Beşiktaşlılar kusura bakmasın #Salah transferi yönetim tarafından başarısız bir heves kursağıdır taraftar için! Gazı verdin, yalandan heves ettirdin, yıllardır heyecanı olmayan taraftarı umutlandırdın…sonuç bu olmamalıydı! Bu transferi şartlar ne olursa olsun #Beşiktaş ın büyüklüğüne yakışır şekilde çözmeliydik. Üstelik elimizde İstanbul gibi bir şehir kozu varken!
Satır arasında güzel bir söze rastladım:
“Büyümek bir günlük bir dava değil, hayatımız boyunca büyümeye devam ediyoruz; ama şu anki modern hayat o kadar hızlı ki, kimsenin büyümeye ve gelişmeye sabrı yok!”
Sabırsız bireyler olarak hazıra konmayı ve her isteğimizin o an gerçekleşmesini istiyoruz! Sanırım doyumsuzluk ile zahmetsizlik artık kişisel özellikleri bir araya topluyor!
Erdemli olmak mı, kahramanlık kimin umrunda ki…
@SafakMalatya_@Besiktas Abi kusura bakma mesele başka burda! Taraftar heyecan yaptı bekledi! Bu heyecanı kursakta bırakmayıp bir şekilde çözmeleri gerekirdi bu transferi!
Sektörü ne olursa olsun herkes için geçerli gördüğüm nitelikler var!
Bunlar karakter, disiplin ve yaşam vizyonunu tamamlayacak özelliklerdir:
* Sağlıklı insanlarla arkadaş ol.
* Faydası olacak bir çevre edin.
* Network bağlantını hep sıcak tut.
* Her mekânda bulunma.
* İşini gizli tut, sonuçların konuşsun.
* Temiz ve özenli giyin.
* Mesleğinde nitelikli ol.
* Yeni yerler keşfet.
* Çok oku, doğru dinle.
* Zamanını koru; herkese ve her şeye harcama.
* Sözünün eri ol.
* Maddi değil, manevi itibarını büyüt.
* Kendini sürekli geliştir.
* Sağlığını mesaine feda etme.
* Az konuş, çok gözlem yap.
Çünkü hayatta seni bulunduğun yer değil; kurduğun karakter, yaptığın tercihler ve sürdürdüğün disiplin geleceğine taşır.
Unutma,
Kendine yaptığın yatırım, en yüksek getiriyi sağlayan yatırımdır.
FIVB Voleybol Milletler Ligi’nde Şampiyon olarak büyük bir başarıya imza atan Filenin Sultanları’nı tebrik ederiz. 🇹🇷
Sizinle gurur duyuyoruz. 💪🏻
#FileninSultanları 🥇
İflasın nedeni Çin.
Varta, Çin yüzünden en büyük müşterisi olan Apple’ı kaybetti.
Yıllardır şarj edilebilir pil ürettiği Apple, AirPods için kullandığı pilleri artık Çin’den tedarik etme kararı aldı.
Bu yüzden şirket en kârlı işlerinden birini Çin’e kaptırdı.
2024 yılında Varta yine benzer bir durumun içine girmişti ama o tarihlerde Porsche ve yatırımcı Michael Tojner’in desteğiyle şirket kurtarılmıştı.
Bu sefer iki ortak da şirkete yeni sermaye koymayı kabul etmeyince en büyük darbeyi yediler.
Haliyle borçlarını ödeyemediler ve şirketin dört farklı birimi için iflas başvurusu yaptılar.
Yani Varta’yı batıran en kritik olay, Apple gibi en büyük müşterisini kaybetmesi oldu.
Apple gibi bir müşteriyi yerine koymak için belki irili ufaklı 100 tane şirketle anlaşmanız lazım ki kaybedilen pazar payı geri gelsin.
Bu da mümkün değil.
Çünkü Çin daha ucuza satıyor.
Fabrikada 5.000 kişi çalışıyorsa, Apple gibi bir müşteriyi kaybedince yerine ya yeni müşteri bulacaksınız ya da çalışan sayısını yarı yarıya azaltacaksınız.
Çalışanların tazminatları vs. derken bu işin içinden çıkmak da kolay değil.
Bir de 2020 yılında pil talebinin artacağını düşünerek 500 milyon dolarlık yatırım yapmışlardı.
Beklenen siparişler gelmeyince de iflas süreci hızlandı.
Aslında sipariş çoktu ama bu siparişler genelde daha ucuz olduğu için Çin’e verildi.
Daha ucuzu varken kimse gidip de şirketimiz batmasın diye pahalı yerden ürün almaz.
Nasıl ki şirket zamanında kazandığı parayı insanlara dağıtmıyorsa, zarar ettiğinde de insanların gelip o şirketi kurtarması beklenemez.
Herkesin kendi başının çaresine bakması lazım.
Almanya, Volkswagen’den sonra en büyük şirketlerinden biri olan Varta’yı da Çin yüzünden kaybediyor.
Bunlar daha başlangıç.
Bir şirketin herhangi bir üretim ya da hizmet alanında karşısında Çinli bir rakip varsa işi çok zor.
Avrupa’daki adam hem yüksek enerji faturası ödüyor, hem yüksek işçilik maliyetiyle uğraşıyor hem de çevre kuralları nedeniyle her istediğini yapamıyor. Kurallar çok katı ve bu kurallar şirketlere zarar veriyor.
Sonra dönüp aynı ürünü Çinli firmayla aynı fiyata satması bekleniyor.
Yani imkansız bir şey isteniyor.
Bu durumu elektrikli otomobillerde görüyoruz.
Batarya sektöründe görüyoruz.
Tekstilde görüyoruz.
Yarın başka sektörlerde de göreceğiz.
Maalesef önümüzdeki yıllarda buna benzer haberleri daha sık göreceğiz.
Herkesin hazırlığını ona göre yapması lazım…
Bugün Reis’in şu sözünü anlattığı video çıktı karşıma,“Her baba, oğlunun karşısında dimdik durmalıdır.” Sedat Peker’in bu sözünü sadece tıbbi olarak yaptığı yardım üzerinden yorumlamak sözün manasını kaçırır. Çünkü her baba oğlu düştüğünde elinden tutmalı, yanıldığında yol göstermeli, başarılarında ise gölgesinde kalmayı bilmelidir. O dimdik duruşla babalık, sadece önde yürümek değil; gerektiğinde arkada durup evladının kendi yolunu bulmasına cesaret verebilmektir.
İnsanlarımızı Yunanistan’a, Karadağ’a tatile gidiyor diye eleştiriyorlar! Her ikisini de tecrübe ermiş biri olarak şunu söyleyebilirim, dürüst, ucuz, temiz ve insana değer veren yanları nedeniyle tercih ediliyorlar! Bizim tatil yerlerimizde kendi insanımızı nasıl öperiz diye yarışa girmişler!