Bazen yağmur yağacak kadar kapalı bir gökyüzünde, bir damlanın bile düşmemesidir hissediş.
Zaten sağanak olması ya da güneş açması da değil mesele.
Şemsiye meselesi hiç değil…
Bayramınız mübarek olsun, Neşe ve sevgiyle yoğrulmış bayram tadında nice anlara…
Bizim halimiz yoğun özlem dolu, gözler nemli ama Güzel hep Güzel 🤍
Varsın olsun🥀🪻🌻
Öznesiz düşüncelerin gürültülü tellalları bağırdı ;
- Bana bak, bak bana, ben senim, eş koş bana , yeni tohumlar atalım çıkamayacağın bir döngü olsun, burdayım işte, haydi ben senim haydi haydi,
diye çığırtkanlık yaptı.
Sonra bir diğeri, sonra öbürü, her önüne gelen tutup çekiyordu.
Oradan oraya sürüklenen eylem halindeki Ben(!) özne sandı her birini, kendi sandı, koştu koştu koştu artık dayanamayacak hale gelene kadar.
~
Kâmil olan arif,
Mutlak olan Hakk'ı
Hususi bir itikad üzere kayıtlandırmamayı,
Belki kendi nefsinde her bir itikad üzere Hakk’ı göre göre tanıyarak hatırlayışı "zikrullah" diye zevk ider.
Zira Hak,
Sadece belirli bir kayıtla sınırlandırılmaktan münezzeh olduğundan, bilme çerçevesine giren ilâh, olsa olsa "put" olsa gerektir.
[Ş. Ekber zevkiyle]
~
Millet-i aşk ez heme dinhâ cüdast
Âşıkân râ millet u mezheb Hodast
Millet-i aşk oldu âdetten cüdâ
Âşıkların milleti mezhebi Hudâ
[Cenâb-ı Mevlevî'den]
Din u millet sorar isen, âşıklara din ne hâcet
Aşık kişi harâb olur, harâb bilmez din diyânet
[Y. Emre'den]
~
Cihân, sulhe kavuşmak için mevcûd değildir.
Cihân, harâbât için mevcûttur.
Kâinatta, kanun-u hakîkî yok olmak, fenâ bulmaktır.
Öyleyse iş bilmek değil bitmektir.
[Kelâm-ı Azîz-i Melâmîye'den]
Doğru anlayışa ulaşan birinin herhangi bir gerçeği kalıcı olarak kabul etmesi imkansızdır.
[Zen bahçeleri'nden]
~
Dolup dolup heman yine boşalarak
Bulanmadan, donmadan akıp geçmek için
Hazır olanlar buyursunlar efendim...
~
https://t.co/cecNRHg3no
~
Keşfederek mi yol alınır, sökerek mi zannedişleri diye sordu yolda yorgun olanı.
Hem sökerek hem keşfederek dedi 1 ileri 3 geri gideni…
Kimbilir belki öyle belki de böyle işte…
Bu da bir oluş , böylelik hâli…Başı olmayan, sonu olmayan, formsuz bir oluş hâli. Aynı döngülerden ibaretmiş gibi görünse de her an bir öncekinden tamamıyla başka. Ama ayrı değil…
Oluşa düşerken, benlik çözülmeye yaklaşırken zihnin ‘geri çağırma’ refleksi devreye giriyor; kaybolma korkusuyla kalkma refleksleri yeniden oyuna sokuluyor ve kontrol edilme sanrısıyla güvenli alan olarak yeniden kuruluyor…