İnsanı tüketen şey hayatın ağırlığı değildir. Asıl yıkım, kendini defalarca açıklamak zorunda kaldığı halde yine de anlaşılmamaktır. Çünkü sabrın da bir eşiği vardır; o eşik aşıldığında geriye öfke değil sadece kayıtsızlık kalır .
Anlayışsız insan ,her şeyi kendi ölçüsüne indirger; farklı olanı reddeder, derin olanı küçümser, sessiz olanı ise zayıflık sanır. Bu yüzden sabır, böylesi bir zihnin karşısında yücelmez; sadece israf edilir.