Bilim Adamları Cengiz Han'ın Milliyetini Tespit Etti
Büyük savaşçı ve komutan Cengiz Han’ın hayatını araştırmaya tüm ömrünü adayan ünlü tarihçi Vladimir Belinskii, iddasına kanıt olarak Cengiz İmparatorluğunun esasen 4 boyun oluşturduğunu ve bu boyların Türk boyları olduğunu ortaya koydu.
Ukraynalı ünlü tarihçi Vladimir Belinskii Cengiz Han’ın Moğol olmadığını, aksine Türk olduğunu iddia etti.
Büyük savaşçı ve komutan Cengiz Han’ın hayatını araştırmaya tüm ömrünü adayan ünlü tarihçi Vladimir Belinskii, iddasına kanıt olarak Cengiz İmparatorluğunun esasen 4 boyun oluşturduğunu ve bu boyların Türk boyları olduğunu ortaya koydu. Bu boylar, Kıyatlar, Kereyler, Naymanlar ve Merkitler.
Cengiz Han’ın babası Esugey Bahadır Kiyat boyuna mensup birisi idi. Cengiz Han’ın eşi Börte’nin boyu ise Kongırat.
Vladimir Belinskii, tüm imparatorluğun Türkçe konuştuğunu ve Cengiz Han’ın gerçek adının “Temirçın” olarak okunması gerektiğini iddia ediyor. Büyük imparatorun Türk olduğunu ispat noktasında ünlü tarihçinin başka iddiaları da var. Doğuya yapacağı büyük sefer öncesinde bütün Türk boyları Cengiz Han’ın buyruğu altında birleşti. Bunun içindir ki Kazakistan coğrafyasında Cengiz Han’ın ordusu ile göçebe Türkler arasında hiç sorun yaşanmadı. Cengiz İmparatorluğunun daha kurulduğu yıllarda Ak-Naymanlar ve diğer boylar onun içinde yer alıyordu.
Bu bakış açısını ünlü Rusyalı tarihçi Hacı Murat’da savunuyor. Ona göre, Cengiz Han Altay menşeyli Türk boylarının mensubu. Ünlü tarihçinin tahminine göre, büyük imparatorun Çin’e yaptığı meşhur seferi öncesinde, imparatorluğa Moğol boyları da dahil oldu.
Vladimir Belinskii ve Hacı Murat’ın Cengiz Han’ın Türk olduğu yönündeki iddialarına delil olarak ortaya koydukları “Cengiz Han İmparatorluğu’nda kullanılan metal paranın üstünde Türkçe yazması.” görüşü ise aslında gayet açık bir ispat niteliğinde.
Kaynak: https://t.co/mJUE92GX0N
Erzurum'da 90'lı yıllarda pek çok köyde toplu mezar alanı bulundu.
Ermeniler "işte Ermeni soykırımının ispatı, Türklerin topluca katlettiği Ermenilere ait toplu mezarlar" diye "sevinçle" yaygara kopardı.
Bilimsel kazı çalışmaları başlatıldı.
İstisnasız TÜM toplu mezarların, Ermenilere değil, Ermeniler tarafından katledilen Müslüman Türklere ait olduğu ortaya çıktı.
İncelemeye gelen Ermeni heyeti olayın üzerini örtüp gitmişti.
Ermeni soykırımı koca bir yalandır.
Türkiye, tüm kazıları ve Ermenilere ait olduğu iddia edilen toplu mezar alanlarını tamamen şeffaf bir şekilde yabancı bilim insanlarına, uluslararası gözlemcilere, Amerikalı, Avrupalı tarihçilere ve dünya basınına (BBC, Reuters vb.) sonuna kadar açtı.
Ermeni soykırımı diye bir şey yok. Hepsi propaganda. Asıl soykırım ve ihanet Türklere yapıldı. Tanrı bu yalanın ortağı olanları affetmeyecek.
Birisi İskandinavya mı Dedi ?
