💥KHK TV’den unutulmayacak bir hikaye daha.
▪️Eşim ihraç olduktan sonra ev sahibimiz kapıya dayandı.
“Evimde terörist istemiyorum çıkın” dedi.
▪️İhraç olduğumuzu öğrendiğimiz akşam babam
“Keşke ölseydiniz, annem gün doğmadan köyü terk edin” dedi.
▪️Eşim uzun yıllar arandı, buna rağmen alın teriyle çalışıp çocuklarına baktı. Ben de yemekhanede bulaşıkçılık yaptım. Çocuk baktım.
▪️Parasızlıktan 5,5 yıl dişimi yaptıramadım, dişsiz yaşadım, bir lokma ekmeği ağız tadıyla yiyemedim.
▪️Bütün bunlara rağmen başımızı hiç öne eğmedik. Kimseden yardım beklemedik. Hep bir mücadele içinde olduk.
Semra Sağlam’ın yürek burkan hikayesi.
👇👇👇
https://t.co/b4Ak1SeICb
📽️Yine tarihe not düşen bir belgesel röportaj.
🧖♀️Bir kadının başarı hikayesi.
💥15 Temmuz'un ağır koşulları altında babası tarafından dışlanan, cezaevine giren sonra eşi de tutuklanan bir kadın ayakta kalma mücadelesi.
📌Ümmühan Dal:
"Babam polis arabasına binip benim önümü kesti, kendi elleriyle polise teslim etti."
İzlemek için link burada
👇👇👇
https://t.co/egVTYrJRlW
Bir emekli vatandaşın sözleri gündem oldu:
“Emekli olmama rağmen hâlâ ağır işlerde çalışmak zorundayım. Çünkü bakmakla yükümlü olduğum 600 milletvekili var; onları da doyurmalıyız.”
AĞLAR MISIN, GÜLER MİSİN?
Gazeteci N. Başaran, Özgür Özel’e ve bazı milletvekillerine soruşturma açılacağını söyledi. İleride göreceğiz. Çünkü rejimin sistemine uyumlu olunması isteniyor. Parasal konular üzerinden, Özgür Özel’e de FETÖ soruşturması açılacağı konuşuluyor. Ağlar mısın, güler misin?
Ülkede yargı, kurumlar, güç odakları ve siyaset temsilcileri arasında kimler kimlerle, belli değil. Aslında Özgür Bey, geçmişinizle yüzleşseniz; 17-25 Aralık sürecinde yolsuzlukları ortaya çıkaran görevlileri ziyaret edip dinleseniz, KHK ile hukuksuz şekilde ihraç edilenleri tarafsızca dinleseniz, ülkede adalet var mı, görürdünüz.
TBMM’de milletvekilleriniz ve belediye başkanlarınızla birlikte topyekûn istifa ederek Anadolu’ya çıkın, seçimi zorlayın. Yoksa akıbetiniz çok kötü olabilir; siyaset yasağı da gündeme gelebilir. Çünkü bu işler kademe kademe geldi.
Ayakkabı kutularındaki paraları görmediniz. Üstelik ABD’de suçlanan kişilere destek verdiniz. İktidarın sırlarını görmek istemediniz. Davaları, gazeteci Müyesser Yıldız kadar takip etmediniz. Sömürü düzenlerinin meşruiyet verdiği iktidara zaman zaman destek oldunuz. KHK ile hukuksuz biçimde ihraç edilenlerin hakkını bile savunmak istemediniz.
Ne diyelim? Adaleti olmayan bir rejimden niçin korktunuz?
Geçmişinizle yüzleşin. Aynı hukuksuzluklar şimdi size de geliyor. Rahmetli Aşık Veysel’in dediği gibi: “Hareketin önünde hiçbir engel duramaz.” Demek ki keyfiliğin acısı size de ulaştı.
Mahallecilikle adalet savunulmaz. Hakikati savunmak, tarafgirlikle olmaz. Planlarınızı, yapacaklarınızı ve çözüm önerilerinizi ortaya koyun. Çünkü cadı avı size de geldi; hatta başlamış durumda.
Hukukun ve bağımsız yargının suçlu olduğuna karar verdiği kişiyi körü körüne savunmak ahlaki değildir. Ben “suçluyu savunun” demiyorum. Ancak masumun yanında olmak gerekir.
Rahmetli Erol Güngör Hoca’nın dediği gibi: “Firavuna karşı mücadele etmek önemlidir ama Musa’nın yanında durmak da gerekir.”
Adalet herkese lazımdır. Adalet, devletin temelidir. Adalet kurumları ticarethane ya da AVM değildir. Hukuk devletinde bunlar yaşanmamalıdır.
Kemal Tahir, “Yorgun Savaşçı” eserinde şöyle der:
“Memlekette adalet; paşa keyfine, ağa parasına, efendi hatırına dağıtılırsa, o memleketin haritasını çizmeye gerek yoktur; zaten dağılmıştır.”
Nihal Atsız da:
“Haklıyı haksızdan ayırmayan mahkeme, düşman ordusundan daha tehlikelidir. Çünkü düşman açıktan vurur, o ise içerden çürütür.” der.
Adalet sisteminin bozulması, iç çürümeyi beraberinde getirir. Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, gerçeği söyleyenlerden de o kadar nefret eder.
Ahlak; hayatın insanı içine soktuğu durumlar karşısındaki tavırlarımızı belirleyen davranış bütünüdür. İnsan; hikmet, iffet, akıl ve adalet üzerine anlamlı bir hayat kurar. Her statünün sorumluluğu, adaletten geçer.
