19 EKİM 2026 pkklı terörist duran kalkan:
''Tutturulmuş bir terane var silahsızlansınlar silahsızlansınlar. silahlar bırakılmamış dolayısıyla adım atılmaz deniyor.
📌Onların istediği gibi bir silah bırakma olmaz.
11 Temmuz 2025'te 30 silahı sembolik olarak yaktık.
Çinlisi ayrı, Rusu ayrı, Amerikalısı ayrı… İngilizinden zaten hiç bahsetmiyorum bile!
Her aktörün, yeri geldiğinde kendi siyasi ve stratejik menfaatleri doğrultusunda manipüle edeceği bir Türk hikâyesi mutlaka var.
Rus emperyalizminin 1916'da Türkistan'da gerçekleştirdiği katliamlarda ata soyumdan kadınları ve erkekleri katleden Ruslar, birkaç yıl sonra Buhara'nın hazinesine de çöktüler. Buhara Cumhuriyeti'nin Türk Millî Mücadelesi'ne destek olmak üzere tahsis ettiği 100 milyon altın rublelik yardımın tamamına el koyup, ayıp olmasın diye yalnızca %10'una tekabül eden kısmını Ankara'ya gönderdiler.
Şimdi aynı Rusların, bölgesel ve küresel konjonktür öyle gerektiriyor diye, “Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda bizim de katkımız var” saçmalığını daha ne kadar sürdüreceklerini bilmiyorum.
Bütün bu felaketlere bizzat tanıklık etmiş dedem, yakın arkadaşlarıyla birlikte Afgan dağlarını aşarak Hindistan'a, oradan Hicaz üzerinden Şam'a ve nihayet Adana'ya ulaşmış; Türkistanlıların Kuvâ-yi Milliye teşkilatına topladıkları yardımları getirmiştir.
Böylece Türkistan'daki atalarımızın servetinden kurtarabildijleri ne varsa, kurusuna dokunamdan Türk Kurtuluş Savaşı'nın onurlu mücadelesine, bir nebze de olsa kaynak olmuştur.
Türkistan Türklerinin bu tarihsel fedakârlığında rol çalıp, söz konusu yardımları her yıl sanki kendileri yapmış gibi sahiplenmeleri karşısında gerçekten nutkum tutuluyor.
Utanmaları da yok!
Macaristan'da da aynısı olmuştu. Trt ve Anadolu Ajansı da aynı kaderi paylaşacak.
Hatta özel kanallar da bu kervana dahil. "terörsüz Türkiye" yalanıyla vatana ihanet ediliyor. Evet zamanı gelecek ve herkes hesap verecek.
Sırbistan'da 12 yıl sonra devrilen Vucic'in partisi seçimlerde yenildikten sonra Sırbistan devlet televizyonu halktan özür diledi:
• “Yıllarca görevimizi yerine getiremedik. Sessiz kaldık, göz yumduk, olayları tek taraflı bildirdik ve gerekli soruları sormadık.
• Bunun için izleyicilerimize bir özür borçluyuz."
Sonrasında ise kanalın geçici baş editörü istifa etti.
Benzer olay Macaristan’da da yaşanmıştı. Orada da devlet televizyonu, Viktor Orbán’ın seçim yenilgisinden sonra izleyicilerden özür dilemişti.
Ancak takip ettiğim haberlere göre yerel makamlar özür dilenmesini önemsemeyip ilgili yayınlara ve şahıslara soruşturma başlattı.
Güç kimde olursa olsun kimseye iftira atıp canını yakmamamk gerek. Canı yananlar o günleri ne kadar geçse de unutmuyor.
Bir düşünün…
Yıllarca çalışıyorsunuz. Kazanmak, ülkenizi temsil etmek, bayrağınızı uluslararası bir müsabakada dalgalandırmak için emek veriyorsunuz. Ama dünyanın sizi görmesi için bile mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz.
Kıbrıslı Türk sporcuların hikayesi bu. Onların mücadelesi, madalyalardan ve skor tabelalarından çok daha fazlası.
Onlar sporcu kimlikleriyle var olmak, seslerini dünyaya duyurmak ve Kıbrıs Türk halkını temsil etmek istiyor.
Onları duyun. Hikayelerini izleyin. Seslerini daha fazla insana ulaştırın.
Çünkü görünmez kılınan insanların sesi, biz duyurdukça daha gür çıkar.
