Huzuru yalnızlığın, tenhaların hijyenik atmosferinde bulur insan. O sebeple kendini bilenler nezdinde yalnız bırakılmakla, dışlanmakla, tecritle tehdit edilme amacının dışında komik kalır.
Varsın orası, burası soğuk olsun!..
Karadeniz’de çekilip TRT’de yayımlanan bir dizi var.
Kötü adam tutulduğu cezaevinde çok kolay akıllı telefon bulup dışarıdaki
örgütüne suç işletiyor
Zaaf ve meşrulaştırma!
Dizi senaryoları kendi otokontrollerini yapmaz mı?
Ya da devletin kanalı kamu bilinciyle bunu düşünmez mi?
Oryantal ve oportünist zihniyetin gereği bir yandan toplumda karşılığı olan her türlü üstün kavram ve semboller sıklıkla dillerde dolaşıma sürülürken, aslında içlerinin boşaltılarak doğrudan kitlelere, onların var olan/olması arzulanan ilke ve ülkülerine saldırı da öncelenir.
6 Şubat 2023 büyük depreminde kendi inisiyatifi ile “gardaş kömeyi” diyip Azerbaycan’dan kopup gelen kardeşlik manzaraları çok tazedir.
Özellikle Karabağ işgaline son veren kahramanlık destanını gölgeleyen yaklaşımlar doğru değildir.
#CanAzerbaycan
Türkiye ile Azerbaycan kardeş ülkeler olarak ilelebet varolsun.
Her ne kadar bir millet isek de iki müstakil devlet olduğumuz unutulmamalı, müşterek noktalar hatırlanmalıdır.
Mevzu düne kadar “müttefik” denen ülkelerle kıyas bile değildir.
@aygunattar1
https://t.co/pTCJujXtaB
Kötülüğü hakkında konuşulduğunda kişinin (fail) hayata bakış açısını gösteren (?) kılık kıyafetinin öne çıkarılması doğru değildir.
Öyle ki; hırsız hırsızdır, onun hangi mahalleden olduğuna dair değerlendirmeler ancak hırsızlığın çapı ve şerikinin saklanmasına hizmet eder.
Hayli zamandır adliyeler, “adli” haberler ülke gündemini işgal ediyor.
Sosyolojik, politik vs. nedenleri ne olursa olsun bu durum hayra alâmet değil.
Her sabah gamsızca “acaba kimler alındı?” sorusu ‘sıra bana da gelir mi?’ye döndüğünde “aramıza hoşgeldin” diyenler çok olacaktır.
“Eğer bu ‘karar’ doğruysa…” denecek 😁türden bir vizyon bu.
Uyuşturucu diye satın aldığı kekiki içen şüpheli hakkında verilen KYOK’nda geçen gerekçe: “şüphelinin neyin kafasını yaşadığı ise anlaşılamadığı”🤔
“Tın tın tın halımız budur, kınamayın kârımız budur”
Bu manzara hemen yanıbaşımızda, Şam’da yaşandı; 2011’de dönem yönetiminin ceberrut ve dogmacı tavrı nedeniyle evini, yurdunu terk etmeden evvel yanında götüremediği kitaplarını bir duvarın ardına gizlemiş.
Fikir ve inanç özgürlüğü vazgeçilmez olmalıdır.
Sen dayan har da yanar,
Taşlaşmış kalp de kanar.
Kötüler varsın neler desin,
Âlem gördüğünü anar!.. Kk.
Her şartta üzerine uymayan melâmet urbasını metazori yakıştıranlar er ya da geç mahcup olurlar. Kişi özündeki ile yol alır!
(Video @turnusollllllll)
Dosdoğru, haktan yana ve dürüst bir yaşam her devirde zordur.
Şartların ağırlaştığı zamanlar olur; türlü sınanmalar, tenzil ve tahkirler…
Maharet de,babayiğitlik de yoldan sapmadan yürüyebilmektedir.
Urbalar eskir, unvanlar gider, saçlara ak düşer ne gam!
Bir merkezden, sırf zihinleri manipüle etmek maksadıyla dört bir yandan oluşturulan fırtınalara karşı hiç değilse “acaba” diyerek serin kanlı kalabilmek sanırım çok değerlidir.
Kaotik zamanlarda estirilen yellerin, yıkıcı sellerin sonucu çok daha vahimdir.
Yollara türlü engeller çıkaran ümit suikastçileri atalet türbülansından çıkıp varış yerine doğru gidişi de hatalı/kusurlu ve hatta yeni icat suç sayarlar.
Nazardan kaçırdıkları bir şey var ki yollar yürünmek için vardır ve ne şekilde olduğunu hâl belirler.
Kendini geleceğe hazırlayacak donanıma iltifat etmemiş, özbenliğine inanmamış; birey olmanın hazzını dahi tatmamış ve ancak bir buyuran etrafında kümelenmiş yığınların denetim ve yönlendirdiği “konfor alanında” varolabilenlerin kişilikleri de olmayacaktır.
Güç sahiplerinin muhaliflerini (karşı mahalle külhanbeylerini?) saf dışı etme yöntemlerinin en “masrafsız” olanı bunların zaaflarından yararlanma olagelmiştir.
Bir ülkü etrafında disipline olan fikirler köreldikçe oportünist zihniyet yaşayacaktır.
İyilikle kötülük bariz bir döngü içerisinde yol alır: kötülük her türlü hamleyi meşru sayar, bağlayıcı hiçbir değeri de olmadığından kazanır; ne var ki bu mutlak bir zafer değildir.
Hiç değilse hesap günü kavramı zihinlerde parıldar: “iyi ki Cehennem var!”