Hayatının bir döneminde ağır imtihanlardan geçen insanlar, o günleri atlattıktan sonra sessizleşir. Eskisi gibi her şeye tepki vermez, herkese kendini anlatmaya çalışmaz.
Çünkü bazı acılar, insanın sadece canını değil; bakışını, önceliklerini ve sabrını da değiştirir.Dışarıdan durgun görünürler. Oysa o durgunluk, pes etmiş olmanın değil; en büyük savaşını verip içinden daha güçlü çıkmanın sessiz izidir.
Başak burcu olarak şunu biliyorum: İçimde kimseye kötülük düşünmeyen bir kalp taşıyorum. İnsanların kusurlarını görmekten çok, yaralarını anlamaya çalışıyorum. Maneviyata, samimiyete ve gerçek duygulara öyle önem veriyorum ki bazen kendi ihtiyaçlarımı bile geri plana atıyorum. Herkes mutlu olsun diye uğraşırken, dönüp baktığımda aynı hassasiyetin bana gösterilmediğini görmek elbette insanın canını yakıyor. Ama buna rağmen kalbini karartmamak, iyi kalabilmek asıl mesele. Başak dediğin insanın derinliği burada ortaya çıkar. Çünkü o, çıkarına göre değil vicdanına göre hareket eder. Ne yazık ki günümüzde birçok insan her şeyi yüzeyden değerlendiriyor. Bu yüzden derin düşünen, ince hisseden ve samimiyeti önemseyen insanları anlamakta zorlanıyorlar. Başak bazen eleştirilir, bazen yanlış anlaşılır; ama kalbinin temizliğinden ve değerlerinden kolay kolay vazgeçmez. Çünkü onun en büyük zenginliği karakteridir.
Avukatlık mesleği bir noktadan sonra insana önsezi değil, tecrübenin verdiği bir “sonunu görme” hâli kazandırıyor.
İnsanları da, olayları da ilk hissinizle anlarsınız.
Çoğu zaman yanılmazsınız.
Susmanız kibirden değil;
zamanın zaten sizi haklı çıkaracağını bilmenizdendir.
Meslek hayatında binlerce insanla yakın iletişim kurmak zorunda kalan bir avukat, her şeyi sorgulayan, yalan söylendiğini hemen anlayan, insanların kötü yanlarını hemen fark eden, zor güvenen biri haline gelir. Ve samimiyetin azaldığı toplumlarda herkesten kolay mutsuz olur.
Girdap gibi bir şarkı,,
durmaksızın insanı içine içine çeken.
Altın olamadım ama bakır da değilim,,
İpek olamadım ama çul da değilim...
...
Hayırlı akşamlar ☕✨🎶
Bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında, 06.05.2026 günü Orta Doğu Teknik Üniversitesi yerleşkesinde meydana gelen olaylara ilişkin paylaşımlar yapılması üzerine açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Ay yıldızlı şanlı al bayrağımız, milletimizin bağımsızlık iradesinin, vatanımız uğruna verilen mücadelenin, ecdadımızın canı pahasına koruduğu mukaddes emanetin en büyük simgesidir. Bayrağımız; şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin gösterdiği eşsiz fedakârlığı, milletimizin hiçbir şartta boyun eğmeyen istiklal ruhunu ebediyen yaşatmaktadır.
Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen konser sırasında olaylara karıştığı tespit edilen 6 şahıs (İ.K, M.E.Y, O.A, M.F.G, C.E, B.D) yakalanmış ve adli işlemler başlatılmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Avukatlar; hukuk devletinin, insan haklarının, adil yargılanma ve hak arama özgürlüğünün temsilcisi, adaletin savunucusu, yargının kurucu unsuru ve vazgeçilmezidir.
Hak ve özgürlüklerin korunmasında olduğu gibi etkin bir şekilde kullanılması için de en zor şartlar altında görevlerini fedakarca yerine getirenlerdir.
Birlikte mücadele, kararlılık, cesaret ve dayanışma ile Avukatlar Günümüz kutlu olsun.
"iyi birisi miyim bilmiyorum ama hiçbir zaman istenmediğim yerde durmadım, hiçbir zaman insanlara taktiklerle yaklaşmadım, içimden ne geldiyse onu yaptım, karşımdaki insan hiçbir zaman benden yana zarar görmesin diye uğraştım."
birbirleriyle karşılaşana değin hayatı bambaşka pencerelerden seyretmiş iki kişinin, bir araya gelip ortaya güzel bir ilişki koyabilmesini çok büyülü buluyorum. "geçinmeye gönlü olmak" diye bir tabir var ya hani. işte işin sırrı tam olarak bu tabirde saklı. çünkü ancak insanın gönlü olunca aşılıyor bütün dağlar, bütün müşküller. sorun çıkarmak çok kolay. burnunun dikine gitmek en kolayı. esas mesele çözüm odaklı olmak ve "bu meseleyi en az hasarla nasıl halledebilirim" düşüncesi üzerine kafa yormak.