Yau yıllarca nelerden yoksun kalmışız be.
Çocuklar cıvıldaya cıvıldaya oynuyorlar, oynadıkları şarkının içinde izlerken canını sıkacak bel altı bir söz ya da yaşlarına uygun olmayan kadın erkek ilişkisi yok.
“Okullarda bile çalıyor amma popüler oldu” diye düşündüğün kişi uyuşturucu, kumar, karı kız meselelerinde yüzlerce ahlaksızlığı ile bilinen birisi değil.
Olm gayet normal güzelliklerden nasıl bu kadar mahrum kalmışız ? Bizden ne kadar çok şeyi çalmışlar.
Normal bir güzeli garipseyecek kadar çirkine alıştırılmış olmamızı garipsedim cidden.
Başıboş köpek meselesi devlet erkânını çok aciz gösteren bir mesele. Garip bir şekilde Erdoğan da bu işin içinden çıkamıyor. Kamuoyundaki karşılığını bilmemesi mümkün değil. Fakat çözümsüzlük sürüyor. En yakın seçimde bu iş hükümete yazılabilir. https://t.co/vP3hxmiQha
Üç çocuk annesi kadın boşanmış, sonra üniversiteye başlamış, kendi hayatını inşa etmek için var gücüyle çırpınmış. Sonra öğrenci kimlik kartı olmadan giremediğiniz bir yere pompalı tüfekle bir câni gelip içeriye istediği gibi girerek kadını öldürüyor.
Gereği tam manasıyla yapılmadığı için daha kaç cân gidecek?
Filistinli bir kız;
"Filodaki herkese şunu söylemek istiyorum: Gerçekten geldiler... Evet, kalplerimizin en derinlerine ulaştılar ve silinmez bir iz bıraktılar. Ablukayı kırmadılar, ama dünyanın sert sessizliğini parçaladılar, içimizde bir sıcaklık ve umut duygusu uyandırdılar ve yalnız olmadığımızı, bizi düşünen, destekleyen ve hayatlarımızın ve hayallerimizin kalp atışlarını paylaşanların olduğunu anlamamızı sağladılar."
Bu akım işine son noktayı koyalım mı artık, ne dersiniz? :) Ama sizin de gönlünüz olsun, 5 kişiye kitap okuma standı hediye ederek bitirelim bu işi.
Cuma akşamına kadar bu gönderiyi RT etmeniz ve bizi takip etmeniz yeterli :)
Sevgiler :)
Artık Kâbe fotoğrafı gördükçe şehid Ebu Ubeyde’nin okuduğu şu şiiri hatırlıyorum: “Ey Haremeyn’de ibadet eden, eğer bizi görseydin kendi ibadetinin bir oyun olduğunu anlarsın. Senin yanağın gözyaşlarıyla ıslanırken bizim boynumuz kan ile lekeleniyor.”
sen bedenin üzerinde istediğin tasarrufu sağlarken hürsün ama ben etimi, saçımı erkek seyrine sunmamayı tercih edince iradesizim. diğer kadınların hayat tarzına, tercihlerine saygısız o eril kafalı sözde tahakküme hayır çağrınızın altındaki ince zorbalığın, tahakkümün kokusunu alamıyor muyuz biz. müslüman kadınların kendi iradeleriyle bile isteye bir yaşam stili tutturmaları aklınıza yatmıyor, çünkü hürlüğü onlara yakıştıramıyorsunuz. “kadın açılınca bedenine daha az yabancı” siz müslüman kadınlara kadınlığı da yakıştıramıyorsunuz. kimsenin sizin tercihlerinize saygısızlık veya buyurganlık hakkı yok. ama sizin diğer kadınlara var değil mi?
Çocuk gelişiminde temel ilke şudur; çocuk çocuk gibi yaşamalı... Mini etek, krop, konser ortamı özgüven değil; pedagojide buna erken yetişkinleştirme deniyor. bu beden algısını bozar, kimlik karmaşası doğurur, ileride kaygı ve tatminsizlik üretir. özgüven sahnede sergilenmekle değil sevgi ve güvenli sınırlarla büyümekle kazanılır.