Değerli meslektaşlarım,
Bugün sizlerle bir aday listesinden fazlasını; ortak aklın, dayanışmanın ve birlikte mücadele etme iradesinin temsilcilerini paylaşıyoruz.
Demokratik Sol Avukatlar Grubu olarak gücümüzü yarım asırlık
geçmişimizden, cesaretimizi birbirimizden, umudumuzu ise değiştirme kararlılığımızdan alıyoruz.
Bu listede mesleğin farklı alanlarından, farklı kuşaklardan gelen; aynı adalet duygusunda, aynı sorumlulukta buluşan yol arkadaşlarımız var.
Birbirinin sözünü duyan, emeğine kıymet veren, bilgisini ve deneyimini ortaklaştıran kocaman bir biz var.
Avukatın yalnızlaşmadığı, emeğinin değersizleştirilmediği, meslektaşının sesinin baroda karşılık bulduğu; Cumhuriyetin, laikliğin, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının tereddütsüz savunulduğu bir Ankara Barosu için yan yanayız.
Çünkü biliyoruz, bir baroyu güçlü kılan makamlar değil, birbirine güvenen insanlar ve birlikte mücadele etme iradesidir.
Geçmişimizin birikimi, bugünün sorumluluğu ve geleceğe duyduğumuz inançla şimdi sözümüzü de emeğimizi de çoğaltma zamanı.
Ankara Barosu 69.Olağan Genel Kurulu'na hazırız.
Yolumuz açık, sözümüz ortak, rengimiz mavi!
Saygılarımızla,
Av. Elçin Özge ŞİMŞEK ÇAĞLAYAN
Demokratik Sol Avukatlar Grubu Başkan Adayı
“Ben de avukatları çağırıyorum!”
Bu hafta cezaevinde ziyaret ettiğim Mehmet’in cüppesi 14 aydır askıda. Onun şahsında, mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılan bütün meslektaşlarımızın cüppeleri de bizim omuzlarımızdadır.
Tutuklama, savunmayı susturmanın ve avukatı mesleğini yaptığı için cezalandırmanın aracına dönüştürülemez.
Mehmet’in çağrısını büyütmek zorundayız.
Türkiye’nin bütün barolarını; tutsak meslektaşlarımız için yan yana gelmeye, ortak söz söylemeye ve savunmanın özgürlüğü için birlikte harekete geçmeye çağırıyorum.
Çünkü bir avukat yalnızca kendi müvekkilinin değil, savunma hakkının taşıyıcısıdır.
Birimizin cüppesi askıdaysa, hiçbirimizin cüppesi tamam değildir.
Sevgili meslektaşımız Mehmet, 14 aydır bir hücrede. Cübbesini omuzlarına alamamasının nedeni ise mesleki faaliyeti..
Bir avukat cübbesi, ancak savunma görevini özgürce yerine getiren bir avukatın omuzlarında anlamını bulur.
Yeni adli yıl yaklaşırken, Mehmet ve onun gibi tutsak edilen tüm meslektaşlarımız için dayanışmayı büyütmek zorundayız.
Bugün cezaevinde, 14 aydır tutuklu bulunan meslektaşımız Av.Mehmet Pehlivan’ı ve koşullu salıverilme şartları oluşmasına rağmen tahliye edilmeyen meslektaşımız Av. Selçuk Kozağaçlı’yı ziyaret ettik.
İki farklı hukuki statü, aynı temel mesele: Mesleki faaliyetleri nedeniyle iki avukat özgürlüklerinden yoksun.
Mehmet Pehlivan’ın 14 aydır süren tutukluluğu, artık bir koruma tedbirinin sınırları içinde açıklanamaz. Tutuklamanın, hüküm kurulmadan cezalandırmanın ve yargılama sürerken fiilen sonuç üretmenin aracına dönüştürüldüğü bir pratikle karşı karşıyayız. Bir avukatın mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek 14 ay boyunca özgürlüğünden yoksun bırakılması, yalnızca Mehmet’in kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ihlal etmiyor, savunma makamının bütününe yönelen ciddi bir gözdağı niteliği taşıyor.
Avukatı üstlendiği dosyayla, müvekkiliyle ya da yürüttüğü mesleki faaliyetle özdeşleştiren bir yargı pratiği, gerçekte savunmaya hangi sınırlar içinde hareket edebileceğini söylüyor. Bu sınırın ceza tehdidiyle çizildiği yerde avukatın bağımsızlığından, dolayısıyla adil yargılanma hakkının gerçek anlamda güvence altında olduğundan söz edilemez.
Mehmet Pehlivan’ın tutukluluğu da Selçuk Kozağaçlı’nın koşullu salıverilme şartları oluşmasına rağmen cezaevinde tutulması da münferit birer hukuki sorun değildir. Savunmanın ne kadar bağımsız, avukatın ne kadar güvencede olacağına ilişkin aynı tercihin farklı görünümleridir.
