İktidarın ve Aklın Haritaları: Şehir Planlarının Görünmez Düşünseli
🖊️ Kerem AÇIKKOL (@keremacikkol), kaleme aldı.
📃Hemen okuyun ↙️
https://t.co/o1kJVcXdhG
Kendime şerh düşecek olursam da "bilinmeyeni keşfetme" hikayesi keşifler çağı denilen 15. YY'ı kapsar. Ortaçağ'da seyehatin etmenin sebebi ya tüccar olup maddi kazanç elde etme dürtüsü yada dini motivasyon temelli ilim ve kutsal yerleri ziyaret için yola çıkmaktır.
Değerli bir çalışma olmuş emeğinize sağlık. Yinede yapılan yoruma dair bir düzeltme ve ekleme yapmak gerekmekte. Öncelikle İbn Battuta'nın Batılı kâşifler gibi bilinmeyeni keşfetmek amacıyla yola çıkmadığını bilmek gerekmekte.Darülislam içinde seyahat etmesinin temel amacı hacdı+
+Veba salgınlarıyla boğuşan, feodal parçalanmışlık içindeki içe dönük Batı Avrupa, İbn Battuta'nın ilgisini çekecek veya bir şeyler öğrenebileceği bir "medeniyet merkezi" elbette değildi.
Değerli bir çalışma olmuş emeğinize sağlık. Yinede yapılan yoruma dair bir düzeltme ve ekleme yapmak gerekmekte. Öncelikle İbn Battuta'nın Batılı kâşifler gibi bilinmeyeni keşfetmek amacıyla yola çıkmadığını bilmek gerekmekte.Darülislam içinde seyahat etmesinin temel amacı hacdı+
İbn Battûta'nın eseri yayında: https://t.co/IX9ylNTH3A
29 yıl süren yolculuk bugünkü 45 ülkede 317 yerin ziyaretiyle tamamlanmış. 117.000 km yapılmış. Orta, Kuzey ve Batı Avrupa'yı merak etmemiş. @ali_cetinkaya
4. Tüm bu realiteyle birlikte dediğinizin haklılık payı var, o dönemin entelektüel gerçeği şüphesiz Batı Avrupanın bir Müslüman alim için cazibe merkezi olmadığıdır. Dünya ekonomisinin, biliminin ve servetin kalbi Kahire, Şam, Delhi ve Çin'de atıyordu.+
Evliya Çelebi 415 Yaşında
Eserindeki bilgilere göre 10 Muharrem 1020’de (25 Mart 1611) İstanbul’da Unkapanı’nda doğdu.
“Seyahat yâ Resûlallah”
Evliya Çelebi Seyahatnamesi Haritası: https://t.co/Xh3eRQ0VtS
İstanbul'un Fethi Tarihi: https://t.co/PD6tckLRGn
Müntehabat-ı Evliya Çelebi: https://t.co/l1DjnFvzFW
Selimiye Camii'nin restorasyonu tamamlandı. İbadete açıldı. Çok şükür.
Çok önemli bir hat ve tezyinat tartışması oldu. Bunda hayır vardır. Varolan halin korunmasından yanaydım. Aşağıda tertemiz bir analiz bulacaksınız.
Hattın 16. yy ilişkisine dair üslup tahlili. Pek kıymetli:
İLBER HOCA'NIN BİLİNMEYEN HASSASİYETİ ; DUA BEKLEYEN KİMSESİZ CARİYE VE SARAY AĞALARI
Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamızın Müslümanlığına dair bir şeyler yazmayı ayıp ve de yersiz addederim. Fakat hakkında yazılanlar bu yazıyı yazmaya beni mecbur bıraktı. Hoca aleyhinde yanlış zan sahibi olabilecekleri hem aydınlatmak ve hem de tarihe not düşmek için bu yazıyı yazdım. Merhum Ortaylı hocamız samimi bir Müslümandı, fakat bunu birilerine göstermekten hassaten ictinab ederdi. Allah ile kul arasında olan ve başka kulların da haberdar olmasının gerekli olmadığı çok güzel hasletlere sahipti.