🎬 UNSEEN: Kuzey Kıbrıs'ın sporcuları.
9 Kasım'da YouTube'da.
İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulunda başkanlık seçimleri yapıldı.
Yaklaşık 70 bin avukatın kayıtlı olduğu Baro’da,Terörsüz Türkiye sürecini sakıncalı bulan Sayın Ümit Kocasakal 9 bin 686 oy alarak kazandı.
Sayın Kocasakalın ,
TBMM’de 467 Milletvekilinin oylarıyla kabul edilen 7595 sayılı Kanunla ilgili derin ve kadim bilgilerini dinleyelim.
“Görüldüğü üzere sözde “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi”ne dair kanun teklifini yalnızca kendi içinde ele almak ve değerlendirmek hatalı olup bu yalnızca bir girizgâhtır ve amaç öncelikle toplumsal tepkiyi yumuşatmak ve asıl amaca zemin hazırlamaktır.”
Vay be helal olsun…
Kanun dediğin böyle yorumlanmalı
yasa koyucunun asıl niyeti işte böyle okunmalı.!
Baroya kayıtlı 7 Avukat’tan birinin oyunu alarak meslek kuruluşunun başkanı olmak kolay mı.?
"Örgüt okullarında okumadılar, örgüt işyerinde sigorta kayıtları ve sendika kayıtları yok. Örgüt toplantılarına katılmadılar, ByLock kayıtları yok, haklarında verilmiş ifade de yok.''
kültürel fetullahçılık bu. Erlik ne demişti.
kültürel fetullakçılık👇
“Atatürkçü-Milliyetçi” kesimi kullanan FETÖ’cü Erlik vakası: Yeni nesil FETÖ’cüler
KATILDIĞIM bir konferansta dinleyicilere, “Çevrenizde FETÖ’den adli işlem gören, hapis yatıp çıkan ya da KHK ile ihraç edilmiş; sizin tanıdığınız FETÖ mensuplarından hiç pişman olan var mı?
Kumpas ya da darbe girişimi gibi suçlara bulaşmasa da sadece FETÖ elebaşına inandığı için ‘cemaat’ diye iyi niyetle bu yapının içinde yer almış kişilerden ‘Hata ettik’ diyeni duydunuz mu?” diye sorduğumda salonda tek bir olumlu yanıt alamamıştım. Hâlâ aynı soruyu sorduğumda aldığım karşılık hep, “Pişman olmuş bir FETÖ’cü yoktur” cümlesini teyit ediyor. Daha kötüsü, yaklaşık beş yıl önce bir konferansta bir hanımefendi, kendisini mağdur gören FETÖ’cü bir tanıdığının, “Yalnız çocuklarımızı değil, torunlarımızı bile size düşman yetiştiriyoruz” dediğini aktarmıştı.
Darbe girişimi sonrası, 120 bin dolayında FETÖ mensubu cezaevine girdi; birçoğu aldığı cezayı tamamlayıp tahliye olurken hapiste neredeyse örgüt yöneticileri, darbe girişimine katılanlar, kumpas ve diğer ağır suç işleyen dışında örgüt mensubu kalmadı. Cezaevinde 120 bine yakın FETÖ’cüden kalan sayısı 10 bine kadar düştü. FETÖ kapsamında hakkında adli işlem yapılanların sayısı ise 600 bini geçmişti.
Peki nerede bu örgüt mensupları?
Elbette halkın arasında; muhalif siyasi parti çevrelerindeler, bazı cemaat ve tarikatlara sızdılar, dernek ve vakıflardalar, örgüt sermayesiyle kurdukları işlerdeler.
Yani örgüt, maşalığını yaptığı Siyonist İsrail ve ABD ile ABD gibi emperyalist ülkelerin adına bir gün devleti yeniden ele geçirmek için “Güncel Yapılandırmasını” ayakta tutmaya çalışıyor. ABD ve özellikle Almanya başta olmak üzere Avrupa desteğiyle yurtdışındaki gücü ile yurtiçindeki örgüt uzantılarıyla temasını sürdürdüğü gibi, özellikle sosyal medya operasyonlarıyla ülke gündemi üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
PKK terör örgütünün kullandığı silah; tabanca, tüfek, bomba... FETÖ’cülerin kullandığı silahlardan birincisi; devlet içindeki hücrelerin her türlü güvenliği tehdit eden belge ve bilgi sızdırmaları ise ikincisi medyanın da gündemini, hatta halkın gündemini belirleyen sosyal medya üzerinden attığı iftira, söylediği yalan ve dezenformasyon faaliyetleridir.