Ezberbozan Keşif Sunar
İSKANDİNAVYA'NIN KÖKLERİNDE BİR TÜRK LİDERİ: ODİN VE TYRKLAND
İskandinav mitolojisinin en büyük tanrısı olan Odin’in kökenleri, kadim İzlanda ve İsveç kaynaklarına göre "Tyrkland" (Türkeli) adı verilen coğrafyaya ve Türk kavimlerine dayanmaktadır. Tarih boyunca milletler göç dalgalarıyla yer değiştirirken kültürel ve mitolojik miraslarını da beraberinde taşımışlardır. Kuzey Avrupa halklarının en büyük efsanesi olan Vikinglerin ataları, sanıldığı gibi İskandinavya'nın yerlisi değil, Doğu'dan gelen büyük bir kitledir. 13. yüzyılda İzlandalı tarihçi Snorri Sturluson tarafından kaleme alınan Heimskringla ve Edda destanlarında bu açıkça ifade edilir. Bu eserlerde Odin, doğaüstü bir tanrı olmadan önce Tyrkland’dan (Türklerin ülkesinden) kuzeye göç eden, asil, bilge ve savaşçı bir Türk lideri olarak betimlenir. Bu göç efsanesi, İskandinavya'nın medeniyet harcında Türk karakterinin, asaletinin ve şamanik köklerinin bulunduğunun en somut göstergesidir.
İsveç tarihinin kurucu babası kabul edilen Prof. Sven Lagerbring, 1764 yılında yayımladığı dil ve tarih çalışmalarında "Bizim atalarımız Odin’in yoldaşları olan Türklerdir" diyerek tarihi bir gerçeği ilan etmiştir. Odin’in ve onunla birlikte göç eden As (Asyalılar) halkının Türk olduğunu kanıtlayan detaylar şunlardır:
Mitolojik Göç Kayıtları:
Snorri Sturluson’un Edda eseri, Odin’in Tyrkland'dan yola çıkarak Avrupa'yı geçtiğini ve İskandinavya'ya yerleştiğini yazar. Yanındaki Türk savaşçılarla birlikte Kuzey Avrupa'ya göç eden Odin, buradaki topluluklara adalet, kanun ve medeniyet götürmüştür.
Karakteristik Türk Kurt Kültü:
Odin, Türk destanlarındaki Oğuz Kağan veya Göktürk hakanları gibi tasvirlerinde daima kurtları (Geri ve Freki) eşliğinde gösterilir. Türklerin kutsal sembolü olan kurt, Odin’in de en büyük yoldaşıdır.
Şamanik İnanç Benzerlikleri:
Odin’in "Her Şeyin Babası" (Allfather) ve bir bilge olarak doğaüstü güçlere sahip olması, Türk kültüründeki "Baş Kam" (Yüce Şaman) ve "Öden Ata" figürleriyle birebir örtüşmektedir. İskandinav mitolojisindeki dünya ağacı Yggdrasil, Türk mitolojisindeki "Hayat Ağacı" (Ulukayın) ile aynı tasvirdir.
Dil ve Yazı Bağlantısı:
Lagerbring, Türkçe ile İsveççe arasında yüzlerce ortak kelime bulmuştur. Odin'in İskandinavya'ya getirdiği kutsal Runik alfabe, Orta Asya'daki Orhun Yazıtları ile neredeyse birebir aynı karakter yapısına ve oyma tekniğine sahiptir.
İsim Kökeni ve Edebiyat:
İsveçli dilbilimcilere göre Odin kelimesinin kökeni Türkçe "Od" (Ateş) ve "İn" (İnen) kelimelerinin birleşiminden (İnen Ateş / Güneş gibi parlayan) gelmektedir. Odin'in oğlu Thor’un ismi ise doğrudan Türk isminin varyasyonu olan "Tur" kelimesiyle ilişkilendirilir.
Bu detaylar, Hristiyanlaşma sürecinde Kilise tarafından unutturulmaya çalışılsa da İskandinav halkının kökeninde sarsılmaz bir Türk egemenliğinin ve asil ruhunun var olduğunu kanıtlar.
Kral Odin’in Tyrkland’dan İskandinavya’ya uzanan büyük göçü, Türk milletinin sadece Asya ve Anadolu’da değil, Avrupa’nın en kuzeyinde bile medeniyetin kurucu unsuru olduğunu gösterir. İskandinav destanlarında tanrılaştırılan bu büyük lider ve onun asil Türk tebaası, Kuzey Avrupa'nın diline, kültürüne ve devlet yapısına silinmez bir Türk damgası vurmuştur. Bugün gururla sahiplenilen bu tarihi miras, nerede olursa olsun Türklerin liderlik vasfını, savaşçı ruhunu ve kültürel zenginliğini zamansız kılan en büyük kanıtlardan biridir.