Fazla kişinin bilmediği, hocamızın hassasiyetini gösteren aşağıda anlatacağım olay ise ibretlik tarihi bir hadisedir. İlber hocamız 2005 yılında Topkapı Sarayı Müzesi müdürü tayin edildi ve bu görevde 2012 yılına kadar kaldı. Göreve geldiğinde ilginç bir âdet başlattı. Müdür tayin edildiği senenin Ramazan ayında Topkapı Sarayı’nda görev yapmış ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için hatim okuttu. Hatim bittiğinde küçük bir katılımcı grubu ile duasını okuttu. Kasım 2005 tarihindeki hatim duasına davet edilen birkaç kişiden biri olan değerli dostum Murat Kargılı o gün yaşananları şöyle anlattı: “2005 Ramazan ayında [5 Ekim-2 Kasım] İlber Hoca beni aradı ve ‘Yarın (Salı) Hırka-i Saadet’i açacağız ve siz de gelir misiniz’ dedi. Ben de severek davete icabet ettim. Saat 11.00 gibi Topkapı Sarayı’na intikal ettim. Salavatlar eşliğinde Hırka-i Saadet açıldı. İlber hoca daha önceden destmâller hazırlatmıştı. Hırka-i Şerif’in açılması töreninden sonra Hocamız bana ‘Murat, akşam iftar yapacağız gelir misin’ dedi ve gelmem hususunda ısrarcı oldu. İftardan sonra Fatih Çollak Hoca bir aşir okudu. İlber Hoca aşir kıraatinden sonra elime ekte fotoğrafını yayınladığımız belgeyi verdi. Fatih Hoca, İlber hocanın listesini hazırladığı ağaların duasını yaptı. Duadan sonra İlber hocanın listesini aldım, hocaya imzalattırdım ve tarih attırdım. Hoca o sırada bana ‘Bu sarayın sahipleri sultanlar değildir, asıl sahipleri bunlardır, bunların adı sanı unutulmuştur ve bazılarının nesepleri kesilmiştir, kimseleri de yoktur' dedi'.
İlber Ortaylı hocamız müdür olduğunda başlattığı bu âdedi sonraki yıllarda da devam ettirdi. Her Cuma muhakkak ağalar ve cariyeler için hayır yapar, Kur’an okur ve okuturdu. 2005-2012 yılları arasında hiç ara vermeden Ramazan aylarında Topkapı Sarayı’nda ağalar, cariyeler, Enderun hizmetlileri ve diğer hizmetlilerin ruhu için hatim duası okuttu. Bunu özellikle Osmanlı teşrifatına uygun bir şekilde Hırka-i Saadet ziyaretlerinden sonra yaptırırdı. Hatim duasına davet edilenler arasında muhakkak Saray’ın o dönemdeki “çalışanları da” bulunurdu. Bu hadiseye şahit olanlardan biri de hocam Prof. Dr. Mehmet İpşirli’dir. İpşirli Hocamız şahit olduğu töreni şöyle anlattı: “İlber, Saray’a müdür tayin edildiğinde Ramazan ayında bir gün beni aradı. Akşam hatim duası yaptıracağını ve duayı da benim yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de hukukumuza binaen kabul ettim. Akşam yaklaşık on kişinin katıldığı bir iftar yemeği verildi. Yemekten sonra bizzat İlber’in okutturduğu hatimin duasını okudum. Katılımcılar farklı meslek gruplarından idi. İlber, hatimi Saray’da hizmet etmiş ağalar, cariyeler ve diğer hizmetliler için yaptırdığını, çünkü bunların arkalarında kendilerine dua edecek ve Kur’an okuyacak kimselerin bulunmadığını söyledi. Duadan sonra tatlı bir sohbet oldu ve daha sonra dağıldık”.
Ekte bu hadiseye dair ilginç bir belge yayınlıyorum. Belgeyi değerli dostum Murat Kargılı gönderdi. Merhum Hocamız, Topkapı Sarayı Müzesi müdürü olduğu 2005 yılı Ramazan’ın da ağalar ve cariyeler için hatim indirttiği gibi kendisi de 50 Yasin-i Şerif adamış. Fotoğraftaki listeyi bizzat İlber Hocamız, Murat Bey’e bir hatıra olarak vermiş. Listede kimler için dua edildiği yazıyor. İlber hocamız bizzat kendisi “50 Yasin-i Şerif adadım” yazmış.
Aslında İlber Ortaylı ile 150 yıllık bir gelenek son bulmuş oldu..
İlber Hoca İdil-Kazan aydınlanmasının son halkasıydı..
İsmail Gaspıralı
Yusuf Akçura
Ayaz İshaki
Sadri Maksudi Arsal
Zeki Velidi Togan
Halil İnalcık
Ve
İlber Ortaylı
Epstein Adası’na giden Türk gezgin Fatih Koparan, izlenimlerini paylaştı:
“Bu adayla ilgili kimse konuşmak istemiyor, kimse götürmek istemiyor. Onlarca tekne sahibi beni reddetti. Herkes korkuyor.”
Kimse Trump‘ın yaptığı işleri Hristiyanlıkla ilişkilendirmeyecek, kimse siyasal Hristiyanlıktan bahsetmeyecek, kimseden Trump’ın işlediği cürümlerden dolayı dinden soğuduğunu duymayacaksınız. Çünkü ABD güçlü.
Epey bir süredir YouTube'da gezginlerin vloglarını izliyorum ve "Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?" sorusunun cevabının çok gezen olmadığı kanaatine vardım.