Ve FETÖ bu konuda da güncellemeye giderek tıpkı yeni “nesil suç örgütü” gibi “yeni nesil FETÖ”cüleri organize etti.
Bu kuşak FETÖ’cü içerisinde yeni nesli temsil ediyor. Baba ve anneleri gibi örgüt okullarında okumadılar, örgüt işyerinde sigorta kayıtları ve sendika kayıtları yok. Örgüt toplantılarına katılmadılar, ByLock kayıtları yok, haklarında verilmiş ifade de yok.
Dolayısıyla devlette şahsi kaydı yok, herhangi bir kimlik ve kişilik sahibi de değiller. Sadece ailelerinin devletine ve milletine karşı aşıladığı nefretleri var.
yeni nesil fetöcülük akpde yaşıyor nedim. fetö kültürü AKP'dir.
sünni terör örgütü fetullah gülen hoca efendi cemaati AKP'nin ta kendisidir Nedim. Neyse
AKP yi CHPyi mhpyi toplasan bir erkik etmez.
sen neden tetikçi oldun? Asıl senin yaptığın fetö taktiğidir nedim.
“Atatürkçü-Milliyetçi” kesimi kullanan FETÖ’cü Erlik vakası: Yeni nesil FETÖ’cüler
KATILDIĞIM bir konferansta dinleyicilere, “Çevrenizde FETÖ’den adli işlem gören, hapis yatıp çıkan ya da KHK ile ihraç edilmiş; sizin tanıdığınız FETÖ mensuplarından hiç pişman olan var mı?
Kumpas ya da darbe girişimi gibi suçlara bulaşmasa da sadece FETÖ elebaşına inandığı için ‘cemaat’ diye iyi niyetle bu yapının içinde yer almış kişilerden ‘Hata ettik’ diyeni duydunuz mu?” diye sorduğumda salonda tek bir olumlu yanıt alamamıştım. Hâlâ aynı soruyu sorduğumda aldığım karşılık hep, “Pişman olmuş bir FETÖ’cü yoktur” cümlesini teyit ediyor. Daha kötüsü, yaklaşık beş yıl önce bir konferansta bir hanımefendi, kendisini mağdur gören FETÖ’cü bir tanıdığının, “Yalnız çocuklarımızı değil, torunlarımızı bile size düşman yetiştiriyoruz” dediğini aktarmıştı.
Darbe girişimi sonrası, 120 bin dolayında FETÖ mensubu cezaevine girdi; birçoğu aldığı cezayı tamamlayıp tahliye olurken hapiste neredeyse örgüt yöneticileri, darbe girişimine katılanlar, kumpas ve diğer ağır suç işleyen dışında örgüt mensubu kalmadı. Cezaevinde 120 bine yakın FETÖ’cüden kalan sayısı 10 bine kadar düştü. FETÖ kapsamında hakkında adli işlem yapılanların sayısı ise 600 bini geçmişti.
Peki nerede bu örgüt mensupları?
Elbette halkın arasında; muhalif siyasi parti çevrelerindeler, bazı cemaat ve tarikatlara sızdılar, dernek ve vakıflardalar, örgüt sermayesiyle kurdukları işlerdeler.
Yani örgüt, maşalığını yaptığı Siyonist İsrail ve ABD ile ABD gibi emperyalist ülkelerin adına bir gün devleti yeniden ele geçirmek için “Güncel Yapılandırmasını” ayakta tutmaya çalışıyor. ABD ve özellikle Almanya başta olmak üzere Avrupa desteğiyle yurtdışındaki gücü ile yurtiçindeki örgüt uzantılarıyla temasını sürdürdüğü gibi, özellikle sosyal medya operasyonlarıyla ülke gündemi üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
PKK terör örgütünün kullandığı silah; tabanca, tüfek, bomba... FETÖ’cülerin kullandığı silahlardan birincisi; devlet içindeki hücrelerin her türlü güvenliği tehdit eden belge ve bilgi sızdırmaları ise ikincisi medyanın da gündemini, hatta halkın gündemini belirleyen sosyal medya üzerinden attığı iftira, söylediği yalan ve dezenformasyon faaliyetleridir.