Bu tercihe itiraz etmek, savunmanın bağımsızlığına sahip çıkmaktır.
Demokratik bir seçimin, dayanışmanın ve umudun şölenine dönüşen bu güzel sürecin sonucunu, birbirimize sarılarak ve ortak değerlerimize sahip çıkarak karşılayan tüm başkan adaylarımıza, listelerde emek veren dostlarıma, yol arkadaşlarıma ve sürece katkı sunan her bir meslektaşıma yürekten teşekkür ediyorum.
Şimdi ortak hayalleri büyütme, rekabeti değil dayanışmayı güçlendirme zamanı. Ankara Barosu’nun geleceğini büyük bir aile ile yan yana kurmaya hazırlanıyoruz..
Bugün kazanan demokrasi kültürü, ortak akla olan inanç ve birlikte mücadele etme iradesidir. Kazanan DSA’dır.
Bugün seçim öncesi son toplantımızı gerçekleştirdik.
Erimtan’da başlayan hikayemiz, günler geçtikçe büyüdü; bir ekibi aşarak kocaman bir aileye dönüştü. Her adımda yanyana yürüdük, birlikte düşündük, birlikte ürettik, birlikte umut ettik.
Bu yolculuk bize bir kez daha gösterdi ki süreci güçlü kılan, ortak bir geleceğe inanan insanların yanyana durabilmesidir.
İyi ki yanyana geldik.
İyi ki bu hikayeyi birlikte yazdık.
Biz hazırız!
Şimdi söz, 10 Haziran’da Ankara Barosu’nun geleceğini birlikte kurmak isteyen meslektaşlarımızda..
Saygılarımızla
Av.Elçin Özge ŞİMŞEK ÇAĞLAYAN
Değerli meslektaşlarım,
Savunmanın, hukukun üstünlüğünün ve demokratik değerlerin ağır sınamalardan geçtiği bir dönemde, Ankara Barosu’nun yalnızca meslektaşlarının haklarını koruyan değil, aynı zamanda hukuksuzluklara karşı güçlü bir ses yükselten bir kurum olma sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu sorumluluğun bilinciyle, Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun 10 Haziran tarihinde gerçekleştireceği ön seçimde Ankara Barosu Başkanlığına aday adayı olduğumu siz değerli meslektaşlarımla paylaşmaktan onur duyuyorum.
Avukatlık mesleğinin karşı karşıya olduğu ekonomik, sosyal ve mesleki sorunların çözümü için mücadele ederken; genç avukatların geleceğe güvenle bakabildiği, kadın meslektaşlarımızın eşit ve özgür çalışma koşullarına sahip olduğu, meslektaş dayanışmasının güçlendiği bir baro anlayışını birlikte inşa edeceğimize inanıyorum.
Ankara Barosu’nun köklü birikiminden, Demokratik Sol Avukatlar Grubu’nun yarım asrı aşan mücadele geleneğinden ve meslektaşlarımızın ortak iradesinden aldığım güçle; katılımcı, şeffaf, demokratik ve mücadeleci bir yönetim anlayışını hayata geçirmek için bu göreve talibim.
Barolar, yalnızca mesleki sorunlarla ilgilenen kurumlar değildir. Barolar; hukukun üstünlüğünün, insan haklarının, laik ve demokratik hukuk devletinin en önemli güvencelerinden biridir. Bu nedenle Ankara Barosu’nun, her koşulda savunmanın bağımsızlığını ve toplumsal adaleti kararlılıkla savunan öncü konumunu daha da güçlendirmek zorundayız.
Bu adaylık; kişisel bir hedefin değil, birlikte üretmenin, birlikte mücadele etmenin ve Ankara Barosu’nu birlikte yönetme iradesinin ifadesidir.
Mesleğimize, baromuza ve ülkemizin hukuk mücadelesine olan inancımla; 10 Haziran’da gerçekleştirilecek ön seçimde destek ve dayanışmanızı bekliyor, tüm meslektaşlarımı ortak aklı ve mücadeleyi büyütmeye davet ediyorum.
Saygılarımla,
Av. Elçin Özge Şimşek Çağlayan
Demokratik Sol Avukatlar Grubu
Ankara Barosu Başkan Aday Adayı
Ankara Barosu Başkan Yardımcısı olarak tüm meslektaşlarımıza çağrıda bulunuyorum:
Bugün ülkenin kurucu partisinin kapısı kırılarak iktidar eliyle halkın iradesi gasp edilmiştir. Ülkede hiçbir zaman bu kadar ağır demokrasi krizi yaşanmamıştır. Bu kriz yalnız bir siyasi partinin iç ilişkisi olarak değerlendirilemeyecek kadar vahim bir sürece işaret etmektedir.
Bu nedenle; demokrasinin ve hukukun üstünlüğünü savunan tüm meslektaşları meclis parkında dayanışmaya bekliyoruz.
