İnternet çağında bunu çok matah bisiymis gibi anlatmamak lazım bence. Sanki anlatimasa insanlar ogrenemeyecekmis muamelesi çekmek bana ironik gelio. Apartmanın luzmu yok 10 sene öncede yasamio kimse sonucta
Hoca güzel damar tutturdu. YouTube’da şu konuları şu anda evinde ücret ödemeden izleyebiliyorsun. 10 sene önce en iyi ihtimalle 7 sülalen bir araya gelse ücretini anca karşılayacağı okulda burslu okuman gerekiyordu. Amme hizmeti deriz.
Türkiye enteresan bir ülke.
Kime sorsan Meiji Restorasyonu'na niş bir konu der. TV'de bir programa davet ettiklerinde konu diye bunu versen gülerler, hocam kim izleyecek diye.
Ama işte bir günde 275 bin kişi izleyebiliyor.
Afd gelince bu hanfendinin fonlarının gidecek olması fena zortingen ahshhahahaha hayır ment girme alıntı yapmayı da kapatmis zaten bu ben yorum yapiodum
Committed monogamy is ultimately the best way to navigate and maintain love in our current society. Every attempt to subvert it by millennials onwards has failed. Neither hookups nor polyamory can replicate the benefits of monogamy for more than a few months.
Genç yaşta evlenenlere millet nie laf edio
Çok çocuk yapana millet nie laf edio
Bu ikisinin de sebebinin medya olduğunu dusunuom 👍👍👍 beyni yıkanmış bı dünya 👍👍👍 bu akıl kimin akli
Japonlar ABD ile savaşmasa muhtemelen bugün Çin yerine ABD'den sonraki süper güç olurdu.
Çin ile de büyük savaşlar verir ve Çin bugün ki nüfusa hiç ulaşamazdı.
🔴#SONDAKİKA | İzmir Çeşme Belediyesi'nde basın danışmanı olarak görev yapan SEHER DENİZ hakkında soruşturma başlatıldı.
İlgili şahıs İzmir'deki kaçak yapıların ve sahilleri kapatan işletmelerin reklamını yapıyordu.
Çeşme Belediyesinde ise 7 yıldır görev yapıyormuş. Çeşme belediyesi şahsın belediyede basından sorumlu olduğunu ancak basın danışmanı olmadığını belirtti
Bölgedeki diğer kaçak yapılarla ilgili de ek bilgilere ulaştım. Onları da paylaşacağım.
Amerika’nın en büyük bankalarından bir tanesinin başkan yardımcısını Times meydanında binlerce insanın ortasında bıçaklayarak öldürmüşler.
24 saat geçmeden unutulup gider bu olay.
Aman ki bizim ülkede birisine bir şey olsun. 40 gün 40 gece yaygaranın ilahı kopar.
Vay efendim bir ülkede insanların nasıl öldüğüne bakacaksınlar, muhalif milletvekillerinin yaygaraları, paralı trollerin yerme kampanyaları, çakma aydınların kürsüden sitemleri falan…
Sonra enflasyon niye düşmüyor, Dolar niye düşmüyor, turist neden gelmiyor, niye bize vize işkencesi çektiriyorlar diye oturup mal mal düşünürler.
Bu ülkenin en büyük düşmanı ne PKK ne Yunanistan ne de İsrail. Bü ülkenin en büyük düşmanı kendi vatandaşları…
İspanya ve Türkiye'nin sahil bölgelerinde çektiğim görüntülere bakın:
• 1. görüntü Türkiye - İzmir 🇹🇷
• 2. görüntü İspanya - Mallorca 🇪🇸
İspanyol hükümeti ve belediyeleri, hiçbir sahil alanının işgaline İZİN VERMEMİŞ. VATANDAŞIN HAKKINI KORUMUŞ.
Türkiye'de ise milyonlarca insan dar halk plajlarına sıkıştırılmış.
İki görüntüyü de ben çektim. Herkesin gözü önünde bu milletin hakkına giriliyor.
🇪🇸 İspanya'da dünyanın en güzel sahillerine 0 TL vererek giriyorsunuz.
🇹🇷Türkiye'de ise kapatılan sahillerde ya otel müşterisi olmak zorundasınız ya da oralara çökenlere en az 3 bin TL ödemek zorundasınız.
Türkiye'de vatandaşlar ağır vergiler öderken sahil hakkı bir grup şahsın eline verilmiş.
Ne bakanlık ne de belediyeler adım atıyor. Hiçbir partiden kişi bununla ilgili adım atmıyor.
Bu hak sizin hakkınız bunu normalleştirmeyin en azından hangi partiye oy verdiyseniz onun yetkililerine hesap sorun. Bu iş böyle giderse hiçbir noktadan denize giremeyeceksiniz.
Bu belediyeler siyasiler birbirini yemekten başka işe yaramıyorlar. Bunlara hesap sorması gereken sizlersiniz. O deniz ve sahiller hepinizin.
@izmirbld@csbgovtr@cesmebld@Akparti@herkesicinCHP@yenipartiyiz
@gurman_timurhan Biraz da Avrupa'nın saldırganlığından ve korku pompasindan bahsetsek olmaz mı? Rus ayısı korkusuyla silahlanma, teşkilatlanma, Rus sistem ve coğrafyasına saldırma var ama karşı tepki geldiğinde Rus saldırganlığı. Bunun iki taraflı bı savaş olduğunun farkında olmak gerek
Economist, Acemoğlu'nun Nobel'ini, kurumlar teorisini yıllarca baş tacı etti. Nobel'i aldıran makalesi derginin yıllardır en çok alıntıladığı akademik çalışmalardan biri.
Acemoğlu'nun kapsayıcı kurumlar zenginleştirir tezi, serbest piyasa liberalizminin adeta omurgası oldu...
Adam aynı adam, teori aynı teori. Değişen ne?
Acemoğlu aynı kurumsal analizi yeni kitabında teknolojiye ve sermayeye uygulamaya başladı: Power and Progress'te teknolojinin yönünün nötr olmadığını, kimin elinde toplandığına göre kapsayıcı ya da sömürücü olabileceğini yazdı. YZ için "otomasyona değil, insanı tamamlamaya yönlendirilmeli" dedi... Verimlilik vaatlerinin şişirildiğini hesapladı. Yani teorisini kendi içinde gayet tutarlı bir biçimde sonuna kadar götürdü.
Özetle kurumlar iktidarı dizginlemeli diyorsak, bu çağın en büyük iktidarı haline gelen YZ sermayesini de dizginlemeliyiz dedi...
Ve tam bu noktada Economist'in radarına girdi :)
Acemoğlu teorisini, 3. dünya ülkelerine uygulayıp kurumlar, demokrasi vs. dediğinde keyiflenen Economist, aynı teoriyi Silikon Vadisi'ne uyguladığında ezip geçmeye çalışmaktan çekinmedi bile.
Manidar @DAcemogluMIT