KAYNAKLAR
Sven Lagerbring - "Bütün Tanrıların Babası Odin'in Türk Kökeni" İsveç Tarih Çalışmaları
Snorri Sturluson - Heimskringla ve Düzyazı Edda Destanları (13. Yüzyıl İzlanda Masalları)
DergiPark - "Odin and the As People in the Light of Turkic Culture and History" Makalesi
Dutluk Dergi - İskandinav Mitolojisinde Türk İzleri ve Odin Analizi
Bahtiyar Aydın
🔴 Çorum, Boğazköy. Toprağın altından çıkan çivi yazılı bir tablette, MÖ 2200'de Anadolu'da hüküm süren 17 kral tek tek sıralanıyor. Ve 15. satırda "Turki ülkesinin kralı" yazıyor. Bu tek kelime, yıllardır dolaşan bir milliyetçi efsanenin de temelini attı.
Tabletin kendisi gerçek. Boğazköy'de bulunan, "Şartamhari" yani Savaşın Kralı metinlerinden KBo III 13, Akkad Kralı Naram-Sin'in yaklaşık MÖ 2200'de Anadolu'ya yaptığı seferi anlatır. Metne göre Anadolu'daki 17 şehir devleti, Hatti kralı Pampa'nın önderliğinde birleşip çağın en büyük imparatorluğuna direnir. Bu kısım doğru ve başlı başına muhteşem bir hikâye.
Efsane ise o 15. satırdaki "Turki ülkesinin kralı İlşu-Nail" ifadesine dayanıyor. Peki bu gerçekten 4300 yıllık bir Türk kralı mı? Devamı 👇
DÜNYA MEDENİYETİNİN VE YAZININ GERÇEK MUCİDİ: KADİM TÜRK MİLLETİ VE ATALARI
Dünya medeniyet tarihi, uzun yıllar boyunca Batı merkezli bir bakış açısıyla ele alınmış ve Doğu halklarının, özellikle de Türklerin insanlık mirasına katkıları göz ardı edilmiştir. Ancak oryantalizm kalıplarını kıran ve nesnel yaklaşımlar sergileyen Batılı dil bilimciler ile antik tarihçiler, ezber bozan gerçekleri gün yüzüne çıkarmıştır. Ünlü İngiliz dil bilimci Sir James William Redhouse’un Türk dili ve kültürü üzerine yaptığı derinlemesine çalışmalar ile "Tarihin Babası" olarak bilinen Herodot’un aktardığı antik kayıtlar, Türklerin sadece askeri bir güç olmadığını, aynı zamanda dünya medeniyetinin, madenciliğin ve yazının gerçek öncüleri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
James Redhouse, 1879 yılında Londra'da yayımlanan eserinde Türk milletinin köklü geçmişine dair hayranlık uyandıran tespitlerde bulunur.
Redhouse'a göre, Türklerin büyük dedeleri dünya üzerinde demir, bakır ve diğer birçok metali ilk kez işleyen ve kullanan topluluktur. Bundan da öte, insanlığın en büyük sıçraması olan yazıyı icat eden ve bu kültürel mirası Doğu Asya'ya taşıyanlar da doğrudan Türklerin atalarıdır.
Tarihçilerin çivi yazısı (Mixi) olarak adlandırdığı ve taş kitabelere kazınan en eski belgelerin tek dilli ve Turani (Türkî) dil grubuna ait olduğunu belirten Redhouse, Mezopotamya'daki Sami halklarının bu bilimsel birikime değer vererek metinleri kendi dillerine çevirdiklerini aktarır.
Redhouse, Türklerin bu yüksek medeniyet seviyesinde olduğu çağlarda, Antik Yunanlıların henüz okuma ve yazmanın ne olduğunu bile bilmediklerini vurgulayarak Türk kültürünün kronolojik üstünlüğünü tescil eder.
Bu tarihsel gerçeklik, milattan önce 5. yüzyılda yaşamış olan Herodot'un "Tarih" adlı eseriyle de tam bir uyum içerisindedir. Herodot, İskit-Saka Türklerinin köken efsanelerini anlatırken, dünya kültürünün ve medeniyetinin temellerinin bu kadim Türk boyu tarafından atıldığını doğrular. Sakaların o dönemde tüm Asya'ya ve çevre devletlere hükmedecek kadar muazzam bir askeri ve siyasi güce ulaştığını yazar. Avrasya bozkırlarında filizlenen bu atlı-göçebe Türk medeniyeti, gerek demiri ustaca işlemesiyle gerekse erken yazı ve evrensel sembol sistemlerini (tamgaları) kullanmasıyla, Redhouse’un dikkat çektiği "yazıyı ve medeniyeti icat eden Turaniler" teziyle birebir örtüşmektedir.
