Yeni Parti lideri Özgür Özel: "Emre Alkin, Tera'nın tutuklu yönetim kurulu üyesi. Kim bu? Bizzat Cumhurbaşkanı Akademik İstişare Kurulu üyesi, Atamasında Erdoğan'ın imzası var.
• Kerem Alkin, Tera Bağımsız Yönetim Kurulu üyesi. Türkiye'nin OECD Daimi Büyükelçiliği'ne Erdoğan tarafından atanmıştı.
• Emre Tezmen, Tera Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı. Fatma hanımın ve ailesinin yakın arkadaşı.
• Erkan Kilimci, Tera'nın Başkan Vekili ve Genel Müdürü. Eski Merkez Başkanı Yardımcısı. Atamasını Erdoğan yaptı. 200 liranın üzerinde imzası var.
• Fecir Alptekin, Tera'nın Yönetim Kurulu üyesi. Cumhurbaşkanı danışmanı. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları üyesi.
• Abdülkadir Özkan, yönetim kurulu üyesi. Başbakanlık baş danışmanı. Diyanet ve Milli Eğitim Bakanlığı'nda basın danışmanı.
• Erdin Özel, Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı. AKP Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı. Önce inkar ettiler Anadolu Ajansı kayıtlarını silmeyi unuttular.
• Serdar Turhan, Pusula'nın tutuklu yönetim kurulu başkanı. Eski AKP Gençlik Kolları Başkanı.
• Muhammed Yarız, Pusula Portföy'de yönetici ve tutuklu. Eski AKP Gençlik Kolları Yönetim Kurulu üyesi.
• Özdemir Ataseven, Özata Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı. AK Parti Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı.”
Ersan Şen, fon skandalına ilişkin:
"Sen devletsin, sistem kurmuşsun. Diyorsun ki TL'ye güven, Türk lirasına güven. Faize gitme, altına gitme, dövize gitme, yastık altına koyma.
Gel, yerli ve milli ol, Türk borsasına koy, fonda değerlendir, kazan diyorsun.
Sonra dünya kadar millet para kaybedecek, birileri götürecek.
Devlet dediğin nedir? Hukuk devleti, piyasa düzenleyicisi devlet, ekonomiyi yöneten devlet. Burası muz cumhuriyeti mi?" (ensonhaber)
Fatih Altaylı:
"Bunların donuna kadar almayacak mısınız!
Tarihin en büyük dolandırıcılık operasyonlarından birini gerçekleştiren fonlara soruşturma açıldı ama sahipleri, yöneticileri, sorumluları her ne hikmetse son derece “yumuşak” bir muameleye tabi tutuluyorlar.
Yaptığı işlemlerin bir bölümünde bahis parası da var diye el koyulan Papara’nın patronu içeride. Milleti ve nihayetinde devleti göz göre göre, planlı ve hesaplı bir şekilde milyarlarca dolar zarara uğratan “dolandırıcılık” fonlarının kurucuları, işleticileri, yöneticileri dışarıda.
Çok açık söyleyeyim, toplum vicdanı bunu kaldırmıyor.
Rolls Royce ile gezip, yönetim kuruluna aldığı üniversite rektörünün üniversitesinde düzenlediği toplantıda eli cebinde ahkam kesen Emre Tezmen serbest.
Babalarının soyadı üzerinde yıllardır tepinen, para ve hava meraklısı Emre Alkin ve biraderi serbest. Tamam, tutuklanmasınlar ama en azından bu işlerden elde ettikleri paralar bir sorgulansın.
Kimi davalarda, dava konusu ile alakası olmayan servetlere kayyum atanır, milletin mal varlıklarına el koyulurken, bunlara bir şey yapılmıyor olması sizce makul mu, adil mi, hak mı!
Adam üniversite rektörü olarak, üniversitesinin adını, saygınlığını idarecisi olduğu fona peşkeş çekiyor.
Sonra fon batıyor bu adam ellerini çalkalayıp çıkıyor! Milletin, devletin milyarları gitmiş, umurunda değil.
Benim ve yüzlerce kişinin uzaktan gördüğü rezaleti bu heriflerin, işin içindeyken görmemeleri mümkün mü!
Tabii değil.
Ama parasını alıyor, adını ve kimilerince var olduğu zannedilen saygınlığını kiralıyor. Sonrası umurunda değil! Sonra iş patlıyor ama bunlara hiçbir şey olmuyor.
Adını, unvanını yeni bir üçkağıtçıya kiralamak için yola devam ediyor.
Olacak iş mi!"
🔴 Marmara Capital CEO'su Haydar Acun:
"511 bin yatırımcının yaklaşık 24,5 milyar dolar parası tasfiye fonlarında yakalanmış durumda.
Bu rakamın yaklaşık 20 milyar doları doğrudan ya da dolaylı olarak (para piyasası ters repo teminatı üzerinden) manipülasyon ile değeri şişirilmiş 15-20 hissede.
Bu hisselerin piyasada 3 ay içinde (eğer alıcı bulunursa) satılması durumunda defter değeri üzerinden kaba bir hesaplama ile %5 ila %10’unun nakte çevrilme ihtimali bulunmakta.
Yani manipülasyonla şişirilmiş hisselere yatırılan “kağıt üzerindeki” 20 milyar doların yaklaşık 1-2 milyar doları borsadan satış yapılarak (özel bir alıcı olmadığı takdirde) kurtarılabilir.