Cumhuriyetin mirası olan bir partinin görevi, temizliği kirletmemektir. Kirli rejimlerin söylemlerine aldanıp, kim olursa olsun insanları peşinen suçlamak çözüm değildir.
“Bir milletin ahlakı dişleri gibidir; çürüdüğü nispette acısı hissedilir.”
Tarih; halkı, masumları ve adalet için mücadele edenleri de, ihanet edenleri de unutmaz.
Akıl, bilim, demokrasi, hukuk ve ahlak; doğruya götüren pusuladır. Bu millet zalimi değil, zulme direnenleri ve adaleti savunanları sever, sayar ve bağrına basar. Toplumla esas sözleşme de bunun üzerine kurulmalıdır.
29.05.2026
Kemal Albayrak
Kocaeli’deki gençlik şölenine bir kadın isyan etti:
“Neyi kutladınız? Ülkemizde kalan Suriyelileri mi, 5 milyona dayanan işsizliği mi? Onlar saraylarda sefa sürerken siz yarın yine uykusuz şekilde erkenden işe gideceksiniz… Bu neyin kutlaması?”
Çarşı-pazar korkunç durumda.
İnsanlar her şeyin önce fiyatını soruyor sonra “kalsın” diyor.
Tarım ve hayvancılık ülkesi bir yurdun vatandaşları böyle biçare böyle temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak bir hayata mahkum olmamalıydı.
Onlara bu yaşamı reva görenler gerçekten sizin ne kutsalınız ne de vicdanınız var.
Allah’a şükürler olsun; bu hukuksuz düzende, sonuna kadar Muhalefetin yanındayım…
Riyakar Kemal Kılıçdaroğlu;
Gerçek muhalifler seni unutmayacak ve tarih seni affetmeyecek!
@kilicdarogluk
جنود إسرائيليون يلتقطون صورة تذكارية مع طفلة فلسطينية مختطفة !
الصورة المنتشرة كانت وجوه الجنود مغطاة، لكن أحد الأشخاص استطاع الوصول إلى الصورة الأصلية .
أفضحوهم !
KHK’lı zabıt katibi Mehmet Parlak 31 Mayıs 2022'de tutuklandığında, tek böbreği yüzde 35 çalışıyordu. Bugün ise bu oran yüzde 15’e düştü. Böbrek fonksiyon (kreatin) değeri 3,17’den 4,51’e yükseldi. 5 seviyesine ulaşırsa diyalize girecek. Dört yılda bir insanın sağlığını adım adım tükettiler.
MehmetParlak AcilTahliye
"CAMİLERDEN BİLE KOVULDUK"
Müebbet verilen Hava Harp Okulu öğrencisi Ahmet Berat Yüksel'in annesi Hürriyet Yüksel:
“Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum… ‘Başörtülü bacılarım’ diyorsunuz ya; ben de başörtülüyüm, ben de anayım. Artık bize de sahip çıkın. Haksız yere vatan haini damgası yedik, camilerden bile kovulduk. Ben tertemiz evlat yetiştirdim, vatan haini yetiştirmedim. Ben sadece adalet istiyorum.”
AskeriÖğrenciye BayramOlsun
👉https://t.co/IiUQFh2J3q
Amcayı mutlaka dinleyin. Konuşurken sesi titriyor, bazı cümleleri boğazında düğümleniyor.
Bir oğlu doktor, biri emniyet müdürü, biri savcı, diğeri tetkik hâkimi… Dört evladı, iki gelini ihraç. 10 yıldır kucağında torunlarıyla şehir şehir cezaevi dolaşmış.
Yaşadığı kırgınlığı anlatacak kelime bulamıyor artık.
AskeriÖğrenciye BayramOlsun
https://t.co/IiUQFh2J3q
TUTUKLU GAZİ NAZIM AYTAR'IN ANNESİ: CANLI CANLI ÖLÜYORUZ
Mayına bastığı için el parmaklarını kaybeden piyade üsteğmen Nazım Aytar, 15 Temmuz davalarında verilen müebbet ceza nedeniyle 10 yıldır hapiste. Annesi Kafiye Aytar’ın feryadı Türkiye’nin vicdanına sesleniyor:
“Oğluma takdir belgelerini de, müebbeti de siz verdiniz. Biz anneler artık dayanamıyoruz, canlı canlı ölüyoruz. Alın belgelerinizi, verin oğlumu!”
Aynı davada yargılanan komutanlar tahliye edildi, Aytar ve meslektaşları hapiste.
Nazım Aytar’ın hikâyesi: https://t.co/JWOwTdnqw7
Çiftçisiniz ama tohum yetiştirme hakkınız yok, fide yetiştirme hakkınız yok. Her şeyi şirketlerden almak zorundasınız. Kadim bilgileri kimyasallara peşkeş çekmek zorundasınız.
Selman'ın bedenini hastalık yorarken, Annesizlik onun için daha ağır bir travma.
Bu çocuğun yükü hastalıktan ziyâde özlem ve gözyaşı olmamalı...
Selmana Annesini verin.
AnnelerGününde AnnelerHapiste
#AmedsporSüperLigde
Bugün 07.55 uçağı ile İzmir’e gidiyoruz ben duruşmaya @LeventisMG konferansa.
Alana geldiğimde sabahın 7 sinde onu böyle buldum.
Başarı, onca diploma tesadüf değil 😊