Gerek 19. yüzyılın en büyük dil otoritelerinden biri olan James Redhouse’un dil bilimsel analizleri gerekse antik çağın en önemli tarihçisi Herodot’un kayıtları, ortak bir hakikate işaret etmektedir: Türkler, insanlık tarihinin karanlık devirlerinden itibaren medeniyet meşalesini taşıyan kurucu bir millettir. Yazının icadından madenlerin işlenmesine kadar insanlığı ileriye taşıyan temel unsurlar, Türklerin ataları olan Turani topluluklar ve Saka Türkleri tarafından dünyaya armağan edilmiştir. Bu tarihi vesikalar, Türk milletinin dünya kültür mirasının kökenindeki asli ve öncü konumunu bir kez daha sarsılmaz bir şekilde gözler önüne sermektedir.
Bugünde Almanlar ve İtalyanlar Dünyanın ilk dilinin Türkçe olduğu konusunda Hem_fikirdirler.
Kaynaklar
Redhouse, J. W. (1879). On the History, System, and Varieties of Turkish Poetry: Illustrated by Selections in the Original, and in English Paraphrase. London: Trübner & Co. (Sayfa 17).
Herodotus. Tarih (Histories). (İskitler ve Saka Türklerinin Kökeni, 4. Kitap / Melpomene).
Redhouse, J. W. (2024). Türk Şiirinin Tarihi, Yöntemi ve Türleri Üzerine. (Çev. Kolektif). İstanbul: Büyüyenay Yayınları
Bahtiyar Aydın
Yeliz Kılıçaslan
Ayasofya Camii’ni
1936 yılında tapusunu Ayasofyayı Kebir Camii Şerif, sahibini de Fatih Sultan Mehmet Vakfı olarak kaydeden de Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Atatürk, 24 Kasım 1934 de Ayasofya camiini müzeye çeviren kararnameyi imzaladı fakat Resmi gazetede yayinlatmadi.
Bu manevrasıyla ;
Ortodoks olan SSCB , Yunanistan, Bulgaristan vd ülkelerin Ayasofya üzerindeki emellerini hoşnut ederek Montrö boğazlar sözleşmesi için destek istedi ve aldı.
20 Temmuz 1936 da Montrö boğazlar sozlesmesi taraflarca imzalanarak ,Boğazlar Türk egemenliğine girdi.
Montrö imzalandiktan 4 ay sonra ;
Atatürk, 19. KASIM .1936 da Ayasofya nın tapusunu cami olarak tapuya tescil ettirdi.
Olayları tarih sıralamasına göre yorumlarsaniz Atatürk ün dehasını ve Ayasofya cami müze tartışmasına yanıt bulabilirsiniz.
Bir süre önce Ayasofya cami kararı alınınca ibb ye, meclisine Ayasofya nın cami olarak plana işlenmesi için teklif verdiler. Ancak ,Ayasofya nın Atatürk döneminde Cami olarak işlendiği ortaya çıktı.
Büyük önder Atatürk hedefine ulaşmış Montrö yü imzalatmış, 2 yıl sonra da 1938 de ebediyete intikal etmiş. Cami Müze konusu ile Atatürk e sataşma tartışmaları Atatürk ün dehasını anlayamayan okuma özürlü küçük beyinlerin işidir.
Fenerbahçe, tahmin edebileceğinizden çok daha büyük bir kulüptür.
Yıl 1988… Galatasaray, Xamax maçında yaşanan olaylar nedeniyle UEFA’dan ceza alma riskiyle karşı karşıyaydı. Fenerbahçe Başkanı Ali Şen, İsviçre’ye giderek lobi faaliyetleri yürüttü ve Galatasaray’ın ağır bir ceza almasının önüne geçti. Dönüşünde ise Galatasaray Başkanı tarafından havaalanında karşılandı, Florya’da onuruna bir kokteyl düzenlendi ve alkışlar eşliğinde kendisine altın Galatasaray rozeti takıldı.
Yıl 2026… EuroLeague’in hissedarı ve söz sahibi olan Fenerbahçe, bir başka Türk takımının da EuroLeague’de yer alabilmesi için lobi faaliyetleri yürüterek Beşiktaş’ın lige kabul edilmesine katkı sağladı.
