Kalbi vatan diye, millet diye, Türkiye diye çarpan insanımızla Kocaeli’de buluştuk!
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun öncülüğünde; milletimizin sözüne kulak vermek, derdine omuz vermek, ümidine ortak olmak için sokak sokak, meydan meydan yürüyoruz.
Bizim siyasetimiz milletin içinde, bizim istikametimiz Büyük Türkiye!
Kocaeli sokaklarındayız!
Türkiye için buradayız! 🇹🇷
Kocaeli’nde teşkilatımızla buluştuk. Genel Başkan Yardımcımız M. Hakan Tanrıöver’in öncülüğünde programımıza başladık.
Misafirperverlikleri için İl Başkanımız Halil Keskinoğlu ve Muhammed Ali Yıllık’a teşekkür ediyorum.
#AnahtarParti#Kocaeli#RotamızMillet
📍Kocaeli - Basın Toplantısı
Basınımızla birlikte gündemi değerlendirdik. Değerli Basın Mensuplarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz.
#anahtarparti̇#anahtarpartikocaeli#gündem
SEKA Mehmet Ali Kâğıtçı Müzesi’ndeyiz.
1934’te temeli atılan SEKA, yalnızca kâğıt değil; Cumhuriyet’in üretme iradesini ve millî sanayi hafızasını da var etti.
Geçmiş, geleceğin mürekkebidir.
#SEKA#Kocaeli#MillîSanayi
📚 16.Kocaeli Kitap Fuarı’ndayız.
M. Hakan Tanrıöver öncülüğünde; İl Başkanımız Halil Keskinoğlu ve Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanımız Muhammed Ali Yıllık ile yazarlarımızın ve yayıncılarımızın yanındayız.
Gelecek, kalemle aydınlanır.
#KocaeliKitapFuarı
Kocaeli’nde sözün ve kalemin izindeyiz.
Gazetecilerimizi bu kez biz dinledik. Genç şairimiz Yiğit Yılmazer’in kitabını, genç yazarımız Murat Danışman’ın eserini inceledik; Murat kardeşimize rozetimizi taktık.
Çünkü gelecek, gençlerin sözüyle birikir.
#Kocaeli#Edebiyat
Borsaya nasıl girildi?
Hisseler nasıl bu kadar değerlendi?
Kimler bundan kazanç sağladı?
Siyasi nüfuz kullanıldı mı?
Bu soruların tamamı ortaya çıkarılmalı.
Vatandaş fonuna kadar soyulmuşsa, sonuna kadar gideceksiniz…
Yapay zeka fon krizini önceden görebilir miydi?
Fonlarla ilgili haberleri okurken aklım hep aynı yere gidiyor: Hepimiz birikimimizi nasıl koruyacağımızı düşünüyoruz. Peki, kime güveneceğiz?
Yıllarca çalışıp kenara koyduğumuz paradan söz ediyoruz. Ev almak için, çocuğumuzu okutmak için, emekliliğimizde biraz rahat etmek için biriktirdiğimiz paradan. Böyle bakınca, yaşananları yalnızca piyasa hareketleriyle açıklamak insanın içine sinmiyor.
Üstelik bazı sinyaller önceden alınmıştı. Mehmet Şimşek, Kasım 2025’te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığının farkında olduklarını söylemişti. Bugün dönüp sormamız gereken şu: O günden bu yana hangi tedbirler alındı, bunlar neden yeterli olmadı?
Teknolojiyle ilgilenen biri olarak meselenin bir de bu tarafını düşünüyorum. Yapay zeka, bu tür riskleri daha erken fark etmemize yardımcı olabilir miydi?
Doğru verilere erişen, iyi kurulmuş bir sistemin bunu yapması mümkün. Bir hissenin olağandışı yükselişini, aynı fonların belli hisselerde birikmesini, şirketin mali durumuyla fiyatı arasındaki açıklanması güç farkları inceleme için işaretleyebilir.
Elbette her yükselişin altında bir çapanoğlu yoktur. İnsan sıçrar, bu normaldir. Ama havada asılı kalıyorsa, onu tutan bir ip var mı diye bakarsınız. Piyasada da açıklanması güç yükselişler karşısında denetimden beklenen budur: Peşinen hüküm vermeden, o hareketin neye dayandığını araştırmak.
İngiltere’de finansal denetim kurumu FCA da piyasa suistimallerini tespit etmek için yapay zeka ve makine öğrenmesinden nasıl yararlanılabileceği üzerine çalışıyor. Bizim de bu imkanları ciddiyetle değerlendirmemiz gerekiyor.
Yalnız burada teknolojiye fazla anlam yüklememek lazım. Bir sistemin uyarı vermesi, o uyarının gereğinin yapılacağı anlamına gelmiyor. Rapor bir masaya gelecek, biri onu okuyacak, araştıracak ve gerektiğinde inisiyatif alacak. Asıl mesele de orada başlayacak.
