalmayacak.
Meyve-sebzeden okul servisine kadar, iğneden ipliğe her şeye zam olarak yansıyacak. Mutfaklarda et değil, daha fazla dert kaynayacak.
Artık vatandaşın bu yükü taşıyacak takati kalmamıştır.
YENİ Parti olarak önerimiz; acil olarak akaryakıttaki vergilerin kaldırılmasıdır.
Dünyanın en yüksek faizlerini öderken, yollara ve köprülere fahiş garanti bedelleri aktarırken hesap yapmayanların eli, sıra vatandaşa geldiğinde titremeyecek.
Giderayak millete daha fazla zulmetmeyin, gerekli adımları atın.
Zaten YENİ Parti iktidarında bu adaletsizlik kökünden çözülecek.
Eğer biz normalleştirirsek, biz kabul edersek, biz 'Ne yapalım bunlar olağanüstü günler, bu sefer de böyle olsun' dersek, o olağanüstü günler hiç bitmez. Biz direnmek isteyen hiç kimseyi yalnız bırakmayacağız!
Av. Selçuk Kozağaçlı
Kitapta olsa asla okumayacağı kıymetli bilginin önüne düşmesinin pişkinliğini yaşayan bir kitle var. Burun kıvırmayı havalı zannediyor.
Oturdukları yerden cehalet yaydılar. Küfür, dalga geçme, ortamı bozma. YouTube için bile bir şey üreten nitelikli tek bir kişi bırakmadılar. Kaliteli her şeyin giderek sadece ücretli üyeliklere saklanmasının ve kitaplara geri dönmesinin sebebi oldular.
İyi bilgi bu kişilerden sır gibi saklanmalı. Bu kişiler; bilgi sahibi herkesin bilgisini kendisinin önüne geçmek, onun adına kararlar almak, ona bir şey satmak için kullanması için bir ömür çabalıyorlar.
@AydinBuyuksehir 13 senedir avukatlık yapıyorum. Bir sürü kurumun işleyişinden rahatsız olmuşumdur. Ama Aski kadar başarısız, kadrosuz, hiçbir işi çözemeyen başka bir kurum görmedim. Yazık
Bu, sahnede “şaka” yapmanın cezası değil. Bu, sahnede Burak Erdoğan’ın trafik kazasında Sevim Tanürek'i öldürmesini ve tek bir gün hapis yatmadan hayatına devam etmesini söylemenin cezası. Bu örtbas edilen suçu dillendirmenin cezası.
bir silahlı örgüt, lideri, yöneticileri ve kadrolarıyla kendini feshetme kararı almışsa, devlet de bunun için sadece silah bırakmanın teknik yönlerini belirleyen bir yasa hazırlayıp meclis'e sunmuşsa buna "hayır" demek de neden hayır dediğini açıklamak da o kadar kolay değil+++
Sinem Dedetaş‘a gözaltı saat 6:22’de
İbrahim Kahveci: “Türk halkı yanlış yapmıştır. Sayın cumhurbaşkanımızın ikamet ettiği ilçenin başkanlığını muhalefete vererek yanlış yapmıştır. Bu yanlış şu anda düzeltiliyor..”
İbrahim Kahveci: (Sinem Dedetaş'ın tutuklanması)
"Türk halkı yanlış yapmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ikamet ettiği ilçenin belediyesini muhalefete vererek Türk halkı yanlış yaptı.
Emniyet ve yargı, halkın yaptığı bu yanlışı düzeltecektir."
Polisler arasında gözle görülür bir kültürel, insani hiyerarşi vardır. Dersin ki bu en alt rütbe, çok fazla muhatap olmadan kaçayım buradan. Çünkü laf anlatamazsın, o da laftan anlamaz. Bu ahlaksızlar da o polislerle aynı düzeyde insanlar. Hukuk da bilmezler, insanlık da.
İBB Davası’nda Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in savunması:
https://t.co/5lVDyGWdvJ
“Tutuklanıp Silivri’ye sevk edildikten sadece bir gün sonra infaz koruma memuru tarafından SEGBİS için çağrıldım.
Dedim ki ‘Ben bilmiyorum, bu ne SEGBİS ne?’ ‘İşte’ dedi, ‘böyle online ekrana bağlanıyorsunuz.’