Bu 20 milyar dolarlık fon büyüklüğüne “kağıt üzerinde” dememin sebebi bu rakamın bir kısmının “fiktif değerlenme” sebebiyle oluşmuş olması.
Fon tasfiyesi sırasında yatırımcı bazında orjinal yatırılan para miktarları net olarak hesaplanmalı ve dağıtım sırasında hakkaniyet açısından dikkate alınmalıdır.
Yatırımcıların orjinal yatırdıkları paraların kaybının sadece borsadaki hisselerin (ve bu sırada parasal değerlenmeden gelen karın) satışından gelen para ile karşılanması yaşanan mağduriyetin boyutu düşünüldüğünde oldukça yetersiz kalacaktır.
O yüzden Madoff hadisesinde olduğu gibi fon tasfiyelerinden ayrı olarak özel bir “yeddiemin hesabı”oluşturulup bu manipülasyon ve ponzi sisteminde rolü bulunan şahısların, fon yönetim şirketlerinin ve bilerek ve isteyerek manipülasyonun parçası olup bundan menfaat elde eden borsa şirketlerinin başta sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticileri olmak üzere sorumluluğu bulunan herkesin malvarlığıyla bedel ödemesi sağlanmalıdır.
Hukuki cezaların haricinde ibreti alem olması açısından bu işlere bulaştığı ispat edilen lisanslı personelin ve sözde yatırımcıların mümkünse ömürboyu sermaye piyasalarından men edilmesi, bu işlere bulaşmış ve ceza almış portföy şirketi ve aracı kurumların faaliyet izninin iptal edilmesi, borsa şirketlerinin ise gerekirse kottan atılması değerlendirilmelidir."
@Haydaracunn
🔴 #SONDAKİKA
Marmara Capital Portföy yöneticisi Haydar Acun fonlar hakkında:
“Manipülasyonla şişirilmiş hisselere yatırılan ‘kağıt üzerindeki’ 20 milyar doların yaklaşık 1-2 milyar doları borsadan satış yapılarak (özel bir alıcı olmadığı takdirde) kurtarılabilir.
Bu manipülasyon ve ponzi sisteminde rolü bulunan şahısların, fon yönetim şirketlerinin ve üst düzey yöneticiler olmak üzere sorumluluğu bulunan herkesin malvarlığıyla bedel ödemesi sağlanmalıdır.”
Foncuların üzerine gidiliyor.
Tüyü bitmemiş yetim hakkı yiyen kim olursa olsun HESAP VERMELİ.
Manipülasyonu 10 ay önceden bilen ŞİMŞEK de sorgulanmalı.
Gözü yaşlı,umutsuzca bekleyen 500 bin kişiye ADALETİ bekliyoruz.
Yetmez milyonlarca Küçük Yatırımcı BORSA İSTANBUL da battı.
Yetkilileri son operasyonlarından ötürü tebrik ederim.
Emre Tezmen ve Tüm yönetim kurulu üyelerinin mal varlıklarına tedbir konmasını dilerim.
Yurtdışındaki "Clawback kuralı" ile Fon ve Yatırım şirketlerinin sahipleri ve Yönetim Kurulu üyelerinin mal varlıklarının fonzedeler için kullanılmasını dilerim.
Umarım güzel bir TEMİZLİK yapılır. Ondan sonra da Sermaye piyasaları sağlık bir şekilde yoluna devam eder.
Sonuç …….
Bu kriz bir likidite kazası değil, bir değerleme ve yönetişim kazasıdır. Yatırımcıya iade edilecek tutar, portföyün ne yazdığıyla değil, piyasanın ne ödeyeceğiyle belirlenecek. Aradaki farkın yatırımcının sırtında kalmaması için tek yol, kaybı sadece borsa satışlarına havale etmek yerine, bu farkı üretenlerin malvarlığına rücu eden ikinci bir tahsilat kanalının şimdi, gecikmeden kurulmasıdır.
Bu ülke adamı olanların ülkesi...
Hastanede adamın varsa ultrason için 3 ay sıra beklemezsin.
Adliyede adamın varsa hukuki süreçlerden yaptırımsız kurtulursun.
Belediyede adamın varsa arazinin imar işlerini hemen halledersin.
Üniversitede adamın varsa ALES den düşük alsan bile kadroyu kaparsın.
Partide adamın varsa öğretmen mülakatından geçersin.
Bakanlıkta adamın varsa kamudan bolca ihale alır cebi doldurursun.
Adamın varsa aç açıkta kalmaz, eş, dost, çocuk, yeğen tüm yakınlarını kamuda işe sokarsın.
Adamın yoksa açıkta kalırsın ve sokaktaki köpek bile haline güler.
#TÜRKİYE
Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in EYT konusunda yaptığı açıklamaların gerçeklerle örtüşmediği ortada. Bu kadar somut bir konuda bile bu kadar hatalı değerlendirme yapılabiliyorsa, ekonomi programı ve çözüm önerileriyle ilgili yapılan diğer açıklamaları da aynı süzgeçten geçirmek gerekir. Kamuoyunun güveni, doğru bilgiyle sağlanır. EYT hakkında yapılan hatalı açıklamalar, ekonomik değerlendirmelerin geneline dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.