Sadece Türk basketbolunun değil, Türk sporunun da lokomotifi de Fenerbahçe’dir
TOMRİS KAĞAN HEYKELİ
Almanya'nın SAKsonya eyaletinin Dresden şehrindeki bu parkı süslüyor. Elinde ise,
kafasını kan dolu fıçıya daldırıp, kana doyurduğu Pers Kralı Büyük Kiros'un kesik başı var.
NEDEN, Türkiye'de şöyle bir Tomris heykeli yok ???
#kadirinanır#cumartesi
🇨🇮Adams Kone (19) ‘nin 🇵🇹Benfica B ‘ye transfer olacağı yönünde haberler var.
Bu çocuğun potansiyeli olmasa scouting konusunda dünyanın en iyi kulüplerinden biri olan Benfica bu çocuğu neden istesin?
Lütfen bu çocuğa sahip çıkılsın.
Uygun bir maaşla sözleşme yapıp düzenli oynayabileceği bir Anadolu kulübüne kiralansın. Kone’yi FB’mize kazandıran insanların emekleri çöpe atılmasın. 2/3sene sonra vah tüh dememek için lütfen yönetimimiz bu konuda gerekli adımları adım atsın.
Değerli FB’li kardeşlerim, lütfen bir RT atarak bu konuda sesimizin duyulmasına katkı yapınız. Teşekkürler herkese.
@Fenerbahce
👀👇📈⚠️💛💙👋
Raul MEİRELES..
22 yıldır FUTBOL oynuyorum;
• PORTO,
• LİVERPOOL,
• CHELSEA
Gibi Takımlarda oynadım, PORTEKİZ Milli Takımı da dahil olmak üzere 1000'in üzerinde Maça çıktım...
Büyüklük isimde sanırdım,
'İyi Para Veren Kulüp Büyüktür..'
diye düşünürdüm hep...
Bir Takımda oynuyorsan eğer ister istemez o Takımı seversin ve onun gazıyla oynarsın sahada...
Fakat FENERBAHÇELİLİK apayrı bir şeymiş, bunu tam anlamıyla anladım.
Eğer bir Takımı Ülkesinde hiç bir Takım sindiremiyor ise, O Takım EN BÜYÜK Takımdır Bence..
Sanırım 90 Milyon Nüfusu Var TÜRKİYE'nin;
- FENERBAHÇE Taraftarları hariç,
- Türkiye'de Bütün İnsanlar FENERBAHÇE Düşmanı Gibi Davranıyor...
- Bazıları Benim O Armayı öpmemde art niyet aradılar.
Şöyle söyleyebilirim;
"Ben Hayatım boyunca o samimiyetle;
. Bir ANNEMİ,
. Bir BABAMI,
. Bir EŞİMİ,
. Bir KIZIMI,
. Bir de FENERBAHÇE ARMASINI
Öptüm...
Şimdi diyorum ki kendi kendime;
"Aferin Raul, iyi ki FENERBAHÇE Futbol Takımını tercih etmişsin.."
Tüm Futbolcu Arkadaşlara Sesleniyorum;
"Eğer Size Teklif gelirse,
hiç düşünmeyin, hemen FENERBAHÇELİ olun. Futbolculuğu ve Aşkı aynı anda yaşayacaksınız..."
Sevgilerimle,
Raul MEIRELES
Portekizli Futbolcu..
🚨 #SONDAKİKA
💥Kızılderililerin Türk olduğu kanıtlandı...
26 Ocak 2012'de, Pennsylvania Üniversitesi'nden Doçent Dr. Theodore Schurr ve ekibinin yaptığı genetik çalışmalar, Kızılderililerin atalarının genetik kökeninin Orta Asya'daki Altay bölgesine yani Türk'lere dayandığını ve 23000 yıl önce Buzul Çağı'nda Bering Boğazı üzerinden Asya'dan Amerika'ya göç ettiğini iddia etmişti.
Tam 17 yıl sonra bu çalışma iddia olmaktan çıkıp kesinleşti. Amerikan DNA araştırmaları merkezi (National Human Genome Research Institute (NHGRI)) açıklama yapacağını duyurdu.
🚨#SONDAKİKA
"Finli Profesör:
İskandinavlar, Ural çocuklarıdır; yani Türk kökenlidirler. Türklerin bölgedeki etkisini kırmak ve soy bağını unutturmak için Bölgeye gelen Romalılar 7. yüzyılda daha sonra İngiliz adını aldılar ve 10. yüzyıla kadar Romalı İngilizler birçok katliam yaptı.
Ancak bugün gelinen noktada bunun işe yaramadığı görünüyor."