Aylardır süre gelen sistematik ve sindirme amaçlı tutuklamalarla ve somut hiçbir delil ortaya konulmaksızın yürütülen yargılamalarla demokratik iradeye kastedilmektedir.
Bugün ise bir kere daha demokratik düzene karşı darbenin, siyasallaşan yargı eliyle gerçekleştirildiğine tanıklık ediyoruz.
Verilen “mutlak butlan” kararı, yalnızca bir siyasi partinin kurultayına ilişkin hukuki bir değerlendirme olarak yorumlanamaz. Demokratik meşruiyetin kaynağı olan seçmen iradesinin, milyonlarca yurttaşın siyasal tercihiyle şekillenen bir sürecin, yargısal müdahaleyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılması; hukuk devleti ilkesini aşan, doğrudan siyasal alanı dizayn etmeye yönelen ağır bir tablo yaratmaktadır.
Oysa yargının görevi, demokratik siyasetin yerine geçmek değil; hukuk güvenliğini, anayasal düzeni ve halkın iradesini korumaktır. Sandıkta ortaya çıkan iradenin mahkeme kararlarıyla bertaraf edilmesi ise toplum vicdanında “hukuki denetim” değil, yargı üzerinden siyasi müdahale olarak karşılık bulmaktadır.
Yarım asır öncesine ait darbe dönemlerinde dahi tahayyül edilemeyen bir tutumla demokrasinin temel taşı olan siyasi partilerin işleyişine ağır bir darbe vurulmasını kabul etmiyoruz.
Değerli meslektaşlarım;
Uzun soluklu bir emeğin, ortak aklın ve birlikte yürütülen samimi bir mücadelenin ardından, baro başkanlık aday adaylığımızı ve yol arkadaşlarımızla birlikte oluşturduğumuz listemizi siz değerli meslektaşlarımızın takdirine sunuyoruz.
Bu listede yer alan her bir meslektaşımız; yarım asrı aşan Demokratik Sol Avukatlar geleneğinin birikimini, meslek onurunu, savunmanın bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğüne olan inancı temsil etmektedir.
Elbette bu liste yalnızca görünen yüzdür. Asıl gücümüz; sürecin en başından itibaren yan yana yürüdüğümüz, fikirleriyle, eleştirileriyle, desteğiyle bu mücadeleyi büyüten ve bundan sonra da Baromuzun geleceğinde söz sahibi olacak binlerce meslektaşımızdır. Birlikte kurduğumuz bu dayanışma; şeffaflıkla ve ortak yönetim anlayışıyla sürdürülebilirliğin en büyük güvencesidir.
Ankara Barosu’nun yalnızca bugününü değil, yarınını da birlikte inşa etme sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Meslektaşlarımızın haklarını koruyan, genç avukatların yanında duran, savunmayı hiçbir baskı karşısında yalnız bırakmayan ve Baromuzu yeniden güçlü bir ortak iradenin merkezi haline getiren bir yönetim anlayışı için yola çıkıyoruz.
Bu yolculukta desteğinizin ve birlikte üretme iradenizin en kıymetli güç olduğuna inanıyor; hep birlikte daha güçlü, daha bağımsız ve daha onurlu bir meslek geleceğini kuracağımıza yürekten inanıyoruz.
Saygılarımla.
Av.Elçin Özge ŞİMŞEK ÇAĞLAYAN
Her geçen gün artan şiddet olayları ve hukuka aykırı müdahalelerin ulaştığı noktaya kaygıyla tanıklık ediyoruz.
Anayasal hak ve hukukun herkes için olduğu, bir gün herkesin ihtiyaç duyabileceğinin unutulmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Hukukun üstünlüğünün korunması, demokratik toplum düzeninin asli şartıdır.
Madencilerin haklı mücadelelerinin yanındayız.
@avkemalbinici
Babalar günü demişken üç beş kelam da "farklı" çocuklara sahip babalar için edeyim. İçlerinden birisiyim.
Ülkemizde baba demek, çocuğunun yiyeceği "tokat"ı yiyen, onun için mücadele eden, sistematik ama bilinçsizce dışlanan özel çocuklarının arkasından sosyal yaşama iten,
8 KASIM 2023
YARGITAY,
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASASINI
TASFİYE ETTİ !
BUGÜNÜ UNUTMA!
“Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” (Anayasa madde153).
Anayasa’nın 153. maddesinin gereğini yerine getirmeyerek görevi kötüye kullanma suçu işleyen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Başkan ve Üyeleri hakkında Baromuz tarafından suç duyurusunda bulunulacaktır.
@SarlIlayda @AKUT_Dernegi @buyuksehirkm Aynı adreste, 15 saattir dayımdan haber alamıyoruz. Bahçelievler Mah. Trabzon Bulvarı Hasel Apt. B Blok No:112 K:5 D:10 Dulkadiroğlu / K.Maraş
Ali Yaz’dan enkaz altında, lütfen yardım edin.