Ve FETÖ bu konuda da güncellemeye giderek tıpkı yeni “nesil suç örgütü” gibi “yeni nesil FETÖ”cüleri organize etti.
Bu kuşak FETÖ’cü içerisinde yeni nesli temsil ediyor. Baba ve anneleri gibi örgüt okullarında okumadılar, örgüt işyerinde sigorta kayıtları ve sendika kayıtları yok. Örgüt toplantılarına katılmadılar, ByLock kayıtları yok, haklarında verilmiş ifade de yok.
Dolayısıyla devlette şahsi kaydı yok, herhangi bir kimlik ve kişilik sahibi de değiller. Sadece ailelerinin devletine ve milletine karşı aşıladığı nefretleri var.
devlet bahçeliden BEBEK katili apo sürecine destek olması için 'milli kalem' ödülü alan @nedimsener2010 Erlik'e fetöcü demiş😂😂😂😂😂😂😂
Dahası Olayı Zafer partisine bağlamış😂😂😂
Evladım hiç mi izlemedin youtube videoları? Bir adam geldi saltanatınzı skti attı. Ağlamayın.
📌PKK terör örgütünün kullandığı silah; tabanca, tüfek, bomba... FETÖ’cülerin kullandığı silahlardan birincisi; devlet içindeki hücrelerin her türlü güvenliği tehdit eden belge ve bilgi sızdırmaları ise ikincisi medyanın da gündemini, hatta halkın gündemini belirleyen sosyal medya üzerinden attığı iftira, söylediği yalan ve dezenformasyon faaliyetleridir.
Ve FETÖ bu konuda da güncellemeye giderek tıpkı yeni “nesil suç örgütü” gibi “yeni nesil FETÖ”cüleri organize etti.
40 yıl boyunca devlete sızan Fetullahçı Terör Örgütü’nün Ergenekon ile başlayan kumpas operasyonlarının üzerinden neredeyse 20 yıl, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden de tam 10 yıl geçti.
Kumpaslar başladığında FETÖ’cülerin yeni doğan çocukları,15 Temmuz darbe girişimi sırasında 10, şimdi 20 yaşında. Darbe girişimi sırasında 15 yaşında olan FETÖ’cülerin çocukları, şimdi 25 yaşında.
🖊️@nedimsener2010
🔗https://t.co/n5rbfyOOGd
@hermes_z anlaşması yetmez. Oraya gitmek gerek. Emperyalizm sadece korkutmaz yıldırmaz korku da yayar. Libya'ya o güveni verdiysek Mısıra da verebiliriz. Libya korku ve yıldırma duvarını yıktı. Artık burada hakim güç benim demek lazım. Diyelim ki Akdeniz ülkeleri ekrafımızda topalnsın.
@hermes_z Teşekkürler. Artık varlık gösterme zamanı. Donanmamız sismik ve sondaj gemilerimiz ile. Tabiri caiz gümgür gümbür giderek. Gitmediğin yer senin değildir. Anladığım kadarıyla adalar denizi donmuş kalacak bir süre daha. Kabul. Ancak Libya ile yaptığımız sınırlandırma
Biz kutup falan değiliz nagihan. Merkez biziz çevre de biziz. siz sadece çakılsınız. Mustafa Kemal kutup falan da değildir. Mustafa Kemal Türkiyenin ta kendisidir. Türklerin babasıdır. Kurtarıcımızdır Bundan rahatsızsan zaten çakılsın. Çer çöp gibi bişeysin. Sen git apoya soyun
Nagehan Alçı: "Bağıra bağıra 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' demek de açıkçası biraz…
Yani Türkiye zaten çok kutuplaştı. Bu, kutuplaşmaya bir çakmak çakmak gibi bir şey geliyor bana."
🔴#SONDAKİKA | Cumhurbaşkanı Erdoğan:
• Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de gazetecilerle bir sorunumuz yoktur.
• Türkiye'de yüzlerce her çeşitten kanallar var ve hepsi özgürce yayın yapıyor.
• Yalan içermediği sürece herkes istediğini konuşuyor.
• Biz de bu farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz.
@Kaya_hz23@IranDefol fotoğrafın ne anlattığından hanerin yok. Belki de Güney Azerbaycan neresi ve kaç milyon Türk var orada onu da bilmiyorsun. Ya da mezhepleri farklı olduğu için ilgini çekmiyor. Senlik bir durum yok yani. gölge etme yeter.