Ben gittim oturdum, karşımda bir ekran açık ama ‘Adalet mülkün temelidir’ yazmıyor, bir ofis orası.
Böyle gözüm de ısırıyor ‘Allah Allah’ diyorum, en sonunda kırmızı espresso makinesi vardı, çünkü Savcı Bey bana o makinede kahve ikram etmişti. İfademi alan savcı, başkanım.
‘Ya’ dedi, ‘Fatoş şimdi ağlarsın böyle karşımda’ dedi, ‘ben sana ne dedim’ dedi. ‘Ben senin ne olduğunu biliyorum ama bu adamlar sana’ dedi, ‘kumpas kuracak demedim mi’ dedi. ‘Niye konuşmadın sen’ dedi. ‘Verecektin ifadeni gidecektin’ dedi.
‘Ama’ dedim, ‘Sayın Savcım ben bildiğim her şeyi anlattım.’
‘Bak şimdi’ dedi, ‘sen git’ dedi, ‘eşyalarını topla ben sana Çağlayan’dan araba göndereceğim’ dedi. ‘Geleceksin’ dedi, ‘burada bana ifadeyi vereceksin, buradan çocuklarına gidersin.’
Ben de dedim ki, ‘Savcım ben yeniden ifade veririm vermemi istiyorsanız. Bir avukatıma sorayım’ dedim.
Şimdi karşımdaki savcı ya, ‘Yok efendim’ diyecek halim yok, ben bilmiyorum bir de hakikaten, ilk kez tutuklanmışız.
Dedim ki ‘Tamam’ dedim, ‘ben avukatıma bir danışayım’ dedim.
Böyle yaptı, ‘Hâlâ avukat diyorsun bana. Sen bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin’ dedi. ‘Sen bekârsın, değil mi?’ dedi. ‘Evet’. ‘Velayetleri de sende?’ ‘Evet.’ Senin çocukların reşit de değildi, değil mi?’ dedi. ‘Değil’ dedim. ‘Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını’ dedi.
Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarımla tehdit ettiler.
Hani mesela birisinin birisiyle husumeti olur… Hiç beni tanımıyor ki. Tanımadığı bir insandan insan nasıl nefret eder ki? Hani nasıl bunu söyler…
İnsan olarak öğrendiğim iyilik ve kötülük kavramı bozuldu. Çünkü iyi insan dediğimiz bir tarif var, bir de kötü insan dediğimiz bir tarif var; birbirine girdi bu.
40 metrekarede 25 kişiyiz, 16 kişilik. Koğuş arkadaşlarım; uyuşturucu satıcıları, cinayet, hırsız… Ben o insanlarla birlikte kaldım.
Örgü ördüm, tuvalet temizledim. Çünkü tuvaletler taşıyor. Şey dedim ben de, ‘Çekilin’ dedim, ‘madem 16 milyon için çalışıyoruz, hani burada da bari bu görevi ifa edelim. Ne yapalım?’
Yani film gibi bu yaşananlar. Gözlerimi açıp şey denmesini bekliyorum, işim gereği tabii reklam çekimlerinin setinde filan da bulundum, birisi çıkacak şuradan, ‘Kestik. Selçuk Bey siz birazcık daha işte soru sorun, siz şey yapın. Ekrem Bey siz araya girmeyin, bir daha alıyoruz aynı planı’ filan diyecekler diye umuyorum yani. Ama olmuyor.
Ben Medya A.Ş. Genel Müdürü olarak yargılanmaktan hiç gocunmuyorum. Elbette ki varsa bir hatamız, neyse ortaya çıksın. Bence yok, ben %100 beraat edeceğime, %90 bile değil, inanıyorum. Ama siz burada lütfen, rica ediyorum Medya A.Ş. Genel Müdürü Pınar’ı yargılayın. Ben anne olarak, benim çocuklarıma yazık günah değil mi?”
🔺Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi mezunu Türker, Koç Grubu ve Petrol Ofisi’nde İcra Kurulu Üyesi oldu. HSBC’de Grup Başkanlığı yaptı. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde ders de veren Türker, İBB Medya AŞ Genel Müdürü olarak 15 aydır tutuklu.