O görevdeki insan, ekranda gördüğü rakamın başkasının yıllarca verdiği emek olduğunu hissediyor mu? Karşısında kim olursa olsun aynı titizlikle hareket edebiliyor mu? İşini yaparken birilerinin hoşuna gidip gitmeyeceğini düşünmek zorunda kalıyor mu?
Ben teknolojiye inanıyorum. Kamunun bu imkanlardan yararlanmasını da istiyorum. Bunun için işini bilen, vicdan sahibi insanların görev aldığı; denetçinin görevini çekinmeden yapabildiği, karar verenin de hesabını verdiği kurumlara ihtiyacımız var.
Vatandaşın beklediği çok anlaşılır: Birikimini güvenle değerlendirebilmek ve bir yanlış olduğunda devletin kendisini koruyacağını bilmek.
Yapay zekayı da bunun için kullanacaksak kıymetli. Yoksa insanların parası kaybolduktan sonra “Sistem aslında uyarmıştı” demenin kime ne faydası var?
Çankırı’da buluşuyoruz…
Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu, 4 Ekim 2026 Pazar günü Çankırı’da hemşehrilerimizle bir araya geliyor.
Çarşı, pazarda esnafımızın kapısını çalacak; hemşehrilerimizin sesini, şehrimizin beklentilerini dinleyecek ve Türkiye’nin yarınlarını konuşacağız.
Ilgaz Dağı’nın eteklerinde, sonbaharın ayazına “Daha iyisi mümkün” diyen bir inanç ve umut sıcaklığı katacağız.
İl Başkanlığımızın açılışını da gerçekleştireceğimiz programımıza tüm hemşehrilerimizi davet ediyoruz.
Aynı kökten beslenen, aynı ufka yürüyen büyük bir milletiz…
3 Ekim 2009’da imzalanan Nahçıvan Anlaşması, Türk devletleri arasındaki iş birliğinin kurumsal bir zemine kavuşmasında tarihi bir adım oldu.
Bugün Türk Devletleri İşbirliği Günü vesilesiyle bir kez daha görüyoruz ki; ortak tarihimiz, dilimiz, kültürümüz ve gönül bağlarımız, bizi birbirimize bağlayan en güçlü mirasımızdır.
Türk dünyasının birlik ve beraberliğini güçlendirmek, ortak geleceğimizi birlikte inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Türk Devletleri İşbirliği Günü kutlu olsun.
Başörtüsü sorununu çözdük, başörtülü olan insanlarımızın itilip kakılmasına mukavele ettik.
Gururumuz olacak işler yapınca da diyoruz ki Allah'a hamdolsun.
Gururumuz olunca övüyoruz da, utancımız olunca söyleyince neden bozuluyorlar. Bundan rahatsızlık duymayacak mıyız?
Ben başörtüsü mücadelesi yaparken AK Parti daha kurulmamıştı.
Bu kavgaların ne zorlukların içerisinde verildiğini bilirim ben ama başörtüsü, hiçbir kabahatin örtüsü haline gelmemelidir.
🔴"BU MEMLEKET YÖNETİLEMİYOR"
🗣️"Memleket yönetilemiyor efendim. Bu kesin... bu memlekette ekonomik kriz yoktur, bu memlekette siyasi kriz vardır."
MİLLET ARTIK YAZAR KASA ATMIYOR CANINI ATIYOR
▫️ Seçim sandıklarını atanamayan öğretmenler ve gazilerimiz koruyacak. Açlık sınırında yaşamaya mahkum edilen emekliler müşahit olacak
@KucukkayaIsmail | @yavuzagiraliog |
#selamolsun |
2002’de millet ekonomik krizden bunaldı, yazar kasa fırlattı ve sandıkta sözünü söyledi.
25 yıl sonra ne değişti?
Geçinemeyen, umudunu kaybeden insanlar var.
Sandık geldiğinde millet yine son sözünü söyleyecek.
Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın: “Meclis sorunları çözmesi gereken bir yerken, sorunların kaynağı haline geldi.”
Nevra Öner (@nevraoner) ve Mahir Baş (@MahirBas_ ) ile Gündeme Doğru
Türkiye’de adalet lehine konuşan bir siyasetin yeniden kıymet kazanması gerekiyor.
Çünkü sorunlarımızı bile doğru konuşamıyorsak çözüm üretme imkânımızı da kaybederiz…
Demokrasi nasıl güçlenir, hukukla bir ülke nasıl ayağa kalkar, adaletle memleket nasıl zenginleşir, çocuklarımızın hayalleri bu topraklara nasıl bağlanır?
Hepsini tek tek göstereceğiz.
Anahtar Parti; adalet, hukuk, üretim, bolluk, bereket ve özgürlük için söz verip de yapamadıklarınızı yapmaya geliyor.